“Ne hale geldik?” dedirten iki görsel...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yazarımız Abdurrahman Dilipak, 28 Şubat sürecinde başörtü mağdurları için ön cephede mücadele verdi. Bugün mücadelesini İslam'a mugayir İstanbul Sözleşmesi’ne karşı yürütürken, AK Partili kadınlar tarafından hedef gösteriliyor. AK Parti İzmir Kadın Kolları’nın Dilipak hakkında suç duyurusunda bulunmak için çektirdiği fotoğraf ise, “Nereden nereye...” dedirtti!..
Gazetemiz Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak; Koç, Eczacıbaşı gibi İstanbul Sözleşmesi’ni savunan kurumları eleştirerek, “Koç kadar, Sabancı kadar, Eczacıbaşı kadar bizim ‘Yeşil sermaye’ davasına sadakat gösterip, bu fahişelere ve onların türevlerine karşı seslerini yükseltebilecekler mi?” demişti.
Solakların kışkırtması ve iftiraları neticesinde AK Parti, buradaki “fahişe” ifadesinin kendileri için kullanıldığı yalanına inandı.
Defalarca açıklandığı halde AK Partili kadın siyasetçiler, bu açıklamanın kendileri aleyhine yapıldığı konusunda ısrarcı davrandı.
Bunun neticesinde AK Parti Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, yazarımız Abdurrahman Dilipak hakkında 81 ilde suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Ve teşkilatlar, sıraya girerek teker teker adliyelerin yolunu tutarak suç duyurusunda bulunmaya başladı.
Bunlardan biri de AK Parti İzmir Kadın Kolları oldu.
AK Parti İzmir Kadın Kolları üyelerinin, hayatını İslami mücadeleye adamış olan Dilipak hakkında suç duyurusunda bulunurken, nedense poz vererek fotoğraf çektirdikleri görüldü.
Dilipak’ın davalık olduğu iki görüntünün birleştirildiği bir sosyal medya paylaşımı ise oldukça düşündürücü... İslami davanın önemli sesi Abdurrahman Dilipak’ın 28 Şubat sürecinde başörtülü kadınları savunurken davalık olduğu görüntülerle, o günlerde mağdur olduğunu belirten AK Partili kadınların suç duyurusunda bulunduğu görüntüler ses getirdi. Çok sayıda sosyal medya kullanıcısının, bu suç duyurusunun AK Parti’nin ilkeleriyle bağdaşmadığını söyleyerek Dilipak’ı savunduğu görüldü.

