Yazar İdris Günaydın, kaleme aldığı son yazısında dünya gündemini meşgul eden LGBT lobileri ile fıkhi bir mesele olan hünsa kavramı arasındaki keskin farka dikkat çekerek, Müslüman toplumun bu konudaki sorumluluklarını masaya yatırdı.
Günaydın, LGBT oluşumlarını "Siyonistçe bir projenin emperyal yansıması" olarak nitelendirirken, bu yapının Avrupa merkezli sinsi bir plan dahilinde hareket ettiğini savundu. Yazısında, bu tür yapıların reklamlar, dernekler ve siyasi satın almalar yoluyla dünya milletlerinin genetik ve sosyal yapısını bozmayı hedeflediğini belirtti.
Bir yaratılış gerçeği: Hünsa-i Müşkil
Yazının odak noktasını oluşturan hünsa meselesine dair İdris Günaydın, bu durumun bir tercih değil, Hz. Adem’den bu yana var olan bir imtihan vesilesi olduğunu ifade etti. İslam fıkhında "Hünsa-i Müşkil" olarak adlandırılan bu durumu şu sözlerle açıkladı:
"Bazı erkeklerin kadın, bazı kadınların erkek görüntüsü ile yaratılıp kendilerini yaratılışlarının aksi istikamette hissetmeleridir. Bu bir tercih değil bir fıtrattır."
Toplumsal yaralar ve Kahramanmaraş örneği
Yakın zamanda yaşanan Kahramanmaraş'taki okul saldırısı olayına değinen yazar, bu kişilerin aile ve toplum tarafından dışlanmasının ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Günaydın, bu meselenin neden "çok ciddi" olduğunu şu maddelerle sıraladı:
- Gizlilik ve Gecikme: Durum teşhis edilene kadar gizli kalıyor, aileler utanma duygusuyla müdahaleyi geciktiriyor.
- Duygusal Esaret: Kişi iç duygularına esir oluyor ve toplum tarafından hoş görülmeyen davranışlara yönelebiliyor.
- İtibar Kaybı ve Asabiyet: Toplumdan sevgi ve yakınlık görmeyen bireyler hırçınlaşabiliyor; Kahramanmaraş örneğinde olduğu gibi olay cinayete kadar varabiliyor.
Müslüman dünyasına çağrı: İlmî seferberlik
Müslümanların bu konuyu sadece "Lutilik" diyerek geçiştirmesinin yanlış olduğunu belirten İdris Günaydın, çözüm odaklı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini savundu. Yazısını tüm İslam alemine bir çağrıda bulunarak tamamladı:
"Tüm İslam dünyasında yardım toplanarak veya fonlar oluşturularak hünsa ile mücadele eden ilmî kuruluşlara destek verebiliriz. Ücretsiz tedavi için el uzatabiliriz. Okullarda ve asker ocaklarında taramalar yapılmasını sağlayabiliriz."
Yazar, konunun bir "yaratılış meselesi" olduğunun altını çizerek, Müslümanların bu imtihanda yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
İdris Günaydın’ın yazısının tamamını okumak için tıklayın>>>


