Mazlumlara yargı zulmü sürüyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Anayasa Mahkemesi’nin “Hizb-ut Tahrir terör örgütü değildir” kararına rağmen mağduriyetler sürüyor. Hizb-ut Tahrir üyeliği davasından 7,5 yıl hapis cezası alan Nihat Kurtaran’ın eşi Emine Kurtaran yaşadıkları dramı şu sözlerle anlattı: “Bir yargı garabeti ile karşı karşıyayız. Bazı mahkemeler AYM kararına rağmen, yeniden yargılama taleplerimizi reddettiler. Bize bu zulmü yapanları Allah’a havale ediyoruz.”
Göksel Çağlav Ankara
Yargı reformları yapılsa da mahkemelerin farklı kararları devam ettiği sürece mağduriyetler oluşmaya devam ediyor. Türkiye’nin birçok şehrinde mahkemeler AYM kararının ardından Hizb-ut Tahrir davaları üzerinden cezaevinde yatanları tahliye ederken bazı mahkemeler, yeniden yargılama taleplerini bile reddediyorlar.
2,5 yıldır cezaevinde tutuklu bulunan Hizb-ut Tahrir üyesi Nihat Kurtaran’ın eşi Emine Kurtaran, Akit’e eşinin haksız yere tutukluluğunun devam ettiğini söyledi.
“AYM’nin Hizb-ut Tahrir’in terör örgütü olmadığına yönelik genel kurul kararından sonra hem bizler hem de cezaevlerinde olan diğer tüm 28 Şubat mağdurlarının aileleri büyük bir sevinç yaşamıştı. Yıllar sonra ilk defa hukuka uygun bir karar ile sevinmiştik” diyen Kurtaran, şunları söyledi: “Bu karardan sonra tüm hukukçular, haksız yere cezaevlerinde yatan Hizb-ut Tahrir’lilerin derhal tahliye edileceklerini, hatta bu kararın diğer tüm İslami davalardan uyduruk gerekçelerle yatan 28 Şubat mağdurlarına da emsal teşkil edeceğini söylüyorlardı. Ancak hiç beklemediğimiz bir yargı garabeti ile karşılaştık. Bazı mahkemeler AYM kararına rağmen, yeniden yargılama taleplerimizi reddettiler. Türkiye’nin birçok şehrinde mahkemeler, AYM kararından sonra Hizb-ut Tahrir davasından cezaevlerinde yatanları tahliye edip yeniden yargılama kararları verirken, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi gibi birkaç mahkeme AYM kararlarını görmezden gelerek yeniden yargılama taleplerimizi reddetti. AYM’nin genel kurul kararından sonra yedi sekiz tane daha AYM’den kurul kararları çıktı. Tüm kararlar da Hizb-ut Tahrir davalarında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Hizb-ut Tahrir’in terör örgütü olduğuna dair hiçbir delilin ortaya konulmadığını, kopyala yapıştır gerekçelerle kararlar verildiğini söyledi. Ama tüm bunlara rağmen eşim ve arkadaşları, AYM kararlarına itibar etmeyen mahkemeler tarafından cezaevlerinde tutuluyorlar. Defalarca avukatlar tarafından dilekçe verildiği halde Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi, ısrarla haksız ve hukuksuz yere bu zulmü sürdürmeye devam ediyor. Avukatımız, HSK’ya şikâyette bulundu. Ancak bu şikâyetten de şimdiye kadar bir sonuç çıkmadı” dedi.
FETÖ’cü hakimlerin büyük rolü vardı
FETÖ’nün yargıya sızmış hakim ve savcılarının Hizb-ut davalarında büyük etkisi olduğunu belirten Kurtaran, “Hayatında belki de hiç kimseyi incitmemiştir. Ama böyle bir kişi, eski Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin FETÖ’cü hâkimleri tarafından, şu ana kadar hiçbir suç işlememiş olsa da hiçbir şiddete bulaşmamış olsa da, ileride şiddete karışabilir diye uyduruk bir gerekçeyle yıllardır cezaevinde yatıyor. Ve maalesef sesimizi Akit gazetesi gibi birkaç yer dışında duyuramıyoruz. Bu vesile ile sizlere bir kez daha teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.