HDP’li milletvekillerinin açlık grevi yapmaları ile ilgili “Bu oyunlara asla gelmeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar şu anda terör örgütüne uşaklık yapıyorlar” dedi. Erdoğan Leyla Zana’nın görüşme isteği ile ilgili olarak ise, ‘önce bir yemin etmesi lazım’ sözleriyle önce Meclis’in yolunu gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cizre'de yaralılara ambulans gönderilmediği iddialarını, "Bunların hepsi yalan. Ambulanslar hazır ama bunlar yaralıları oraya kasıtlı götürmüyor" dedi. Erdoğan, Ertuğrul Tekke Camisi'nde kıldığı cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Cenevre görüşmelerinin başlaması konusunda bazı katılımlarda sıkıntı yaşandığını dile getiren Erdoğan, kesintiler olduğunu ancak sürecin takip edildiğini ifade etti.
BU BOYUTLARIN HEPSİ İDEOLOJİK
Cizre'de yaralılara ambulans gönderilmediği iddiasını değerlendiren Erdoğan, "Bunların hepsi yalan. Bir kere orada sürekli olarak ambulans var ve dün zaten bakanımız da açıkladı. Açıkladığı andaki sayılar, 5-6 ambulans orada bekletiliyor" dedi.
Erdoğan, güvenli bölgeye ambulansların girmesinin söz konusu olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi: "Yaralını al, ambulansların olduğu bölgeye getir'. Kendilerine söyleniyor. Söylendiği halde bunlar, bunu yapmıyor. Yapmadıkları gibi hatta mecliste bile biliyorsunuz telefonla bir konferans yapmaya çalıştılar. Şimdi tamamen bu boyutların hepsi ideolojiktir ve bu ideolojik yaklaşımla da o ambulansları ateş menziline sokup, oradaki ambulans şoförünü olsun, doktoru olsun, yanındaki hemşireyi olsun ölümle karşı karşıya bırakmaktır. Bundan önce benzer şeyler oldu biliyorsunuz. Ambulans şoförü şehit oldu. Ondan sonra hemşire yaralandı, doktor yaralandı. Bunlar oldu. Şimdi orada belli mesafedeki 600 ile 1000 metre arasında bir mesafede bunlara bu anonslar yapılıyor. 'Alın yaralıları, getirin güvenli bölgeye ve biz buradan hemen onları hastaneye götürelim' deniyor. Ambulanslar hazır ama bunlar yaralıları oraya kasıtlı götürmüyor. Belki de yaralı değiller. Ateş menziline ambulansları sokup, orada ambulanslara karşı, kendilerine göre orada bir üstünlük temin etmek... Dertleri bu. Tabii ki orada da ilgili arkadaşlar gerekli tedbiri almak durumundalar. Ona göre onlar da o tedbirle bu işi yürütüyorlar. İşin aslı bu."
BU OYUNA GELMEYİZ
HDP'li milletvekillerinin açlık grevine ilişkin bir soruyu da Erdoğan, şöyle yanıtladı: "Bu oyunlara asla gelmeyiz. Açlık grevi yapabilirler, şunu da yapabilirler, bunu da yapabilirler. Bunlar şu anda terör örgütüne uşaklık yapıyorlar. Terör örgütünün şu anda bunlar tamamıyla orada taşeronu gibi adeta hareket ediyorlar. İş tam tersine dönmüş vaziyette. Sen niye parlamentoda değilsin de oradasın? Ne işin var senin orada? Parlamentodaki çalışmalarına katıl. Bunlar parlamentoda durmuyorlar, sürekli olarak o çatışma bölgesinde gidip yok 'Açlık grevi yapacağız' vesaire. Birileri açlık grevi yapıyor bunlarda, eş başkanlar da bakıyorsun sağda, solda gayet güzel bir şekilde tatil geçirenleri de var bunların içinde. Bunları biz artık gördük, bunların hepsi belgelenmiş şeyler. Büyakada'da aynı şekilde bisikletle şu anda tatilde olanları da var. Bunları da biliyoruz, görüyoruz. Bugün de gazetelerde var. Bunların hangisi, ne yapıyor belli değil. Bu oyuna artık yazılı, görsel medya olarak gelmememiz lazım, tam aksine milletimizi bu noktada ciddi manada uyarmamız lazım."
ZANA İLE GÖRÜŞME
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta Leyla Zana ile görüşeceğinizi söylemiştiniz. Takvim belli oldu mu?" sorusunu da "Öncelikle şunu söyleyeyim, burada birinci derecede bir defa yeminini yapması lazım. Parlamentoda yemini yapmadıktan sonra zaten böyle bir kabul söz konusu olmaz. Ancak geçenlerde -yanındaki danışmanı veyahut da özel kalemi bilemiyorum-, özel kalemimi arayarak söylediği bazı şeyler var, yani eğer kendisi görüşmelerini bu başlıklar altında düşünüyorsa zaten gelmesine de gerek yok" şeklinde yanıtladı.
Gazetecinin, "Efendim, neydi o başlıklar?" şeklinde araya girmesi üzerine ise Erdoğan, "Terörist başıyla alakalı konular vesaire... Yani şu anda dünyanın hiçbir yerinde böyle bir terörist başının bu şartlarda yaşaması diye bir şey söz konusu değil. Terörist başının İmralı'daki yaşam koşulları dünyada kimseye verilmemiştir" dedi.
