O toprakdaki sır neydi?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İlk insan Hz. Âdem’in nesli olan bizler de asıl itibarıyla topraktan yaratıldık. Yeryüzünün çeşitli yerlerindeki topraklar nasıl farklı özellikler taşıyorsa, insanlar da hem fizîkî hem de karakter ve mizaç bakımından farklı özelliklere sâhiptir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu hakîkati, bir hadîs-i şerîflerinde şöyle ifâde eder:
“Allah Teâlâ, Âdem’i yeryüzünün her tarafından aldığı bir tutam topraktan yaratmıştır. Bu sebeple âdemoğullarının, o topraklara izâfeten bir kısmı kızıl, bir kısmı beyaz, bir kısmı siyah, bir kısmı da bu renklerin karışımındaki renklerde; bir kısmı yumuşak, bir kısmı sert, bir kısmı iyi huylu, bir kısmı kötü huylu olarak (yani muhtelif istîdâd, husûsiyet ve karakterde) dünyaya gelmiştir” buyurmaktadır. (Ebû Dâvud, Sünnet, 16)
Bilindiği gibi toprakta demir, bakır, alüminyum, fosfor, kalsiyum vb. bir çok element vardır. Bu elementlerin, minerallerin yoğunluğuna ve karışım oranlarına göre toprağın nitelikleri ve türü belirlenir. Toprak bu element ve minerallerin özelliğine göre sertlik, yumuşaklık ve değişik renkler gibi bir takım özellikler kazanır. Buna göre bazı topraklar verimli, bazısı çorak, bir kısmı da kurak ve verimsiz olarak görülür.
İnsanın fânî vücûdu, topraktan yaratıldığı için toprakla gıdâlanır ve neticede toprakta yok olur. Yani aslına döner. Topraktaki bütün elementler, insan vücûdunda az ya da çok mevcuttur. Çünkü insan vücudu, hakîkatte toprağın ayrı bir görünüşüdür. Nitekim Âdem -aleyhisselâm-, topraktan yaratıldığı için “Âdem” diye isimlendirilmiştir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş/ Nebiler Silsilesi – 1