Önce devlete posta koydular sonra devlete sığındılar
Terör bildirisine destek veren 1128 akademisyenden bazıları “katliam” yapmakla suçladığı polisten kendilerini koruması talebinde bulundu. Kendilerini Çağlayan Adliyesi’nde savcılığa şikâyet eden 15 akademisyen, tehdit aldıkları iddiasıyla savcılıktan koruma talebinde bulundular. Terör destekçisi akademisyenlerin bu tavrı dikkat çekerken, psikologlardan sözde akademisyenlerin ruh sağlıklarının bozuk olduğu açıklaması geldi.
MEHMET ÖZMEN / ANKARA - 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi' üyesi 15 akademisyenin de aralarında bulunduğu bir grup, önceki gün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na giderek koruma talep etti. Asker ve polisin Güneydoğu’da katliam yaptığı yönünde bildiri yayınlayan akademisyenlerin verdiği dilekçede, “Can güvenliğimiz tehlikede olduğundan devletin pozitif yükümlülükleri gereği sayın savcılıkça tarafıma koruma tahsis edilmesini talep ederim” ifadeleri yer aldı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan psikologlar akademisyenlerin bu tavrının manidar olduğu belirttiler.
“YOLLARINI KAYBETMİŞLER”
Devleti katliam yapmakla suçlayan sözde akademisyenlerin çocukluk yıllarına inerek bir değerlendirmede bulunan Psikolog Fatih Reşit Civelekoğlu, “Bunlar objektifliklerini kaybetmiş insanlar ve ulaştıkları yargılar da, akıllarını mantık süzgecinden geçirerek vardıkları yargılar değil. Tamamıyla çocukluklarından bugüne yaşadıkları öznel deneyimlerden hareketle oluşturdukları yargılardır. Çocukluklarının geçtiği köylerde oluşturduğu haritayla dünyada yolunu bulmaya çalışıyorlar fakat yollarını kaybetmiş vaziyetteler” ifadelerini kullandı.
“BU ZİHNİYETİN TEDAVİSİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik kendi içlerinde biriken bir öfkenin olduğunu ve bu öfkenin ise teröre destek veren bir imzaya dönüştüğüne işaret eden Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Psikolog Yrd. Doç. Dr. Ömer Akgül de şu açıklamayı yaptı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmak için önlerine bir fırsat geldiğinde her şeye imza atabilecek kapasitedeler. Teröre destek veren bildiri hükümeti yıpratmak ve Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmaya yönelik bir araç olarak kullanıldığını düşünüyorum. PKK’ya destek veren ‘Tayyip Erdoğan gitsin de biz ölelim, yok olalım, ülke olarak parçalanalım’ demek istediler. Bu yaklaşımın, bu zihniyetin tedavisi mümkün değildir.”
Psikolojik Danışman Veysel Kömürcü, “Bireysel olarak sağlıklı bir ruh haliyle bu tarz bildirinin hazırlanması mümkün değildir. AK Parti ve Erdoğan ile her ne olursa olsun mücadele etmesi gerektiğini düşünen, mantık aramayan, sağlıklı bir düşünce temelinde olmasını umursamayan bir grup, bildiriye imzaya atmıştır. Sağlıklı bir insan, devletin terörle mücadelesi sırasındaki sivillere yönelik hassasiyetini görür” şeklinde konuştu.
Kaynak: Yeni Akit Gazetesi
