Kur'an öğretti diye yıllardır cezaevinde!
28 Şubat zulmünün doruğa ulaştığı 2000 yılında Bursa Gemlik’teki Hacı İzzet Camii’nde talebelere Kur’an-ı Kerim dersi verdiği gerekçesiyle soruşturma geçiren, 2013 yılında ise FETÖ’nün zulüm mangasına dönüşen Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin kararıyla tutuklanan Ahmet Kurt yıllardır adalet bekliyor.
28 Şubat’ın soğuğu, o zulüm günlerinde, gerçekleştirdikleri İslami faaliyetlerden dolayı cezaevlerine atılan Müslümanlar üzerindeki etkisini sürdürüyor. Bunun bir örneğini de 28 Şubat sürecinde Bursa’da bir camide talebelere Kur’an-ı Kerim okuturken gizlice çekilen fotoğrafı suç sayılarak “Hizbullah Örgütü Üyesi” denilen ve uzun yıllar suren yargılama neticesinde 2013 yılında tutuklanan Ahmet Kurt oluşturuyor. Yıllardır Bandırma 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde adalet bekleyen Kurt’un, bu sure zarfında birçok hukuksuzluğa uğramasının yanı sıra denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakılmasının da cezaevi müdürü tarafından engellendiği bildirildi.
SUÇ DELİLİ KUR’AN OKUTMAK!
İddialara göre Bursa’nın Gemlik ilçesinde esnaflık yapan 46 yaşındaki Ahmet Kurt, 28 Şubat sürecinin despot yüzünü gösterdiği 2000 yılında Hacı İzzet Camii’nde talebelere Kur’an-ı Kerim öğrettiği esnada gizlice çekilen bir fotoğrafı ile “sanık” durumuna düştü. Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye’de Kur’an öğretmenin suç sayıldığı günlerde bu gerekçeyle hakkında dava açılan Ahmet Kurt’’un tutuklu yargılanmasını gerektirecek deliller bulunamadıği için yargılama uzun sure tutuksuz olarak devam etti. 28 Şubat’ın zulüm günlerinin ürünü olan yargılama dosya bir türlü kapanmadı ve tam zamanaşımına uğrayacağı süreçte Kurt ve ailesi şok bir kararla sarsıldı. Gezi kalkışmasının başladığı 2013 Mayıs’ının 13’ünde, FETÖ’nün zulüm mangasına dönüşen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Kurt hakkındaki tutuksuz yargılama kararını aleyhte bozarak 4 yıl 8 ay hapis yatmasına hükmetti.
SAHURA YASAK, MEKTUP VE FAKSLARA ENGEL
Cezasının 2 yılını Bursa Cezaevi’nde geçiren Kurt ardından Bandırma 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne nakledildi. Burada cezaevi yönetiminin baskılarıyla karşılaşan Kurt’a Ramazan ayında sahur yemeği dahi verilmedi. Cezaevi Müdürü Ömer Ateş, tüm ikazlara rağmen bu uygulamayı iki hafta boyunca sürdürdü. Sahur zulmünün basına yansıması üzerine ikinci haftanın ardından Kurt ve cezaevindeki diğer hükümlülere sahur yemeği verildi. Kurt’a yönelik baskılar bununla sınırlı değil. Ahmet Kurt, bir fotokopi çektirmek için günlerce bekletiliyor. Tek suçu Kur’an öğretmek olan Kurt’un yolladığı mektup ve fakslar yerine ulaştırılmıyor. Birçoğu postaneden geri dönen mektupların azımsanmayacak bir kısmı da hiçbir gerekçe gösterilmeden yok ediliyor.
DENETİMLİ SERBESTLİK HAKKI ENGELLENİYOR
4 yıl 8 ay olan ceza süresinin son bir yılını denetimli serbestlik şartıyla tutuksuz olarak geçirmesi gereken Ahmet Kurt’a, cezaevinde 3 yıl geçirmiş olmasına rağmen bu hak da tanınmadı. Kurt’un avukatı tarafından yapılan başvuru, sözde “Hizbullah Örgütü” ile olan bağının kesilmediği gerekçesiyle reddedildi. Kur’an öğrettiği için tutuklanan Kurt’un Hizbullah üyeliğinin kesilmediğine ise Trabzon’da 85 yaşındaki annesiyle, eşiyle ve çocuklarıyla yaptığı telefon görüşmeleri delil olarak gösterildi. Bandırma Cezaevi yönetimi, “örgüt üyeliği devamının” bir diğer delili olarak ise; Ahmet Kurt’un vasisi olarak işlerini yürüten amcasının oğlu Veysel Kurt’un, cezaevinde geçmimini sağlaması için kendisine yaptığı parasal yardımı öne sürdü.
MÜDÜRÜN EMEKLİLİĞİ YANMASIN DİYE!..
Annesi, eşi, çocukları ve yeğeni ile yaptığı telefon görüşmeleri ve para yardımını “örgüt üyeliği” olarak sayan Bandırma 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi Müdürü Ömer Ateş’in, denetimli serbestlik uygulamasına karşı çıkmasının farklı bir nedeni olduğu da iddialar arasında. İddiaya göre Müdür Ateş, 5 ay sonraki emekliliğinin sıkıntıya girmemesi için mahkum Kurt’a bu hakkı tanımıyor. Müdür Ateş’in, Kurt’a denetimli serbestlik hakkı tanımasına; cezaevinde yakın süre içerisinde denetimli serbestlik süresi gelen 20’ye yakın PKK’lı için de emsal teşkil edebileceği için karşı çıktığı, bu mahkumların denetimli serbestlik zamanlarında herhangi bir suça karışmaları durumunda kendisinin de başının ağrıyacağı ve 5 ay sonraki emekliliğinden faydalanamayacağı endişesini taşıdığını yakın çevresine bildirdiği öne sürülüyor.
MÜDÜR SUSTU
Konuya ilişkin görüştüğümüz Bandırma 2 Nolu T Tipi Cezaevi Müdürü Ömer Ateş iddiaları cevapsız bırakarak, “Ben yasal mevzuatı uyguluyorum. Sana bilgi vermek zorunda değilim. Ne yaparsanız yapın, sonrasında ben tekzip hakkımı kullanırım.” dedi.
CEZAEVİ MÜDÜRÜ KHK’YI ÇİĞNİYOR
Yayımlanan 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 1 Temmuz 2016’dan önce tutuklanan mahkumlar için, cezalarının 1/2’sini infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanma hakkı tanındı. Cezasının son bir yılını denetimli serbestlik şartı ile tutuksuz olarak geçirmesi gereken Ahmet Kurt, yayımlanan KHK ile yarı yarıya olarak belirlenen denetimli serbestlik için belirlenen ceza tamamlama süresini aşmış olmasına rağmen hâlâ Bandırma T Tipi Cezaevi’nde tutsak ediliyor.
