Korona Öncesi ve Korona Sonrası
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gazetemiz okurlarından Zekeriya Yıldız, "Korona Öncesi ve Korona Sonrası" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
Maddileşen/haz dünyasını, önüne katıp kovalayan küçücük virüs/askerinin zaferi hakikaten mucizevi görünmüyor!
Evet, korona bir mareşalden daha celalli haşmetiyle tüm coğrafyaları teftiş ediyor. Kral- kraliçeler, kudretli bilinen devlet idarecileri ve tüm şöhretliler, endişe, korku ve tedirginlik içinde, kapılarının arkasında gelecek haberlerle esas duruşta bekliyorlar…
Karun’lar, Firavun’lar, Nemrut’lar, Deccal’lar ve bunları takip edenlerin içine düştükleri dehşetin resim ve haberleri, koronanın saltanatını her gün yeniden, yeniden gözler önüne seriyor.
Yakın tarihimizin büyük olayları, savaşları, ekonomik krizleri ve tüm zalimleri koronayı kıskanıyorlar…
Öyle zannediyorum ki, korona ile yepyeni bir çağa, bir döneme gireceğiz; “korona öncesi ve korona sonrası” diye.
Hiçbir şey korona öncesi gibi olmayacak.
Artık hiçbir şey korona öncesi gibi olmayacak. Tarihçiler; siyasetten, bilimden, teknolojiden, kültür- edebiyat, sanattan, Mekke’den, Medine’den, camiden ve cemaatten bahsederlerken, “korona ve sonrası diyerek zamana büyük bir sınır çizecekler.
Tüm bilgilerin, medeniyet ve sosyal hayatların, siyasi kararların, inanç ve görüşlerin tepeden tırnağa yeniden sorgulanacağı bir çağa giriyoruz. Mutaassıp geçinen “secdesizlerin” korona mucizesi karşısında secdeye gideceği şu zaman diliminde; enaniyetin / kibrin zirvesinden inmeyenlerin endişe, hatta korkudan kendilerini karantinalara / kapı arkalarına hapsetmeye başladığı önemli bir zamandan bahsediyoruz.
O büyük, büyük (ZALİM) devletlerin savaşları ve silahlarıyla başaramadıkları değişimi gözlerimizle açık seçik seyrediyoruz.
Irkçı Batı insanının, doğu insanı üzerinde denediği hegemonyalar, kartona dönüşerek tutuşacakları günlerden bahsetmek artık hayal değil.
Korona insan nefsinin zaaflarına öyle darbeler indiriyor ki; hedeflediği fıtri zemine kadar gideceğe benziyor.
Büyüksün Allah’ım!
Sonsuz bir ilim, irade ve kudrete malik olan şu kâinatın “Sahibi”, her yarattığında, bizim bilemeyeceğimiz ne kadar gayeler ve hikmetler yüklemiştir…
Geçmiş peygamberlerin isyankar ümmetlerine çeşitli musibetlerle imtihan eden; Nuh tufanı, firavun ve kavmini çekirge ve bit belasına maruz bırakan Allah, elbette “Ahirzaman” insanlarının en dehşetli isyan ve günahlarına karşı mikrop ve virüs ordularını sevk edecek ve hiç görülmemiş bir virüs çeşidiyle niçin cezalandırmasın?
Koronanın, 7.5 milyar insanı endişe ve korku içinde böyle teslim alıp evlere hapsedeceğini önceden kimse hayal edebilirdi?
Allah’a kul olmak ile hür olmayı karıştıran; kalbim temiz diyen; camisiz, cemaatsiz, tesettürsüz, helalsiz, namaz sız, Kur’an’sız; kuralsızlar, ya da hiç tanımayanlar; bir virüsün boşalttığı sokakları, caddeleri ve meydanları perde arasından seyrederken, minarelerden yükselen dua ve tekbirler…; Allah’ın azametini haşir meydanına varmadan dünya gözüyle seyredebilen Müminlere selam olsun!..