Çocuk oynarken öğrenir! Okul açıldı, dersi var diye onun oynama arzusunu engelleyip, düş kırıklığına uğratmamalısınız.
Okul, bile "oyun"u ders için en önemli araç olarak görür ve uygular. Hele yeni yeni ufuklara açılan eğitim sistemleri, ilköğretimi neredeyse sadece oyun ve el becerileri kazandırmayı hedefliyor. Ezber yok! Birtakım "kurucu ilkeler, önderler"den söz edilerek beyin yıkama yok!
Hatta bu sistemde çocuklar elektronik cihazlardan tamamen uzaklar. Akıllı tahtalar yerine eski kara tahtalar, tebeşirler; tablet bilgisayarlar yerine bolca kâğıt kalem var. Bu okulda çocuklar örgü örüyor, dikiş dikiyor, çamurla oynuyorlar. Öğrenmek için oyun oynuyorlar. Doğayla iç içe vakit geçiriyor, her çocuğun yapması gerektiği gibi koşuyor zıplıyor atlıyorlar. Plastik de yok, elektronik araçlar da!
Çocuklar tahta bloklar, ipek, yün, taşlar, çam kozalakları gibi doğal materyallere yönlendiriliyor. Oyuncakların basit ve doğal olması çocuğun hayal gücünü daha aktif hale getirmekte ve böylece akıl için daha iyi bir zemin hazırlanmış olmaktadır.
Bizim zannettiğimizin aksine tablette oyun oynamak değil işte bunlar geliştiriyor çocuğun zekasını…
GELELİM BİZE..
İlköğretimimiz, siz ne kadar "Milli ve manevi değerlerimize bağlı nesiller" yetiştirme hedefine yönelmek istese de ezbercilikten, tabuculuktan kurtulamıyor. Bu gidişle kurtulası da yok! Çocuk okulda dersler boyu beyin yıkamadan çıktıktan sonra aklı oyunda olarak evine koşuyor.
Sokak arkadaşlarını özlüyor
Siz ise otur dersine çalış önce! deyince, hüsran başlıyor.Böyle olunca çocuklar artık ne yazık ki vaktinin çoğunu bilgisayar, televizyon ya da internet başında geçiriyor. Siz dışarıya çıkıp oynamasını engelleyince bu bağımlılığa yönelimi artıyor.
Arkadaşlarıyla bir arada olmak oyun oynamak çok önemli bir deneyimdir. Çaba gerektirdiği kadar aynı zamanda içten gelen bir uğraştır. Bir çocuğun oyunu, sembolik olarak kendi dünyasını yansıtır.
Oyun çocukların sağlıklı gelişimleri için ayrılmaz bir unsurdur. Çocuklar oyun oynadıkça problem çözme becerileri gelişir, düşünme becerileri ve fiziksel gelişimleri olumlu etkilenir.
Çocuklar oyun sayesinde paylaşmayı, keşfetmeyi öğrenirler.
BAĞIMLILIĞA İTMEYİN
Bilgisayar karşısında yiyip, içtiği söylenen, odalarından çıkmak istemeyen, sosyal ilişkileri bozulan çocuklar her geçen gün daha fazla karşımıza çıkıyor.
Ebeveynlerin aşırı koruyucu tutumları okul başarısı isteği yüzünden özellikle büyük şehirlerde yaşayan çoğu çocuk ev dışarısında –açık havada- oyundan faydalanamıyor.
Journal of Public Health dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre doğada yapılan etkinliklerin iç alanlarda yapılanlara göre hiperaktivite ve dikkat eksikliği belirtilerini daha fazla azalttığı görülmüştür. Çünkü çocuklar açık havada daha fazla hareket ederek enerjilerini harcadıklarında sınıfta dikkat sorunu gösterme riskleri azalmakta, daha iyi konsantre olabilmektedirler.
Oyun duygusal gelişimi etkiliyor
Oyunla birlikte çocuğun çevresi üzerindeki etkinliği ve farkındalığı artar. Ayrıca, çocuğun oyunlarına ebeveynleri de dahil olduğunda çocuk ve ebeveyn arasında güçlü bağlar oluşmasına yardımcı olur. Oyun oynarken ebeveynler ve çocuklar arasında oluşan etkileşim sayesinde çocuklar ebeveynlerinin onlara tüm dikkatlerini verdiğini hissederler, böylece aralarındaki ilişki güçlenir.
SİZ DE ONLARLA BİRLİKTE OYNAYIN
Çocuklarıyla oyun oynayan ebeveynler çocuklarıyla nasıl daha iyi iletişim kurabileceklerini öğrenirler. Sözel becerisi çok gelişmemiş çocuklar düşüncelerini, duygularını, hatta yaşadıkları sıkıntıları bile oyun yoluyla ifade edebilirler; böylelikle ebeveynler çocuklarının bakış açısını daha iyi anlarlar. Çocuklar sosyal kuralları da oyun yoluyla öğrenmektedir. Bir arkadaşıyla ya da ebeveyniyle oyun oynayan çocuk sırayla oynamayı, oyunun kurallarına uymayı ve oyun arkadaşıyla iletişim içerisinde olmayı da öğrenmektedir.
Bırakın doya doya top oynasın. Beden ve zihin gelişimi artar. Arkadaşlık ilişkileri güçlenir. Onu daha iyi oynayabilmesi için iyi beslenmesi gerektiğini, iyi uyuması gerektiğini daha kolay anlatmış da olursunuz.
Bireysel ihtiyaçlar, karakter, düşünce, duygu ve hareket kapasitesi her çocukta farklılık gösterir.