‘Meclis güçsüzleşirse, sokak güçlenir’
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Saadet Lideri Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündemle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Bizce bu yürüyüş başkanlık sistemi tartışmalarıyla birlikte itibarsızlaştırılmış bir Meclis’in sonucudur. Saadet Partisi olarak referandumda dedik ki; başkanlık sisteminde güçlü bir Meclis olmazsa olmaz şarttır. İşte siz Meclis’i güçsüzleştirip, itibarsızlaştırırsanız sonuç bu olur. Meclis’te sesini duyuramayanlar çareyi sokakta, yolda, farklı yerlerde aramaya başlarlar.
Partisinin Genel Merkezi’nde konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘Adalet Yürüyüşü’nü Saadet Partisi olarak demokratik bir tercih olarak gördüklerinin altını çizerek, şiddete yönelik herhangi bir çağrıya vesile olmadığı sürece olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Partisinin Balgat’taki genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında Karamollaoğlu, konuşmasına İslam aleminin Kadir gecesini kutlayarak başladı. Son günlerde ülke olarak güzel haberlere hasret kaldıklarını söyleyen Karamollaoğlu, 4’üncü kez Manisa’da askerlerin yedikleri yemekten zehirlendiklerini hatırlatarak, “Cevaplanması gereken çok soru var: Neler oluyor? Bu tür vakalar son dönemde birden bire neden arttı? Kimlerin kusur ve ihmali var? Sadece ihmal mi, yoksa bir sabotaj da söz konusu mu? Firmanın arkasında kimler var? İddia edildiği gibi firma iktidara yakın birileri tarafından korunuyor mu? Söylenene göre yemek firmasının çalışanları bile kendi yaptıkları yemeği yemiyor. Peki, nasıl askere yediriliyor? Bütün soruların hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde cevaplanması lazım. Millet evladını sokakta bulmadı” dedi.
‘ADALET YÜRÜYÜŞÜ’ DEMOKRATİK TERCİHTİR
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘Adalet Yürüyüşü’nü Saadet Partisi olarak demokratik bir tercih olarak gördüklerinin altını çizen Karamollaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Şiddete yönelik herhangi bir çağrıya vesile olmadığı sürece de olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Ancak bu yürüyüş bahane edilerek toplumda yeni çatlaklar oluşmaması için herkesin azami özen göstermesi gerekiyor. Bakın, Türkiye hem içeride hem de dışarıda oldukça hassas bir süreçten geçmektedir. Biz bu süreçte ülkemiz için en büyük tehdidin, en büyük tehlikenin kutuplaşma olduğunu söylüyoruz. İktidarından muhalefetine, hâkiminden savcısına, gazetecisinden, akademisyenine hepimiz bu konuda çok dikkatli olmalıyız. Halkımız arasında yeni çatlakların oluşmasına neden olacak her türlü üslup ve tavırdan özenle kaçınmalıyız. Tabii en özenli olması gereken kurumda siyaset kurumudur. Kimse unutmasın ki devletler lütuflarla değil kurallarla yönetilir. Bu kurallarda yasalardır, kanunlardır. Yasaların yerine lütufların geçerli olmaya başladığı bir ülkede keyfilik kaçınılmaz olur. Bu da doğru değildir.”
MECLİS GÜÇSÜZLEŞİRSE SOKAK GÜÇLENİR
Adalet Yürüyüşü’nü demokratik tercih olarak değerlendikleri için bazı trollerin kendilerini CHP’nin yanında olmakla suçlayacaklarını da sözlerine ekleyen Karamollaoğlu, “Hayır. Biz ne CHP’nin ne AKP’nin sadece adaletin yanındayız. Hak ne diyorsa, hukuk ne diyorsa onu söyleriz. Bizce bu yürüyüş Başkanlık sistemi tartışmalarıyla birlikte itibarsızlaştırılmış bir Meclis’in sonucudur. Saadet Partisi olarak referandum da dedik ki; başkanlık sisteminde güçlü bir meclis olmazsa olmaz şarttır. İşte siz Meclis’i güçsüzleştirip, itibarsızlaştırırsanız sonuç bu olur. Meclis’te sesini duyuramayanlar çareyi sokakta, yolda farklı yerlerde aramaya başlarlar. Açık söylüyorum, bu bir işarettir. Bu bir ipucudur. İnşallah bu uyarılarımız dikkate alınır ve başkanlık sisteminde yapılan hatalar uyum yasalarında yapılmaz. Yoksa Allah korusun yarın daha büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalırız” dedi.