• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mazlumların çilesi sürüyor

Yeniakit Publisher
2020-08-04 09:45:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Mazlumların çilesi sürüyor

Anayasa Mahkemesi’nin Hizb-ut Tahrir hakkında verdiği, “Terör örgütü değildir” kararına rağmen onlarca mağdur, cezaevlerinde ailelerine hasret bir bayram daha geçirdiler. Ali Rıza Türkdemir’in eşi Melek Türkdemir de bunlardan biriydi. 5 çocuk annesi Melek Türkdemir, “Çocuklarım bu bayramda da hapishane yollarını gözlemeye devam ettiler” diye konuştu.

Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu gerekçesiyle, bir bayramı daha ailesine, çocuklarına hasretle cezaevinde geçiren Ali Rıza Türkdemir’in eşi, yaşadıkları dramı Akit okuyucuları ile paylaştı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Hizb-ut Tahrir hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü raporuna dayanarak “Terör örgütü değildir” kararı vermesine rağmen hâlâ onlarca mağdur cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Bu Kurban Bayramını da çocuklarından, sevdiklerinden ayrı geçiren Türkdemir’in eşi Melek Türkdemir, 5 çocuğunun da bu bayramı buruk geçirdiğini ve gözlerinin cezaevi yollarında olduğunu anlattı.

Haksız yere zindanlardalar

Melek Türkdemir yaşadıkları dramı şu sözlerle aktardı: “AYM’nin Hizb-ut Tahrir hakkında verdiği, ‘Terör örgütü değildir’ kararına rağmen Hizb-ut Tahrir mensupları tahliye edilmediği gibi cezası onananlar hakkında tutuklamalar da devam ediyor. Yerel mahkemeler AYM’nin verdiği bu karara uyarak tutukluları serbest bırakmadığı gibi tutuksuz olanları da tutuklayarak adeta yargıda zulüm dağıttı. Onlarca mağdur bu bayramda da zindanlarda ailelerinden, sevdiklerinden ayrı, haksız yere tutulmaya devam etti. Mazlum Müslümanlar bu bayramda da ailelerinden uzak tutularak zulmün devam ettiğini görüyoruz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, ‘Şu anda suçlu değil ama ileride suç işleyebilir’ diyerek, potansiyel suçlu muamelesi ile ceza verdi. Bu hukuksuzluğu, davaları selefinden devralan 16. Ceza Dairesi de devam ettirdi. Babalarına kavuşma hasretiyle yanan çocuklarım bu bayramda da babalarına kavuşamayıp baba hasreti çekmeye, hapishane yollarını gözlemeye devam ettiler.

Dolayısıyla bir kez daha Türkiye’de hukukun Hizb-ut Tahrirli gençler için işlemediğini görmüş olduk. Eşim ilk olarak 2009 yılında Türkiye genelinde Hizb-ut Tahrir’e yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınmış ve bir seneye yakın tutuklu kalmış sonrasında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti. Ortada hukuki olarak hiçbir suç olmamasına rağmen yerel mahkemeler, Yargıtay içtihadını gerekçe göstererek eşime ceza verdi. Dosyamız üst mahkemeye taşındı. 2017 yılı sonunda da onanarak hükme bağlandı. Yargıtay, olmayan suçtan, zorlama bir içtihatla ‘İleride suç işleyebilir’ diyerek ceza verdi. ‘Terör örgütü üyeliğinden’ 7,5 yıl ceza verildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Hizb-ut Tahrir hakkında, ‘Her ne kadar hiçbir cebir ve şiddete bulaşmamış olsa da Râşidî Hilâfet Devleti’nin ihdasından sonra Hristiyanlara cihat ilan edileceğinden dolayı şiddete başvuracaktır’ diyerek hukukta hiçbir geçerliliği olmayacak şekilde içtihatta bulundu. İşte bu hukuksuzluktan dolayı eşim ve daha nice Hizb-ut Tahrir mensubu şu anda cezaevinde”

Cellatları ile aynı cezaevindeler

FETÖ’cü hakimlerle mağdurlarının aynı cezaevini paylaştığını ifade eden Türkdemir, şöyle devam etti: “Zamanında kumpas üstüne kumpas kuran ve Müslümanlara verdikleri kararlarla zulmeden savcılar, hâkimler şu an haksız yere ceza verdikleri Hizb-ut Tahrirli gençler ile aynı hapishaneleri paylaşmaktalar. Bu bile yeniden yargılanmanın önünü açmalı değil miydi? Hüküm veren hâkim de hâkim tarafından mahkûm olan da aynı cezaevinde! Olmayan, ilerde belki olacak olan suçtan insanlara ceza vermenin adı, ‘yargılama’ değil, ‘adalet’ hiç değil! Bunun adı olsa olsa zulümdür, hukuksuzluktur. Bu hukuksuzluğu, zulmü bazı bahaneler üzerine temellendirerek ya da bazılarını suçlayarak sürdüremezsiniz. Hadi bu dünyada zulme devam ettiniz, adaleti ayakta tutmadınız, çocukları babasız, eşleri gözü yaşlı bıraktınız. Ancak ahiret gününde adil olan Allah yaptıklarınızdan hesap soracaktır. Nasıl ki Ergenekon, Balyoz davalarında FETÖ gerekçesiyle yeniden yargılama ve beraat kararları verildiyse, Hizb-ut Tahrir davalarına da yeniden yargılamanın yolu açılmalıdır.

FETÖ’cü hakimlerin mağduruyuz

Hizb-ut Tahrir üyelerine zamanında kumpaslar kurarak cezalar yağdıran altmışın üzerinde savcı ve hâkimin FETÖ üyeliğinden ceza almış olması bile yeniden yargılamak için yeterli bir argümandır. Bilenler bilir, cezaevi yolları meşakkatlidir, zordur. Hele ki biz Konya’da ikamet ediyorken eşimin Adana Cezaevinde kalıyor olması daha da zor ve ayrıca meşakkattir. Zulüm üstüne zulümdür. Yani hasretimize hasret eklenmiş oldu. Zaten arada bir ziyaretine gidebildiğim eşimin ziyaretine pandemiden dolayı beş aydır gidemiyoruz. Çocuklarım ayda bir de olsa babalarını görebiliyor, babalarına sarılabiliyorlarken pandemi sürecinde çocuklarım bundan mahrum bırakıldı. Bu süreçte ancak haftada yirmi dakika telefonla görüşebiliyoruz. Bu bayramda biz yine babasız ve gözü yaşlı kaldık. Rabbimden bu zulmü bir an önce Müslümanların üzerinden kaldırması için dua ediyor ve sizlere yeniden ilgi ve hassasiyetinizden ötürü teşekkür ediyorum. Sesimize ses olan, adaletsizliği gündem etmek adına çaba ortaya koyan Akit’e de teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Biz af istemiyoruz. Sadece adil yargılanma istiyoruz.”
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

memleketim

YARGITAY 9.CEZA DAİRESİ BU NASIL BİR HUKUK ANLAYIŞI İLERDE SUÇ İŞLEYEBİLİR NE DEMEK HERKES SUÇ İŞLEYEBİLİR İLERDE KİMİN BAŞINA NE GELİR NERDEN BİLİNİR BÖYLE SUÇLAMA OLURSA HERKESİ KENDİNİZİDE CEZALANDIRIN OZAMAN..BÖYLE HAKİMLER VARMI YA ADALETSİZLİK NASIL YAPAR İNANILMAZ BİR SUÇLAMA
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23