• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Menderes’i unutamıyorlar! ‘Babamızı kaybetsek bu kadar üzülmezdik’

Yeniakit Publisher
2019-09-17 12:14:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Menderes’i unutamıyorlar! ‘Babamızı kaybetsek bu kadar üzülmezdik’

Merhum Başbakan Adnan Menderes’in o dönemi yaşamış hemşehrileri, “demokrasinin kara gününü” gözyaşlarıyla anıyor. Menderes’in hemşehrileri, “Öyle güzel bir adamı başımızdan aldılar. Babamızı kaybetsek belki bu kadar üzülmezdik. O adam ülkemizin babasıydı. Yassıada’daki fotoğraflarını görünce hâlâ içimiz sızlıyor” diyor...

Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesi olan 27 Mayıs’ın ardından 17 Eylül 1961’de cuntacılar tarafından asılarak öldürülen Başbakan Adnan Menderes’in hemşehrileri, o dönemi gözyaşlarıyla anlatıyor. Menderes’in Yassıada günlerinde özlemle bahsettiği Çine Çayı’nı geçtikten sonra, doğup büyüdüğü memleketi Koçarlı ilçesindeki Çakırbeyli Mahallesi’nin girişinde ziyaretçileri, “Başbakanlarımızdan Adnan Menderes’in köyü Çakırbeyli’ye hoş geldiniz” yazılı tabela karşılıyor. Karşısında ise Menderes’in başbakanlık döneminde sıklıkla geldiği, onun hayatına dair birçok anıyı barındıran, uzun süredir kapalı çiftliği yer alıyor. Mahalleye gelenleri, tarihe tanıklık etmiş “Demokrasi” ismi verilen çınar ağacı karşılıyor. Ağacın tam karşısında ise minareleri bizzat Adnan Menderes tarafından yaptırılmış cami duruyor. Menderes’le anısı olan hemşehrileri ondan gururla bahsederken, söz idamına geldiğinde aradan geçen 58 yıla rağmen derin bir sessizliğe bürünüp, gözyaşlarını tutamıyor...

Çok alçak gönüllü bir insandı

Menderes’in çiftliğinde bahçıvanlık yapan, onunla ilgili birçok anıyı hafızasında tutan 85 yaşındaki Orhan Demir, Menderes’in çiftliğe geldiğinde kendileriyle sohbet ettiğini belirterek, “Çok alçak gönüllü, mütevazı bir adamdı. Kimseyle görüşmeden geçmezdi. Öyle cana yakın bir insandı. Demokrasiyi o getirdi bu memlekete. O geldikten sonra insanlar kimseden çekinmez oldu. Öyle güzel bir insandı” dedi. Menderes’in döneminde birçok hizmetin yapıldığına dikkati çeken Demir, şöyle devam etti: “Yol, okul, camiler onun zamanında çoğaldı. Bunun suçu tek bu, başka bir şey değil. Yani memleketimize iyilik ve demokrasiyi getirmek. Milleti hürriyet sahibi, söz sahibi etmek. Tek suçu demokrasiyi getirip, dini vecibeleri bu ülkede serbest etmek. Arapça ezanı o başlattı. Kur’an kursları açtı. Her yere yardım etti. Yol, su, elektrik her şey onun zamanında geldi. Daha önce çok mahrumiyet yaşadık.

-Orhan Demir

Hâlâ onun adına hizmet geliyor

Darbe ve Menderes’in idam süreciyle ilgili yaşananları anlatırken gözyaşlarını tutamayan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk ihtilal olduğunda traktörle bir arkadaş geldi. ‘İhtilal oldu, beyi götürecekler’ dedi. İlk haberi ondan duyduk. Dünya başımıza zindan oldu ama ne yapalım, yapacak bir şeyimiz yok. O günlerde askeri teçhizat her şey etrafımızı sardı. Öyle güzel bir adamı başımızdan aldılar. Babamızı kaybetsek belki bu kadar üzülmezdik. Ben 1,5 yaşında babamı kaybetmişim. Tatmadım baba sevgisini ama o adam bizim babamız gibiydi. Hatta ülkemizin babasıydı. Hâlâ şimdi onun adına, onun namına bizim köye hizmetler geliyor; bu köy Adnan Menderes’in köyü diye.

Bir daha da görmedik...

-Yusuf Yılmaz

Adnan Menderes’in başbakanlığı döneminde Çakırbeyli Mahallesi’nde azalık yapan 94 yaşındaki Yusuf Yılmaz ise sık sık Ankara’ya giderek Menderes’i makamında ziyaret ettiklerini söyledi. Menderes’in kimsenin hatırını kırmayan birisi olduğunu belirten Yılmaz, bir anısını şöyle anlattı: “Sürekli Ankara’ya yanına giderdik. En son gittiğimizde Amerika Başkanı (Eisenhower) varmış sanırım. O gittikten hemen sonra bizi yemeğe çağırdı. Yemekte milletvekilleri ve bakanlarla beraber 22 kişiydik. Hiç onlarla konuşmadı, hep bizimle konuştu. Ben de ‘Ağabey köye gelmeyeli ne kadar oldu, çok oldu’ dedim. ‘Geleceğim, geleceğim’ dedi. Kapıdan uğurlarken de geleceğini söyledi. Sene 1959 yılının aralık ayıydı. Bir daha da görmedik zaten.Mahalle muhtarı Özer Orcan da her eylül ayında büyük üzüntü yaşadıklarını dile getirerek, Menderes’in gelecek nesillere aktarılması gerektiğini, bu açıdan da Adnan Menderes Müzesi’nin yapılmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.

-Özer Orcan

“Darağacındaki fotoğrafını görünce üzüntümden bayıldım”

Çiftlik çalışanlarından 89 yaşındaki Münevver Çıkrık da Menderes’in çiftliğe geldiğinde herkesle sohbet ettiğini, işçilerin ardından çayır topladığını, onlarla birlikte oturup yemek yediğini ifade etti. Merhum Menderes’in asıldığını bir gazetede gördüğünü ve üzüntüden bayıldığını aktaran Çıkrık, “İçim sızlıyor duyunca hâlâ. Çok üzülüyoruz. Andıkça üzülüyoruz. Böyle olmasa olmuyor muydu? Kardeş kardeş geçinsek olmuyor muydu? Yassıada’daki fotoğraflarını görünce hâlâ içim sızlıyor. Çocuk kadar kalmıştı. Günah değil mi, yazık değil mi? O size hiçbir şey sormadı, siz onu astınız. Fotoğraflarını görünce hâlâ içim sızlıyor” dedi.

-Münevver Çıkrık

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

hercai

Allah mekanini cennet etsin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23