Öldürülen milletvekilinin eşi: Terörün Müslüman işi olmadığını anladık
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
2016’da Neo-Nazi teröristi tarafından katledilen İngiltere İşçi Partisi milletvekili Jo Cox’un eşi Brendan Cox, 11 Eylül’den sonra terörün Müslümanlara has bir şey olduğu yönünde düşüncelerinin olduğunu, ilerleyen zamanda terörün İslam’la alakası olmadığını anladıklarını belirtti.
yeniakit.com.tr 3 yıl evvel bir “Neo-Nazi teröristi” tarafından öldürülen İngiltere İşçi Partisi milletvekili Jo Cox’un eşi Brendan Cox, Yeni Zelanda saldırısıyla alakalı The Sun gazetesine yazı yazdı.
“11 Eylül sonrası terörist dediğin Müslüman olur diye gördük.. Öyle olmadığını sonunda anladık”
Cox, “11 Eylül sonrası terörizmi ‘Müslüman işi’ olarak gördük, 7 Temmuz Londra saldırıları da bunu takviye etti” ifadelerini kullanıp, teröristleri belli bir inanç ve ten rengi sahibi kimseler olarak görmeye alıştıklarını belirtti.
Fakat, Yeni Zelanda’daki saldırı Cox’a göre “nihayet terörizmin bir akide, ırk veya herhangi bir ideolojisi olmadığını” kendilerine gösterdi. Zira bu saldırıları birbirine bağlayan şey nefretti.
Cox bundan sonra, eşinin ölümü akabinde zamanını bu tip insanları bu hale çekenin ne olduğunu anlamaya verdiğini ifade edip, farklı türde aşırı kimselerin ne kadar çok ortak yanları olduğunu bulmanın hayretefza olduğunu kaydetti.
Hepsinin, kendi gruplarının diğerlerinden üstün olduğu inancıyla başladığını, sonra diğerlerinden nefret etmek için nedenler bulup akabinde insanlıktan çıkardıklarını belirtti. Nihayetinde ise gruptan birisi ahbabı radikallerin saygısını kazanmak ve daha geniş şöhret elde etmek için diğer grup üyelerini öldürmeye gider.
Terörizme karşı mücadelede ne yapılması gerektiğine dair düşünceler
Cox ayrıca, teröre karşı hayatta kalanların yardım etmek isteyen insanlara ilk tavsiyesinin teröristin şöhretini reddetmek olduğunu tebarüz ettirdi: “İsimlerini veya videolarını paylaşmayın, saldırganı unutmaya çalışırken kurbanları hatırlayın.”
İkinci olarak ise, sosyal medya ve anaakım haberlerin teröristler ve onlara ilham olanlara platform sağlamayı kesmesi gerektiğini söyledi. Yazıda üçüncü tavsiyesi ise, “kendi hayatınızda nefret ile mücadele edin” oldu. Bu noktada Cox, hiçbir teröristin evvela ateş etme planıyla değil fakat belli gruplara karşı atıp tutmak ile başladığını dermeyan etti.
Brendan Cox, yazısının sonunda da başlığında olduğu gibi, nefrete karşı mücadele etmenin terörizmi yenmenin yahut en azından bu saldırıları azaltmanın tek yolu olduğunu savundu.
Manchester terör saldırısında kurtulan kadından müslümanlara destek mesajı
22 Mayıs 2017’de Selefi ailede doğup büyüdüğü belirtilen 22 yaşındaki Salman Ramadan Abedi adlı İngiliz Müslüman’ı gencin DAEŞ adına Manchester’de yaptığı ve kendisi haricinde 22 kişinin ölümüne yol açan intihar saldırısından kurtulan Ruth Murrell de açıklamada bulundu.
Kendisini çok öfkeli hissettiğini söyleyen Murrell, bir kez daha aşırı kimselerin masum ve barışçıl insanların hayatlarına tecavüz ettiklerini belirtti. Blackburn’de ikamet eden ve bir şeyler yapmak zorunda olduğunu söyleyen Ruth Murrell, hadise sonrası yerel camilerine çiçek ve üzerinde “bazen kelimeler kifayetsizdir” yazan bir kart ile taziye mesajı gönderdiğini söyledi.
İngiltere’de camilere balyozla saldırdılar
Bir yanda böyle açıklamalar bulunsa da diğer yanda İngiliz gazetesi The Sun’un tabiriyle “hasta şakiler” Birmingham’da en azından iki ibadet merkezini hedef aldılar.
Birmingham Belediye meclis üyesi Majid Mahmood, temizlik operasyonu yapılırken video paylaştı. Mahmood ayrıca, Witton Road İslami Merkezi’ne bir şahsın elinde balyozla saldırıp pencereleri indirdiğini belirtti.