• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Oktay Yüksel: Savunma Sanayi Karın Doyurmaz Ama Vatanı Korur

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Oktay Yüksel: Savunma Sanayi Karın Doyurmaz Ama Vatanı Korur

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, hava savunma sanayisinin kritik önemini gözler önüne serdi. Orta Doğu’da gerilim tırmanırken, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları bölgedeki hava savunma sistemlerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Diğer yandan başlattığı yerli ve milli hamlelerle savunma sanayiinde dışa bağımlılığını önemli ölçüde bitiren Türkiye, son 23 yılda savunma sanayisinde gerçekleştirdiği köklü dönüşümle yalnızca askerî kapasitesini artıran bir ülke olmanın ötesine geçerek; teknoloji üreten, ihraç eden ve bölgesel dengeleri etkileyen stratejik bir aktör konumuna yükseldi. Bu kapsamda gazeteci yazar Oktay Yüksel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından hava savunma sanayisinin kritik önemini değerlendirdi. Yüksel, bölgedeki gerilimin sadece askeri boyut taşımadığını, aynı zamanda halkın güvenliği ve devletlerin caydırıcılık kapasitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. “Bir ülke sabah kahvaltısında ne konuşur? Ekmek fiyatını mı, kent lokantasını mı, yoksa sınırının ötesinde patlayan füzeleri mi?” diye soran Yüksel, yıllardır ülkelerin aynı soruyu Türkiye’ye sorduklarını hatırlattı: “Füze mi yiyeceğiz, SİHA mı kemireceğiz?”

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, hava savunma sanayisinin kritik önemini gözler önüne serdi. Orta Doğu’da gerilim tırmanırken, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları bölgedeki hava savunma sistemlerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Diğer yandan başlattığı yerli ve milli hamlelerle savunma sanayiinde dışa bağımlılığını önemli ölçüde bitiren Türkiye, son 23 yılda savunma sanayisinde gerçekleştirdiği köklü dönüşümle yalnızca askerî kapasitesini artıran bir ülke olmanın ötesine geçerek; teknoloji üreten, ihraç eden ve bölgesel dengeleri etkileyen stratejik bir aktör konumuna yükseldi. Bu kapsamda gazeteci yazar Oktay Yüksel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından hava savunma sanayisinin kritik önemini değerlendirdi. Yüksel, bölgedeki gerilimin sadece askeri boyut taşımadığını, aynı zamanda halkın güvenliği ve devletlerin caydırıcılık kapasitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. “Bir ülke sabah kahvaltısında ne konuşur? Ekmek fiyatını mı, kent lokantasını mı, yoksa sınırının ötesinde patlayan füzeleri mi?” diye soran Yüksel, yıllardır ülkelerin aynı soruyu Türkiye’ye sorduklarını hatırlattı: “Füze mi yiyeceğiz, SİHA mı kemireceğiz?”


Yüksel, Türkiye’nin geliştirdiği Tayfun hava savunma sistemi, göklerde örülen Çelik Kubbe mimarisi, sahadaki dengeleri değiştiren Bayraktar TB2 ve ANKA insansız hava araçlarının önemine dikkat çekti. Yüksel, bu sistemlerin birer vitrin süsü olmadığını, görünmeyen bir sigorta poliçesi gibi, kriz anında halkı ve sınırları koruyan stratejik yatırımlar olduğunu belirtti. “Sigorta evinizi zenginleştirmez ama yangın çıktığında sizi sokakta bırakmaz” ifadelerini kullanan Yüksel, savunma sanayine yapılan yatırımların önemini net bir şekilde ortaya koydu.

Eleştirilere de değinen Yüksel, geçmişte Türkiye’nin ilk milli muharip uçağı TAI KAAN için atılan “kalorifer peteği” manşetini ve kokpitteki parçaya yapılan “Vileda sopası” benzetmesini hatırlattı. “Onlar için asıl mesele yerli olanın uçmamasıydı” diyen Yüksel, milli projelere yönelik zihinsel ve siyasi mesafenin, ülkenin stratejik gücünü anlamaktan uzak bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Yüksel, İran-ABD-İsrail hattındaki gelişmelerin ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Dün Gazze, bugün İran… Ukrayna’da şehirler yerle bir oldu. Suriye yıllardır yangın yeri. Televizyonda ‘Sırada Türkiye var’ denildiğinde mesele mizah değil, mesele caydırıcılık” ifadelerini kullandı. Yazar, Türkiye’nin caydırıcılık kapasitesi sayesinde, kritik dönemlerde kaybedilecek çocukların ve halkın güvenliğinin korunabileceğine dikkat çekti.


Özellikle sosyal medyada yayılan ve Türkiye’yi hedef gösterebilecek paylaşımlara da değinen Yüksel, devletin güvenliğinin siyasi rekabetten ayrı tutulması gerektiğini belirtti. “Bölgede tansiyon yüksek. Milyar dolarlık bütçelere sahip bazı ülkeler, kamikaze dronlar ve seyir füzeleri karşısında çaresiz kaldı. Demek ki mesele para değil, mesele caydırıcılık” dedi. Yüksel, Türkiye’deki yerli ve milli savunma projelerinin önemini şöyle özetledi: “Savunma sanayi karın doyurmaz ama o karınların doyacağı vatanı korur. Heykel yaparsınız, alkış alırsınız ama heykel sizi korumaz. Kent lokantası açarsınız ama güvenlik yoksa lokantanın kapısına kilit vurulur. Bu coğrafyada güçlü değilseniz hedef olursunuz, güçlüyseniz hedef gösterilen değil, hesap soran olursunuz.”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

resat,

batıperest görüş almanyada şöyledir , benim için bayrağın öneminden önce cebimdeki para gelir derler,,ikinci dünyasavaşından sonra yahudi yalakalığına terfi ettirildiklerinden dolayı,tüm dünyada bu mandacı zihniyet için ,durum böyledir,karın doyursunda ne olursa olsuncudurlar,,
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23