Margarin 1950'li yıllarda hayatımıza girdi...
İlk margarin, 1869’da Fransa’da iç yağı ile süt karıştırılarak yapıldı. 40 yıl sonra 1909'da hidrojenasyon tekniğine geçildi. Türkiye’ye margarin önce ithal geldi. Üretimine 1952’de başlandı ama ancak 1960'tan doymuş yağ içeriği azaltılmaya başlandı. 1970’lerde yumuşak margarin üretimine geçildi.
1995’e kadar hidrojenasyon ile margarinlerde % 5-10 kadar trans yağ oluştuğu bilinmiyordu. O tarihte Harvard Üniversitesi trans yağların tehlikeli olduğunu duyurdu.
Bu yağlar, LDL 'kötü' kolesterol seviyelerini yükseltip, HDL "iyi" kolesterol seviyesini düşürerek, kalp hastalığı, kalp krizi ve felce zemin hazırlamaktadır. Araştırmalar ayrıca, trans yağlarla, alzheimer, kısırlık ve bazı kanserler arasında bağlantı buldu.
Bunun üzerine margarinciler telaşa düştü. Türkiye’de de kargaşa 2007 yılı sonuna kadar "şöyleydi, böyleydi" denilerek devam ettirildi. Bugün de margarinlerde trans yağ vardır. Üretici firmalar tarafından "Ama % 1’in altındadır, yani yok demektir" diye izah edilmektedir.
Fakat bizde pek kimse gıkını çıkartmasa da eloğlunda yandaki kupürde görüldüğü gibi margarine karşı ciddi kampanyalar yürütülmektedir.