Merz'den Trump'a 'gümrük' resti: Avrupa kendisini savunmaya hazır!
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump’ın korumacı ekonomi politikalarına ve NATO müttefiklerini hedef alan sert söylemlerine karşı Berlin’den "öz güven" resti çekti. Merz, Avrupa’nın artık bir güç siyaseti dili konuşması gerektiğini vurgulayarak, "Savunmaya hazırız" mesajı verdi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Trump’ın gümrük vergisi tehditlerine karşı Avrupa’nın boyun eğmeyeceğini ilan etti. Federal Meclis’te konuşan Merz, Afganistan’da ölen Alman askerlerini küçümseyen Trump’a isim vermeden tepki göstererek, "Müttefikimizin çıkarları için yaptığımız görevin aşağılanmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
Merz, Federal Meclis’te yaptığı tarihi konuşmada, Trump’ın Avrupa’ya yönelik gümrük vergisi tehditlerini ve NATO müttefikliğini hafife alan söylemlerini hedef aldı. Avrupa’nın birlik içinde hareket ederek bu tehditleri göğüsleyebileceğini belirten Merz, "Dünyada her kim gümrük vergileriyle Avrupa’ya karşı siyaset yapabileceğini düşünüyorsa, kendimizi savunmaya hazır olduğumuzu bilmeli" ifadelerini kullandı.
Merz, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri tehditlerine tepki göstererek Avrupa’nın gerekirse buna karşı kendisini savunacak durumda olduğunu söyledi.
Merz, Federal Mecliste yaptığı konuşmada, Avrupa’nın birlik içinde olması gerektiğini belirtti.
Avrupa’nın geçen hafta hızlı hareket edebileceğini gösterdiğini dile getiren Merz, Brüksel’deki Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi'nde kısa sürede bir araya gelindiğini ve gümrük vergisi tehditlerinden korkmayacakları konusunda hemfikir kaldıklarını ifade etti.
Merz, birlik ve kararlılık göstererek ABD Başkanı'nın yeni gümrük vergisi tehditlerini önlediklerini dile getirerek, "Dünyada her kim gümrük vergileriyle Avrupa’ya karşı siyaset yapılması gerektiğini düşünüyorsa gerekirse buna karşı kendimizi savunmaya hazır ve bunu yapabilecek durumda olduğumuzu bilmeli ve şimdi biliyordur." görüşünü paylaştı.
Transatlantik ittifakın bir değer olduğunu savunan Merz, uzun yıllardan beri oluşmuş bu ittifakların kolayca riske edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Almanya Başbakanı Merz, ABD'nin Afganistan’da NATO birliklerine hiçbir zaman ihtiyaç duymadığını ve müttefik güçlerin çatışma sırasında cepheden uzak durduklarını Fox News'e verdiği röportajda ifade eden Donald Trump’ı isim vermeden eleştirdi.
NATO’nun "Kalıcı Özgürlük Operasyonu" kapsamında 11 Eylül 2001’den sonra Amerika'nın yanında Afganistan’a gidildiğini ve bu ülkede uzun yıllar istikrarı ve güvenliği sağladıklarını dile getiren Merz, "Afganistan'da yaklaşık 20 yıl süren görev sırasında 59 Alman askeri hayatını kaybetti. 100'den fazlası çatışmalar ve saldırılarda -bazıları ağır şekilde- yaralandı. Müttefikimiz ABD’nin çıkarları için de yaptığımız bu görevin bugün aşağılanmasına ve küçümsenmesine izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Merz, Alman askerlerinin verdiği bu hizmetin değerli olduğuna dikkati çekerek, bunun özgürlüğü ve dünyadaki barışı temsil ettiğini, Alman hükümetinin askerlerinin arkasında durduğunu bildirdi.
Ancak NATO ittifakının değerinin de gözden kaçırılmaması gerektiğini vurgulayan Merz, 70 yıldan fazla süredir NATO içinde gelişen güvenin Atlantik'in her iki yakasındaki tüm taraflar için özgürlük, barış ve güvenlik konusunda en iyi güvence olmaya devam ettiğini belirtti.
Merz, bu yüzden Avrupalıların NATO'yu korumak ve Avrupa'nın içerisinden güçlendirmek istediklerini vurguladı.
“DÜNYADA SERT BİR RÜZGAR ESİYOR VE ETKİLERİNİ HİSSEDECEĞİZ”
Büyük güçlerin dünyasının oluşmaya başladığının giderek daha net şekilde görüldüğünü yineleyen Merz, "Bu dünyada sert bir rüzgar esiyor ve önümüzdeki dönemde bunun etkilerini hissedeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Merz, Avrupa'ya öz güvenli olması çağrısında bulunarak, "Sadece kendimiz de güç siyasetinin dilini konuşmayı öğrendiğimizde, kendimiz de bir Avrupa gücü haline geldiğimizde düşüncelerimizi dünyada en azından kısmen kabul ettirebiliriz." dedi.
Almanya’nın yeni ortaklıklara açık olduğunu belirten Merz, "Biz, kurallara dayalı bir düzene bağlı kalmak isteyen egemen devletlerden oluşan dinamik ve atik bir ağın parçası olmak istiyoruz." görüşünü paylaştı.
