• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir: Mersin gıda ve tarım üssü olmalı

Zaman zaman Anadolu’nun gündemini okuyucularımıza sunduğumuz Pazartesi Sohbetleri'nde bu hafta içeriği zengin faaliyetlere imza atan Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir’e misafir olduk.

2019-11-18 10:34:00 - 2019-11-18 10:35:28
Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir: Mersin gıda ve tarım üssü olmalı

Pazartesi Sohbetleri’nde zaman zaman genel gündemin ötesine taşarak Anadolu’nun gündemini okuyucularımıza sunuyoruz. Anadolu’da çok bereketli çalışmalar oluyor. Fakat yoğun gündem arasında seslerini duymak mümkün olmuyor. Biz de bu hafta içeriği zengin faaliyetlere imza atan Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir’e misafir olduk. Kendisiyle ticari alanın sorunlarını ve yatırım alanlarını konuştuk.

-Mersin ticari alanda hangi yatırımlara uygun bir şehir?

Gıda ve tarım üssü olması lazım. Mevcut ihracatın % 70’i gıda ve tarım. Demek ki burada bir potansiyel var. Bitkisel üretimde Mersin Türkiye’de 3. sırada yer alıyor. Türkiye’nin toplam gıda ve tarım ihracatında 5. sırada yer alıyor. Demek ki Mersin’in alt yapısı tarım bakımından çok zengin. Mersin aynı zamanda Türkiye’deki 10 bin ürünün birincisi, üretimde. Muzdan tutun da limona kadar, çilek, biber... Mersin’de önemli olan tarıma dayalı sanayinin gelişmesini sağlamak. Mersin’e verilecek olan teşviklerin hepsini gıda ve tarım üzerine merkezcilik sistemi ile dağıtmanın ve planlı bir çalışma yaparak buradaki gıda üretimini arttırarak ihracat çalışmaları yapmak için hedeflere yönelmenin faydası olacağı kanaatindeyim.

Finansmana erişim en büyük sorunlardan biri

-Mersin’de ticaret erbabının yaşadığı sorunlar neler?

Mersin’de yaşanan sorunlar Türkiye’de yaşanan sorunlar ile aynı. En başta finansmana erişim olayı var. Tahsilatta çok büyük problemler var. Satılan mallarda vadelerin çok fazla uzağa ötelenmesi var. Adam tahsil edemezse kendisi de ödeyemiyor. Veya yatırım yapacaksa yatırım yapamıyor. Yatırım yapıp işçi alacaksa bir sistem yapacaksa bunu da yapamıyor. Bunların hepsi birbirine bağlı. Dolayısıyla bunları çözmek için öncelikle güvenilir bir ticaret ortamı oluşmalı. Vadeler daha makul bir noktaya gelecek. Finansmana erişimi de kolay hale getireceksiniz. Ve talep olacak. Bugün Türkiye’nin en büyük sıkıntısı talepte. Para olmazsa tabii talep olmaz. Talep daralması bu sefer işletmeleri ya vardiyaları azaltmaya ya da üretimi azaltmaya götürür. Bunun sonucu işçileri çıkarmaya gider. Bunları çözmek lazım. Benim felsefemde Türkiye’de iş arayan herkesin iş bulabilmesi lazım. Üniversiteden mezun olan her öğrencinin iş bulabilmesi lazım. Adam asgari ücret ile iş arıyor. İş bulamıyor. Bence sosyal devlet ilkelerinde bunun çözülmesi lazım.

Yatırımcılar yurt dışına açılmıyor

-Türk yatırımcıların uluslararası alana açılımı yeterli mi sizce?

Değil. Türkiye’de kaç tane dışarıya açılmış firma var? Sadece Bakanlığın verdiği teşviklerle yurtdışına açılmış mağazalar var. Onlar da ekonomik açıdan ihracat genel müdürlüğünün, Ekonomi Bakanlığı’nın bir politikası dahilinde teşvik edilen işlemler. Yani zorlamayla yapılan işlemler. Bugün Türk firmalarının en büyük sorunu finansman.

Limanın genişlemesi olmazsa olmazımız

-Mersin’in gelecekteki ticari hacminin artması için neler yapılmalı?

İlk olarak limanın genişlemesi lazım. Şimdiki liman bu hacmi kaldırır ama gelişim olması için daha fazla yük gönderilmesi lazım. Bu durumu bu liman kaldıramaz. Büyüme için havaalanı da çok önemli. Malum, havaalanı Adana ile Mersin’in ortası Tarsus’a yapılacak. Hem turizm açısından hem kargo taşımacılığı açısından bir avantaj sağlayacak Mersin’e. Yıllardır konuşulan ve devreye giremeyen, Ceyhan hattında 7500 kişilik bir turizm merkezi de önemli.

Bölük pörçük işler yapılıyor

-Mersin neden marka şehir olamıyor? Marka değerini arttırmak için bir ekonomist gözü ile neler söylersiniz?

Marka değerini arttırmak için bir sürü faktörün bir araya gelmesi lazım. Mesela narenciye festivali bir katkıdır. Ama bölük pörçük işler yapılıyor. 27 kurul bir araya geldi, bir şeyleri paylaştık ortaya bu çıktı. Bunun gibi bu kurumların bir araya gelmesi lazım. Mersin’de tarım, lojistik ve iç ticaret var. Sanayi yok. 10 km batıya giderken yazlıklar başlıyor. Bunlar yılda 2 ay kullanılıyor. Bunların yerine Antalya ve Alanya’da olduğu gibi oteller olsaydı daha iyi olmaz mıydı? Daha fazla gelir olmaz mıydı?

Narenciyenin 2 milyon tonunu ihraç etmeliyiz

-Dışarıya en fazla ihraç ettiğimiz ürün narenciye. Narenciye festivalini yaparak üreticiye bir fayda sağlamış oldunuz mu?

Tabii. Bizim zaten esas çıkış amacımız, narenciyeye dikkat çekmek. Türkiye’de bir sürü festival yapılıyor. Ama tek bir ürün var. Biz ürünün kendisini süsleme aracı olarak kullanıyoruz. 100 ton kullanıldı. 5 milyon ton üretimimiz var, biz 3 milyon ton piyasada tüketebiliyoruz. 2 milyon tonunu ihraç etmemiz lazım. Yoksa dalda kalır. % 70’ini 4 ülke ile sınırlıyoruz. Bunlar düşük gelirli ülkeler. Bunları yaparken daha iyi değerlendirmek lazım. Veya içeride daha fazla tüketmek lazım.

Ticarette ahlaklı olmak kazandırır

-Ticaret ahlakı neden önemli? Bu konuda ticaret erbabı nelere dikkat etmeli sizce?

Ticaretin en önemlisi sözünde durmaktır. Sözünde durmak için de karşıdaki adamın güvenilir olması lazım. Ben yıllardır ticaret ile uğraşıyorum. O zaman derlerdi ki: “Çek senedin bir hükmü olmaz söz önemlidir.” Şimdi bu durum erozyona uğradı. Eskiden birbirine düşünmeden güvenen insanlar şimdi bunu yapamıyorlar. Yeniden ticaret ahlakını kuşanmalıyız. Ticarette ahlak kazandırır.

Kültür-sanat alanına sponsor olan firma sayısı çok kısıtlı

-Ticaret erbabı kültüre sponsorluk konusunda çok cömert değil bizim ülkemizde. Bu konuda ne dersiniz? Bir film sergisi ya da bir kitap sponsoru neden olmaz, ticaret erbabı?

O kültür yok bizde. Kaç kişi kitap okuyor acaba? Kitaba verilen değer nedir? Sorun buradan başlıyor. Türkiye’de sermaye birikimi fazla yok. Adam günlük dertleriyle uğraşırken bunlara zaman ayıracak kadar vakti olmadığı gibi, öyle bir lüksü de yok. Büyük firmalar zaten öyle veya böyle birileri tarafından kapılmış.

Paralı olmak demek bir kişiye sponsor olduğunda ona getirecek katkıyı anlayabilmek demek değildir. O kültüre katkı verecek iş adamının da kültürlü olması gerekmektedir.

Abdullah Özdemir kimdir?

1955 yılında Amasya’da doğdu. Lise eğitimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Pazarlama Bölümü’nü bitirdi. 1982 yılından bu yana bakliyat ihracatı yapıyor. 1995’ten beri de Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde. 2005-2013 yılları arasında TOBB’yi temsilen Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası Yönetim Kurulu Üyeliği’nde bulunan Özdemir, 1986’dan bu yana Akdeniz Hububat ve Bakliyat İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği görevini de sürdürüyor. Özdemir aynı zamanda Ulusal Baklagil Konseyi Yönetim Kurulu Üyeliği, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Yönetim ve İcra Kurulu Üyeliği, Yenişehir Belediyesi Meclis Üyeliği ve AK Parti Grup Sözcülüğü (2004-2014), Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeliği ve AK Parti Grup Sözcülüğü (2004-2014), TOBB Borsalar Konsey Başkan Yardımcılığı, Mersin Narenciye Festivali İcra Kurulu Başkanlığı gibi görevleri de var. Evli ve iki çocuk babası olan, 1982 yılından bu yana da Mersin’de ikamet eden Özdemir, Fransızca ve İngilizce biliyor.

Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23