M. Kemal'in mektubu ortaya çıktı! "Çabamız Halifeyi kurtarıp bütün İslam dünyasına hakim olmaktır"

Habertürk yazarı Murat Bardakçı Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışından birkaç ay önce, son Osmanlı padişahı Vahideddin'e yazdığı mektubu yayımlandı.

23 Nisan 2019 Salı 20:04
M. Kemal'in mektubu ortaya çıktı! "Çabamız Halifeyi kurtarıp bütün İslam dünyasına hakim olmaktır"

Tarihçi Murat Bardakçı, 2 gün önce yazdığı yazısında, M. Kemal'in, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışından üç ay önce, 19 Ocak 1920’de son Osmanlı padişahı Vahideddin'e yazdığı mektubu yayımladı. Kuvâ-yı Milliye’nin amacının padişahın kurtarılarak, halife sıfatıyla bütün İslam dünyasında hâkimiyet kurmasını sağlamak olduğunu söyleyen M. Kemal mektubunda çarpıcı ifadelere yer veriyor.

İşte o yazı: 

İki gün sonra, Büyük Millet Meclisi’nin açılışının üzerinden 99 sene geçmiş olacak…

O gün yazım olmadığı için Meclis’in açılışından imdi bahsedecek ve Mustafa Kemal Paşa’nın açılıştan üç ay önce Ankara’dan Yıldız Sarayı’na, zamanın hükümdarı Sultan Vahideddin’e iletilmek üzere padişahın başyaveri Naci Bey’e gönderdiği bir mektubu yayınlayacağım.

Paşa, 19 Ocak 1920’de kaleme aldığı mektubunda Kuvâ-yı Milliye’nin tek arzusunun İstanbul’da kalan padişahın kurtarılması ve halife sıfatıyla bütün İslam dünyasında hâkimiyet kurmasını sağlamak olduğunu söylüyor. Daha sonra, arkadaşı Rauf Bey’i yani “Hamidiye Kahramanı” ve Meclis hükümetinin ilk başbakanlarından olan Rauf Orbay ile eski valilerden Bekir Sami Bey’i hükümdara gelişmeleri anlatmaları İstanbul’a gönderdiğini yazıyor ve padişahtan heyeti kabul etmesi ricasında bulunuyor.

Büyük Millet Meclisi, bu mektubun yazılmasından üç ay sonra açıldı. Anadolu, 23 Nisan 1920’de o güne kadar gerek Selçuklu, gerek Osmanlı devirlerinde hiçbir vesileyle bu derece tantanalısı yapılmamış dinî bir merasime sahne oldu…

İşgale uğramamış bütün vilâyetlerde hatimler indirildi, Buharî-i Şerîfler okundu, dualar edildi ve asıl büyük merasim, Ankara’da yapıldı. Cuma namazı Hacı Bayram-ı Velî Camii’nde kılındı, namazdan sonra sakal-ı şerif ile sancak-ı şerif çıkartıldı, ilk meclis binası olarak kullanılacak olan İttihad ve Terakki Klübü’ne bu dinî sembollerle beraber yüründü, binaya girişten önce tekrar dualar edilip kurbanlar kesildi ve içeriye kurbanların kanları üzerinden sekilerek girildi.

Mustafa Kemal Paşa, 19 Ocak 1920’de yazdığı mektubunda “Anadolu’daki çabalarımız padişahın özgürlüğünü ve hakimiyetini yeniden elde etmekten ibaret değildir, hükümdarı bütün cihanda hâkim kılmaya çalışıyoruz” diyor ve bu arzularının Sultan Vahideddin’e iletilmesini istiyordu.

Padişahı kurtarma” hedefi sonraki günlerde yaşananlar yüzünden “Padişahtan kurtulma” halini alacak ve Cumhuriyet’e uzanan yolu açacaktı…

Mustafa Kemal Paşa’nın orijinali daha önce bende bulunan ve bir devlet müessesesine 50 sene boyunca açılmamak kaydıyla bağışladığım başka bazı belgelerle beraber hediye ettiğim bu mektubu, siyasî şartlar ile mecburiyetlerin zaman içerisinde nasıl değiştiğinin mükemmel bir örneğidir.

Paşa, ağdalı bir üslûpla kaleme aldığı mektubunda günümüzün Türkçesi ile bakın neler diyor…

KUVÂ-YI MİLLİYE MÜJDESİ!

“Padişah hazretlerinin yaveri Naci Beyefendi’ye:

Muhterem Beyefendi,

Varlığını korumak ve geleceğinin selâmetini sağlamak için maddî ve manevî bütün kuvvetlerini birleştirmek suretiyle Allah’a hamdolsun genel siyasî vaziyetimiz üzerinde şükredilmesi gereken iyi etkiler yaratmış ve özel anlaşmalarla defalarca getirilen taksim arzularını gerçekleşme zemîninden uzaklaştırmaya muvaffak olmuş bulunan Kuvâ-yı Milliye’nin asıl hedefi ile gayet kutsal gayesi, Osmanlı milletinin en büyük ve en muhterem gerçek temsilcisi olan heybetli padişah hazretlerini istiklâlinin ve hakimiyetinin üzerine gelebilecek her türlü etkiden ve kusurdan korumaktır.

Temsil hey’etimiz, Türkiye’nin padişahı olan ve mukaddes İslâm’ın halifesi sıfatıyla bütün İslam âleminin vicdanî bağlılığını yüce makamında birleştiren efendimiz hazretlerinin değil yalnız Anadolu ve Rumeli’deki, sınırlarımız içerisinde bulunan vatanın her yerinde, hatta bütün İslâm dünyası üzerinde madden ve mânen hâkim ve söz sahibi olmasını bütün Asya’nın geleceği adına yegâne kurtuluş çaresi olarak düşünerek çalışmalarını geniş bir ‘ümmet’ siyasetine çevirmiş, doğrudan doğruya Hilâfet makamının korunmasını ve bağımsızlığını gaye kabul eylemiştir.

Şahsen, zât-ı âlîlerinin vicdânını temsil heyetimizi meydana getiren şahıslardan herbirine ve özellikle de bu sarsılmaz kanaatimize şahit olarak gösteririm. Vaktiyle padişahımızın ayak toprağına bizzat kabul şerefine erdiğim zaman arzettiğim bu düşünce ve bağlılık, Anadolu’da ortaya çıkan ve bütün şerefi ile gücü padişahın namlı ismi ile münasebeti bulunan çalışmalarla kuvvetlenmiştir. Meslek ve kanaatimin değişmesinin sözkonu olmadığı esasen yüksek bilgileriniz dâhilindedir. Dolayısı ile bu hususu da padişahımızın ayağının toprağına tekrar arzedip ulaştırmanızı faydalı görüyorum.

Anadolu’da büyük bir itimat ile arzettiğim kutsal gaye etrafında teşkilâtını düzenleyip yoğunlaştıran Kuvây-ı Milliye’nin artık tamamen ve bütün köyleri de içerisine alacak biçimde şekillendiğini, dolayısı ile padişahın dokunulmazlığı ve hâkimiyeti uğrunda canını fedâ etmeye istisnasız bütün milletin güçlü bir anlayışla hazırlanmış olduğunu arzedip müjdelerim. Başta vicdanlarındaki dinleri ve nihâyetsiz bir kölelik duygusu ve sadakatle hâkim padişahları olduğu halde milletin tamamının bugün gösterdiği birlik ve uyum, gelmesi yakın olan barışın şartları hakkında ümitler vermekte olduğu gibi, bilhassa gelecek için de büyük gelişmeler vaad etmektedir.

Bir haftadan buyana toplantı hâlinde olan İstanbul’daki Meclis’te de aynı gaye ve emeller etrafında kuvvetli bir çoğunluk hâlinde dayanışma birliği ortaya çıkmıştır. Mütün millî teşkilâtların bu çoğunluğa kuvvetle bağlılığı, hilâfet makamının sahibi olan heybetli padişahımızın devletle ilgili düşüncelerini, tebâsının mevcudiyetini ve Allah tarafından korunmakta olan memleketinin bütünlüğünü her zamandan ziyade emniyet altında bulundurmaktadır.

Millî teşkilâtımızın yüzyüze bulunduğu amaçlarla millî ve siyasî konulardaki genel durumumuza ve padişahın isteklerine bağlı olan temel düşüncelerimize dair ayrıntıyı ve açıklamaları padişahımınız ayağının toprağına yakından arzetmek üzere eski Denizcilik Bakanı Rauf Beyefendi ile padişahımızın valilerden Bekir Sami Beyefendi, İstanbul’a gittiler. Padişah tarafından kabul edilme şerefine nâil olmalarının sağlanmasını istirhâm ederim.

Âcizleri, halife hazretlerinin gökyüzü seviyesindeki sarayının eşiğine bizzat yüz sürmek şerefinden mahrum kalmanın daha fazla devam etmeyeceği ümidi ve her zaman tekrarladığın sadakat ve bağlılık duygularımın sonsuz olduğunu padişahın huzuruna bir defa daha sunmayı başarma fikriyle bahtiyâr olarak çok yüksek tâzimlerimi takdime aracılık etmenizi rica eylerim efendim.

Mustafa Kemal”

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 23 Nisan 2019 Salı 20:04

YORUM YAZ

  • 145314531 ay önce
    Hatta Nutuk'da ki ifadesinde,Halifelik ve padişahlıkla ve halife ve padişahla bu kadar çok ilgilenilmesi sakıncalıdır.Eğer amaç bugünkü halife ve padişaha olan bağlılığı bir daha söyleyip belirtmekse bu kişi HAİNdir.
  • 145314531 ay önce
    Böyle bir mektup yoktur,varsa da uydurmadır.M.Kemal 20 Ocak 1921'de Meclisten çıkan Anayasanın maddelerini Nutuk'ta açıklar ve devamında Anayasa Komisyonu'nun görüş ve düşüncesini mecliste açıkladığını,meclis üyelerinin Komisyonun düşüncelerini eksik bulduklarını,Birinci maddenin başına. " Halifelik ve padişahlığın kurtulmasına,yurt ve ulusun bağımsızlığının sağlanmasına kadar " ifadesinin eklenmesi gerektiğininistendiğini ifade etmektedir,yani mektuptaki ifadeler aslında Anayasa görüşmelerinde meclis üyelerinin isteğidir.
  • OSMANLI OSMANLI 1 ay önce
    Burda kimi aklamaya çalışılıyormadem halifeyi kurtarma operasyonu , halifeyi benmi yıktım , Alfabeyi , şapka devrimini kim getirdi , ezanı kim Türkçeye çevirdi .
  • erol alıcıerol alıcı1 ay önce
    evet, aynısını bu gün ki yönetimden bekliyoruz, onlarda artık din in siyasete alet edilmemesi gerektiğini, yaradanın bütün canlıların ve bilhassa insanların yaradanı olduğunu, her insanın inancının kutsal olduğunu ve buna laik likdenildiğini, böyle muhteşem bir mektupla halkımıza bildirmesi
  • lütfi demirlütfi demir1 ay önce
    varsayalım doğru mektup 1920 de yazılmış. mektubun tersi icraatler ne zaman başladı 1923 1924 te yani buram buram takiyye kokan bir mektup. birde mektubun 4. prağrafını iyi okuyun orada şifre vermiş zaten m.kamal....., '''bilhassa gelecek içinde büyük gelişmeler vaad etmektedir.''' cümlesi çok şeyi açıkça ifade ediyor. anlayanasaygıalrımla
  • takiyye yapmatakiyye yapma1 ay önce
    Güzel uydurulmuş bir hikaye, ne de şirin gösterilmiş...
  • egeege1 ay önce
    AYNENNN. ZATEN TÜRK TARİHİNİ İNGİLİZLER YAZDIĞI İÇİN BU GERÇEKLERİ SAKLAMIŞLAR.O ZAMAN ATATÜRKÜN ETRAFINDAKİLER İNGİLİZ DOSTU İSLAM DÜŞMANLARI ÇOKTU. AYNEN BU GÜNDE DEVŞETİMİZİ CANLA BAŞLA İDARE EDEN VATANSEVERLERE İHANET EDEN PARTİLERİ PARTİ BAŞKANLARINI SİYASETÇİLERİ GÖRÜYORUZ. FİLİM AYNENDEVAM EDİYOR. SENARYO AYNI OYUNCULAR DEYİŞİK.
  • Fırat KalkanıFırat Kalkanı1 ay önce
    Atatürk kadar başınıza taş düşsün diyenlere, ..diğinizde kimin başına taş düşmüş iyi öğreneceksiniz..Allah, Atatürk kadar başınıza taş düşsün diyenleri Atatürk ile haşr eder inşaallah.
  • YokyaaYokyaa1 ay önce
    Bunlar Atatürk 'ün ifadeleri olamaz. Türkiyenin Padişahı diye bir şey de söz konusu olamaz. Bardakçı 2-3 bardak devirmiş ,yazmış.
  • KocayusufKocayusuf1 ay önce
    İnandırıcı olmak için, mektubun orijinalinin fotoğrafı veya fotokopisigörüntülenmelidir...
  • antipaganantipagan1 ay önce
    Alamet-i farikası hile ve aldatmaca olan Süfyan lanetullahı aleyh, 1. Meclise darbe yapıp kapattırdığı ve mebuslarını tek tek kendi atadığı 2. Meclisi açtığı zamana kadar halifeye biatkar görünmüş İslam düşmanı bir münafıktı. 2. Meclisi kurduktan itibaren bütün dinsizliğiyle milletin dini ve ahlaki değerlerinin üzerine salyalar içinde saldırmıştır. O menhus, hilafeti de 2. Meclisten sonra kaldırdı.
  • KızgınKızgın1 ay önce
    Doğru olabilir bu mektup ama yazılış gayesi nedir ,ne kadar samimidir.? Belki de belli bir zanana kadar vahdettin in ve niyeti padişahı kurtarmak olan kuvvayı milliyenin desteğini almaktı, çünkü güce ihtiyacı vardı bu direnişi kontrol altına alması gerekiyordu sadece vahdettin e biat edecek bir kuvvayı milliye işine gelmezdi ve sonuç olarak vahdettin kimbilir ne yalanlarla kandırıldı da belkide dönmek umuduyla İngiliz gemisiyle vatanı terk etmek zorunda kaldı.
  • end. mühendisiend. mühendisi1 ay önce
    islam alimleri dünya düz demiştir.(suyuti, kurtubi vb.) kuran dünya yuvarlak demez. dünya düzdür dönmez yörüngede gitmez. hepsinin ispatı vardır. 40 yaşıma kadar okudum. anlatılan her şeyin yalan olduğunu anladım. düz dünya videolarını izleyin anlayın.
  • Kaktus SydneyKaktus Sydney1 ay önce
    Bu mektubu Sn Bardakci kaleme almis olmali. Halifeligin kaldiran birine boyle guzellemeler yazmak yeni moda herhalde. Bu millet Osmanli ya ne oldugunu ve kimleri yaptigini biliyor, koruma kanunlari ile korundugu dusunulur ancak Allah Subhana Teala Hakk i, gercegi buyurandir.
  • KEMALİSTKEMALİST1 ay önce
    "Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir! Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır" Bir ikincisiAtatürk'ün Türk Tarih Kurumu'nun merkez binasında mermer levhalara kazınan şu sözü bu mektuptan alınmış mı çöpten müzayeden vs...bakmak lazım?.DÜŞMANLIK YAPARKEN BİLEBOŞ KONUŞMAMAKLAZIM...!!!
  • AliAli1 ay önce
    Halifelik kaldırılmadan İngilizler Lozanı imzalamamıştır. Bunu bir düşünün acaba neden.
  • VolkanVolkan1 ay önce
    Atatürk kadar başınıza taş düşsün.
  • SelimSelim1 ay önce
    Şimdi mal solağın biri çıkar ee M.Kemal bunu aslında İngilizleri kandırmak için böyle yazmış der. Ve dolayısı ile taptıkları adamın kendi el yazsısı ile yazdıklarına dahi inanmaz, inanamaz neden çünkü onların inandıkları çok farklı. ONların kafalarındaki Atatürk çok farklı.
  • AHMEDAHMED1 ay önce
    Türkiyede bazı şeyleri gerçekleştirmek için takiyye yapmak zorunlu idi.Bazıları çok güzel takiyye yapmıştı.
  • AbdurrahimAbdurrahim1 ay önce
    Bardakçı gol attı. Uzun zaman götürdüğü güven ile, Atatürk'ü aklama girişimlerine başlamış oldu. Yedik mi yedik
  • Yeniden Kuva-yı Milliye Yeniden Kuva-yı Milliye 1 ay önce
    Yalan yazan tarih utansın. Yakın tarih mutlaka yeniden yazılmalıdır.Gerçekler bütünçıplaklığı ile ortaya çıkarılmalıdır.Kimler hans kimler HASAN, kimler yahudi ve hristiyan kimler MÜSLÜMAN. ATAM ABDULHAMİD HAN'ı, bana ve bu millete kızıl sultan olarak sunan, sabetaist yahudi olan güya tarihçi müsveddelerinin canları CEHENNEME.
  • Leventbay Leventbay 1 ay önce
    Bardakçı nın ben me oldugunu hala anlamış degilim . Ben bu mektup hikayesine inanmadım . İnanada engel olmam .
  • asımın sesiasımın sesi1 ay önce
    hakikaten bunları o mu yazdı, Balıkesir paşa camisinde cuma günü imam olup namaz kıldırıphutbe okuyup denize mayoyla giren kadınları tehdit eden, kim di?? bunları yapanla cumhuriyet sonrası yapılanlar nasıl örtüşür nasıl açıklanır??? Ecevit Vahdettin hain değil demekle yakın tarih bilgilerimizi alt üst etmemiş miydi??? o hain değilse kim ne?? M. Kemal in vasiyeti var mı?? varsa neden açılıp açıklanıp yerine getirilmez.?? bunu yapmayanlar Atatürkçü olur mu?* ona ihanet etmiş olmaz mı ?? İngilizlerin onun aslını alıkoyup döplörünü gönderdikleri dedikodusu doğru mu ?? neden yakın tarihle ilgili yaşlılarımızın anlattıklarıyla kitaplarda yazılanlar zıd ?? soru çok bir an önce şahitler ve belgeler ışığında yakın tarih yeniden yazılıp çocuklarımız doğru bilgilendirilmeli. toplum gereksiz tartışmalardan kurtarılmalı. M. Kemal laiklik üzerinden toplumun bölünmeye çalışılmasına onu kullanarak toplumda yanlış algı oluşturmaya çalışanlara engel olunmalı.
  • DadaşDadaş1 ay önce
    Gül gül öldük, bizde yedik yani....
  • O zamanO zaman1 ay önce
    bu yazıyıanıtkabire asmak lazım puhahaha
  • Rasim DUMANRasim DUMAN1 ay önce
    Ve sadece 3 sene sonra, padisah Vahideddin, hayati tehdid edilerek, memleketi terk'e mecbur birakildi, muteakiben de, Hilafet lagv'edildi. Bunlari da, "oteki" Mustafa Kemal yapti. Simdi soru su : Gercek Mustafa Kemal, hangisi...?
  • GerçekGerçek1 ay önce
    Mustafa Kemal neden fikir değiştirdi yoksa İngiliz ler yerine sahtesinimi koydu.
  • ZiyaretçiZiyaretçi1 ay önce
    E simdi buna da inanın cahilller. Hani canı pahasına cepheden cepheye koşan ATATÜRK için İNÖNÜ icin ileri geri konuşan iktidar, ne oldu da birden degisti. Simdide ATATÜRKÜMÜZ padisahçı yapmaya çalışıyorlar. Şasırmayın. Dün fetullah ile kolkolaydı sonra fetö oldu. Yanar doner yani. onlar KANDIRILDI siz kanmayın
  • aliali1 ay önce
    Yani....
  • mehmedmehmed1 ay önce
    halifeliğin kaldıran kim ? milleti kandırmayın

Günün Özeti

Günün Karikatürü

26 Mayıs 2019