Laikçi yobazlar ikiyüzlülükte sınır tanımıyor! Mini etek serbest, takke suç Adaletiniz batsın!
Milletin manevi değerleriyle kavgalı olan ve 28 Şubat’ın karanlık günlerini arzulayan laikçi yobazlar ikiyüzlülükte sınır tanımıyor.
ÖZEL HABER
Katıldığı bir duruşmada ultra mini etekle savunma yapan avukata, kıyafetinin “Mevzuata aykırı” olduğunu hatırlattığı için hakim Mehmet Yoylu'yu linç eden ve açığa alınmasını sağlayan malum zihniyet, İslami hassasiyetleri gözeterek giydiği kıyafetler yüzünden mütedeyyin bir avukatı hedef tahtasına oturttu. Daha önce “Avukatlık Kanunu” gerekçe göstererek mini etek uyarısı yapan hakim Yoylu’yu görevinden eden laikçi azınlık yine aynı kanun üzerinden bu sefer başında takke olan avukata çullandılar.
BU NASIL AVUKAT
Savcılığa ifade vermek için gittiği Adliye binası avlusunda gördüğü mütedeyyin avukatın fotoğrafını gizlice çeken ve sosyal medya platformu ‘X’te paylaşarak meslektaşına saldıran laikçi Av. Sıla Ateş, nefret kustu. Temel insan haklarını ve özgürlükleri yok sayan bağnaz avukat Ateş, Müslüman avukata yönelik şu skandal ifadeleri kullandı: “Aynı gün aynı savcıya ifade vermek için sıradaydık fotoğraftaki sarık takmış meslektaşla. Ben kafamdaki güneş gözlüğünü dahi saygımdan çıkardım kendisi ise sarıkla girdi ifadeye. Şimdi soruyorum mesleğe, hukuka ve hukukun üstünlüğüne saygı duymadan hukuk yerine getirilir mi?”
BUNLAR NASIL İNSAN?
Laikçi avukat Sıla Ateş’in nefret söyleminin, benzer görüşteki avukatlarca savunulması ise şaşırtmadı. Konu “mini etek” olunca mangalda kül bırakmayan zihniyete mensup Av. Kerim Bahadır Şeker de özgürlüklere tahammülü olmadığını gözler önüne serdi. Ateş’in skandal tweetini alıntılayan Şeker, Hıristiyanlardan kopyalanan avukatlık cübbesinin giyilmesinde sakında görmezken, Müslümanların takkesine tahammülü olmadığını açıkça ifade etti. Avukat Şeker, mevcut genel başkanı CHP genel merkezinde belirlenen Türkiye Barolar Birliği’nin kararına atıfla yaptığı paylaşımda, takkeye olan karşıtlığına şu sözlerle kılıf uydurmaya çalıştı: “Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 20. maddesinde: "Avukatlar ve avukat stajyerleri, mesleğe yaraşır bir kılık ve kıyafetle (Mülga: Danıştay Sekizinci Daire 12.11.2014 tarih ve 2012/5257 E, 2014 8567 K. sayılı kararı ile bu maddede yer alan “başları açık” ibaresinin kaldırılmasına karar verilmiştir) mahkemelerde görev yaparlar. Duruşmalara, Türkiye Barolar Birliği’nce şekli saptanmış cübbe ile ve temiz bir kıyafetle çıkarlar." denilmektedir.
İlgili Danıştay kararını incelediğimizde; erkek avukatlar için: "İklim ve mevsim koşullarının elverdiği ölçüde kravat takarlar." düzenlemesi hüküm altına alınmıştır. Fotoğraftaki mevsimsel koşullar "SARIK" için uygunsa, kravat için de uygun olmalıdır :)
Dolayısıyla meslektaşımın paylaşımında hiçbir hukuka aykırı ibare olmamakla birlikte; şahısların da yüzleri sansürlenmiş, isimleri verilmemiş bulunduğundan dolayı Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçuna ilişkin değerlendirme hayatın olağan akışına, mantık fizik kurallarına aykırı olacaktır.
Savcılığa suç duyurusu yapılırsa= Takipsizlik ✅
Barolara Avukat Şikayeti yapılırsa= Sonuçsuz❌
- İncelemek isteyenler için de Danıştay kararını buraya bırakıyorum:
KANUNUZ BATSIN
Skandal paylaşımlar kamuoyunda tepki çekerken, mahkemede mini etek şovuna özgürlük isteyen, sıra takkeyle adliyeye gelen avukatı gördüklerinde ise kırmızı görmüş boğaya dönen laikçi azınlığın çifte standardını bir kez daha gözler önüne serdi.

