MÜSİAD Ankara'dan 'yatırım' uyarısı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
MÜSİAD Ankara Başkan Yardımcısı Harun Kaynak, pandemi sürecinde yatırımların arttırılmasına vurgu yaparken yatırım araçlarının da iyileştirilmesi gerektiğini açıkladı.
yeniakit.com.tr
Küresel ekonomide Kovid-19 dalgasının büyüdüğünü belirten MÜSİAD Ankara Başkan Yardımcısı Harun Kaynak, Türkiye ekonomisiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
"İşsizlik ancak yeni yatırımlarla düşebilir"
"Covid 19’un sosyal alanda etkili olmadığı yer kalmadı. Sosyal alanda böylesi geniş yer edinen bir faktörün ekonomileri etkilememesi de beklenmezdi zaten. Herkes bir şekilde yakın gelecekle ilgili ekonomik endişeler taşıyor. Böylesi bir atmosferde küresel ekonomilerdeki gelişmeler Dünyada olduğu gibi bizde de yakından takip ediliyor. Birkaç gün öncesinde Amerikan Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell’ın katıldığı bir sempozyumda sarfettiği sözler tam da bu yüzden ciddi ilgi uyandırdı" ifadelerini kullanan Kaynak, "Artık herkesin malumu; ABD’de işsizlik önlenemez hızla yükseliyor. Dahası kendi vatandaşları tarafında, bu işsizliğin kısa vadede düşürülebileceğine hatta sabitlenebileceğine olan güven de giderek azalıyor. En basit ekonomik kuraldır; işsizlik ancak yeni yatırımlarla düşebilir" dedi.
"Yatırım maliyetleri iyileştirilmeli, finans kaynaklarına ulaşım kolaylaştırılmalı"
Harun Kaynak yatırım maliyetlerinin daha da iyileştirilmesi gerektiğine vurgu yaparak "Yatırımları olabildiğince canlı tutmanız için ise yatırım maliyet ve imkanlarını iyileştirmek, bunların içerisinde de finans kaynaklarına ulaşımı kolaylaştırmak ve maliyetlerini düşürmek gerekir. Tabi ki tek başına bunları sağlamak yatırımları artırmaz. Ancak, yatırım niyeti olan girişimciler için atmosferi temiz tutmak gerekir" dedi.
Powell'ın sözlerini hatırlatan Harun Kaynak, sözlerine şöyle devam etti:
"FED Başkanı Jerome Powel; ortalama enflasyon hedefi stratejisine döndüklerini, istihdamı desteklemek için uzunca bir süre daha parasal genişlemeyi destekleyeceklerini ve düşük faiz politikasına devam edeceklerini ifade etti. Bu özet açıklamalar tüm dünya ekonomilerinde karşılık buldu
USD’nin bir süre daha düşük değerde kalacağı mesajı EURO/DOLAR paritesini kısa zamanda 1,19’un üzerine çıkardı. Parasal genişlemeye devam edileceği mesajı ise, küresel düzeyde serbest dolaşımdaki paraların oldukları yerde kalmasına ve özellikle kıymetli madenler piyasasının yukarı doğru hareketlenmesine yol açtı. ABD-Çin ticaret savaşlarının kızışması ve Güney Çin Denizi'ndeki gerginlikleri yaşayan yatırımcılar bu açıklamalarla hızlı aksiyon aldılar.
Belirsizliklerin altında kendini ezilmiş hisseden yatırımcıların ilgisi altının onsunu psikolojik sınır olan 2.000 doların dibine zaten taşımıştı. Kısa bir süre önce altının onsunun 2.200-2.250 dolara çıkacağını öngören analistlerin gösterdiği yeni hedef şimdilerde 3.000 dola.
Objektifi kısıp biraz da ülkemizde neler oluyor ona bakalım. ABD’den gelen “parasal genişlemeye devam edileceği” mesajı yükselen piyasalardan olan Türkiye’nin küresel fonları biraz daha çekeceği anlamına geliyor. Merkez Bankası’nda Para Politikası Kurulu’nun geçtiğimiz günlerdeki toplantısında politika faizini yükseltmese de parasal sıkılaştırmaya geçtiğini ifade etmesi mevduat faizlerini biraz daha yükseltmişti zaten. Bu nedenle, kısa süre öncesine kıyasla fon yöneticilerinin bugün Türkiye’ye yatırım yapmaları artık daha cazip.
Ama düşünün bir kere, her sabah aldığı gazeteleri açan yatırımcıların Türkiye ile Yunanistan ve hatta Avrupa Birliği arasındaki tansiyonun sürekli yükseldiğini görmesi ne kadar hoşuna gidebilir ki? Zaten biraz da bu nedenle, Türkiye’nin Karadenizde bulduğu 320 Milyar dolarlık dağal gaz rezervi dahi birkaç şirketin hisse senetleri dışında piyasalarda yeterince coşku uyandırmadı.
Öyle görünüyor ki; Eylül ayı, pandemi nedeniyle alınan para ve maliye politikaları yönünden en kritik ay. Nisan ve Mayıs aylarında alınmaya başlanan tedbirler kapsamında, kredi taksit ve vergi ötelemeleri, istihdamı destekleyici fırsatlar, şirket özsermayelerini koruyucu tedbirler gibi hemen tüm tedbirler Eylül ayında sona eriyor. Evet ekonomi yönetimi ciddi kararların arifesindeyiz ancak henüz tüm kurşunlar da kullanılmadı. Sn. Berat Albayrak’ın iş dünyasıyla bir buluşmasında, vergi ve SGK borcunu ödeyemeyenlere yeniden yapılandırma fırsatı sağlayacaklarını ifade etmesi buna bir örnek. Ekonomi yönetiminin ne kadar kurşunu var bilinmez ama, Eylül ayında ekonomi çevrelerinden gelecek haberlerin daha yakından takip edilmesi gerektiği kesin."