Önce üretim sonra yükseliş en kötüsü geride kaldı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
COVİD-19 ile mücadele kapsamında alınan tedbirlerin mart ayının ikinci haftasından itibaren ekonomik görünüme yansımalarının olumsuz çıkması süreci nisanda zirve yaptı. Sanayi üretimi ve ihracat gibi ekonomik aktivitelerde görünen bozulmayı önlemek için kabinenin devreye aldığı 19 paket, kritik sektörleri rahatlatırken; uzmanlar mayısla birlikte başlayan normalleşme sürecinin yükselişin de habercisi olacağını belirtiyorlar.
Buğra Kardan
Dünyayı kasıp kavuran pandemi, Türkiye ekonomisinin ana damarlarını da etkiledi. Virüs korkusunun doruğa çıktığı mart ile nisan aylarında iç ve dış talep önemli ölçüde daraldı. Haliyle üretim ve ihracat rakamları dibe vurdu.
Firmalar hayata dönüyor
Dev şirketlerin üretime ara vermelerinin, KOBİ’lerin faaliyetlerini durdurmalarının ardından alarma geçen hükümet tarafından ilan edilen 19 paketle pek çok firma hayata bağlandı. İrili ufaklı firmaların likidite temin etmelerinin, vergi ve kredi ödemelerini ertelemelerinin, yeni teşviklerden yararlanmalarının önünü açan paketler ekonomiye güç kattı.
İstihdama dev katkı
Mart ayında devreye alınan tedbirler, önemli projeler ile yatırımlara yenilerinin eklenmesine imkân tanıdı. Gıda, kimya ve medikal sektörlerinin atağa kalkmasını mümkün kıldı. Bu sektörlerin imalata, ihracata ve istihdama katkıları arttı. Covid-19’un ekonomide açtığı tahribat ise büyük ölçüde onarıldı. Yatırım stratejistleri, hükümetin açıkladığı paketlerin ekonomik aktiviteyi arttırdığını dile getiriyorlar. Nisan yavaşlayan çarkların süratlendiğine işaret eden aynı stratejistler, “Mayıs ayında üretimde, ihracatta ibre yukarı yönlü olacak. Hayatın normale dönmesiyle de yeni rekorlar gelecek, başarılar elde edilecek” öngörülerini paylaşıyorlar.
Büyüme patikasına girilecek
Ekonomist Halil Bürümcekçi, Yeni Akit’e yaptığı açıklamada Covid-19 tehdidinin atlatılmasını takiben ekonomide ivmeleneceğine dikkat çekti. En kötünün geride kaldığını vurgulayan Bürümcekçi, “Tabii ikinci çeyrekte küçülme görülebilir. 2009 bunalımında olduğu gibi bir travmayla karşı karşıya kalınabilir. Ama kuvvetle muhtemel ikinci çeyreğin ardından büyüme patikasına girilir” dedi. Yaz aylarında üretim ve ihracat verilerinin iyi geleceği tahmininde bulunan Bürümcekçi, “Bu durumda büyüme rakamları da kademeli olarak toparlanacaktır” ifadesini kullandı.
Gerekli adımlar atılıyor
l İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin ise Türkiye’nin Covid-19’a karşı başarılı bir mücadele yürüttüğünü belirterek, “Sıra ekonomiyi kademe kademe açmaya geldi. Bu anlamda da gerekli adımlar atılıyor, atılacak” yorumunu yaptı.
Ekonominin temmuz başında büyüme eğilimine geçeceğini anlatan Alkin, şunları kaydetti: “Üçüncü çeyrekte yüzde 0’a yakın bir büyümeye tanık olabiliriz. Bu yüzde 0.1 ya da yüzde 0.2 olabilir. Ama bu, moral verecek ve ilerisi için umutları arttıracak bir orandır. 2020 büyümesi de yüzde 0.3-1.8 bandında olabilir. Kuşkusuz, büyüme oranını hem Covid-19’a karşı elde edilecek başarı hem de dünya ticaretinin durumu, yönü belirleyecektir. Umuyorum biz, ülke olarak pandemiyi yeneceğiz ve yeni dönemde üretim ile ticaret hub’ı olacağız. Ama biz toplum olarak şu aşamada pandemiyle mücadeleye odaklanmalıyız. Rehavete kapıldığımız, aceleci davrandığımız takdirde Covid-19’un ikinci dalgasıyla karşı karşıya kalabileceğimizi de unutmamalıyız.”