• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

New York’tan 4 mesaj

Yeniakit Publisher
2015-03-07 07:38:00 - 2015-03-07 07:38:32
New York’tan 4 mesaj

Başbakan Ahmet Davutoğlu New York’ta katıldığı, Dış İlişkiler Konseyi Yıllık Kurumsal Konferansı’nda Suriye’deki savaş, Merkez Bankası, İç Güvenlik Paketi ve AB üyeliği ile ilgili net mesajlar verdi.

HASAN KARAKAYA / NEW YORK - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu New York temaslarını sürdürdü. Dış İlişkiler Konseyi Yıllık Kurumsal Konferansında şeref konuğu olarak katılıp, katılımcıların sorularını cevaplandıran Davutoğlu, AB, Suriye’de yaşanan olaylar, Merkez Bankası ve İç Güvenlik Paketi ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

TÜRKİYE’Yİ SAHAYA SÜRMEK İSTİYORLAR

Davutoğlu, ABD’nin New York kentindeki temasları kapsamında Ritz Otel’de yatırımcı işadamlarını kabul etmesinin ardından, Dış İlişkiler Konseyi Yıllık Kurumsal Konferansı’da katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Batılı ülkelerin, Suriye rejimi ve DAİŞ ile ilgili adım atmak yerine Türkiye’den bir beklenti içinde olduğunu söyleyen Ahmet Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası kamuoyunda şöyle bir algı var, ‘Türkiye birliklerini yollamadığı için DAİŞ devam ediyor’. Türkiye neden bunu yapsın? Neden diğer müttefikler de dahil olmuyor? Neden sadece Türkiye bu sorumluluğu almalı? Şimdi Türkiye neler yapıyor? Ilımlı güçlere eğitim sağlıyor ve onlar donatılıyor. Biz şunu söylüyoruz, ılımlı güçleri eğitip donatmazsanız radikalleşme ortaya çıkacaktır ve rejimin barbar adımları git gide artacaktır. Bu topraklara bakıldığında 60-70 bin kadar ılımlı güç var. Bunlar da güç dengesini değiştirebilir. Bu çok önemli. Suriye halkına sadece iki hak vermek çok adil olmaz. Ya gaddar bir rejim ya da gaddar bir terör örgütü. Bu iki seçim yetersiz. DAİŞ tehdidi yüzünden Beşşar Esed’in rejimimin meşru olduğunu söylememek lazım.”

FRANSA STANDARTLARINI SAĞLAYACAK  

İç Güvenlik Paketine ilişkin bir soru ile ilgili Davutoğlu, “Türkiye’de şu anki durumda polisin protestocuları korumak için olsa bile hiç kimseyi gözaltına alma hakkı yok. Fransa’da polis bir kişiyi 24 saat gözaltına alabiliyor. Bir savcı, soruşturma bağlamında 48 saat gözaltına alabiliyor. Almanya’da bu 36 saat. Türkiye’de hiç böyle bir yetki yok. Şimdi bizim önerdiğimiz yeni kanunda Fransa’daki standartları sağlamış oluyoruz. Olağanüstü durumlarda, bir eylem şiddet içeriyorsa polis 24 saat gözaltına alma hakkına sahip oluyor ve savcılar da 48 saat. Bu aslında Avrupa Birliği’yle karşılaştırdığımızda minimum değer” dedi.

TÜRKİYE OLUMLU BAKIYOR AMA BAZI ÜYELER...

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Türkiye sizin döneminizde AB’ye üye olabilecek mi” sorusunu da cevapladı. AB üyeliğinin çift taraflı bir konu olduğunu belirten Davutoğlu, “Siz bana ‘AB üyeliğini istiyor musunuz’ diye sorarsanız cevabım ‘evet’. Ama ‘bu olacak mı’ diye sorarsanız, ben Türkiye’yi kabul etmemek için birçok bahane uyduran AB üyeleri adına karar veremem” yorumunda bulundu. Eskiden Türkiye’nin ekonomisinin zayıf olması bahanesini getirenlerin şimdi Türkiye’nin çok büyük ve güçlü olduğu bahanesini kullanmaya başladıklarını anlatan Davutoğlu, birçok AB üyesinin, Türkiye’nin üyeliğine olumlu baktığını ama bazı ülkelerin konuyu kültürel farklılık bağlamında değerlendirdiğini ifade etti.

YARGI BİR GRUBUN YÖNETİMİNE GİRERSE ADALET BİTER

Davutoğlu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu konusundaki soruya ilişkin de 2010’da kurulu daha demokratik hale getirmek istediklerini ancak Anayasa Mahkemesi’nin yaptığı düzenleme nedeniyle seçimlerde oluşturulan listelerin bazı grupları öne çıkardığını söyledi. Seçimlerin ardından bir grubun yönetim kurulunu domine ettiğini anlatan Davutoğlu, “Bu grubun polis ve yargı içinde kurduğu ağ ile birçok gazeteci, entelektüel ve siyasetçi tutuklandı. Bizim adlandırmamızla bu paralel yapının yargı üzerindeki ağırlığı nedeniyle birçokları risk altındaydı” ifadesini kullandı.

Davutoğlu, kendilerinin kuralları değiştirmediğini, yeni seçimlerde kazanan listenin, tüm toplum kesimini temsil ettiğini ve hükümet yanlısı olmadığını belirterek, “Yargı bağımsızlığı çok önemlidir ancak yargının sadece yürütmeden bağımsızlığı değil bir grubun tekelinden ya da baskın olmasından bağımsız olması da önemlidir. Eğer dini görünümlü bir grup ya da herhangi bir seküler grup yargıda hakimiyetini kurarsa, bu adaletin sonu olur. Her hakim kararını kendisi vermeli, hukuk sisteminin dışında alınan kararlarla hüküm vermemeli” diye konuştu.

CHP, MHP SANDIKTAN ÜMİDİ KESMİŞ GİBİ

Davutoğlu, CHP ve MHP’lilerin parti kapatma iddialarına ilişkin olarak da, “Demek seçimlerle ilgili ümitleri o kadar zayıf ki; bu tür söylentiler üzerinden olağanüstü bir hava varmış gibi görüntü vermeye çalışıyorlar. İşte kendilerine açık bir garanti veriyorum, hiçbir şekilde AK Parti, ne CHP ne MHP ne herhangi bir partinin kapatılmasına geçit de vermez izin de vermez” açıklamasında bulundu.

GÜL’E DAVETE BİLE İHTİYAÇ YOK

Başbakan Davutoğlu, BM’de düzenlenen “Cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi” konulu toplantının ardından, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e milletvekili adaylığı teklifi yapılıp yapılmadığıyla ilgili bir soru üzerine “Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar AK Parti’de bir önemli görev üstlenmesi ya da AK Parti içinde siyaset yapması hepimiz için sadece gurur verici bir gelişme olur. Dolayısıyla tabii takdir kendilerinin ama böyle bir girişim için davete bile ihtiyaç yoktur” dedi.Yeni Akit

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23