Van’ın Saray ilçesinde başıboş sokak köpeklerinin saldırdığı 5 yaşındaki Hamza Özsoy’un hayatını kaybetmesi, gözleri köpek terörü ve arkasındaki mama lobisine çevirdi. Geçen yıl en az 66 çocuk köpek saldırısında yaralanırken, 8 kişi de hayatını kaybetti. Başıboş köpeklerin arkasında mama lobisinin olduğunu vurgulayan Avukat Aslıhan Ergün, köpek terörünün önlenmesi gerektiğini belirtti.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Geçtiğimiz günlerde Van’ın Saray ilçesinde başıboş sokak köpeklerinin saldırdığı 5 yaşındaki Hamza Özsoy hayatını kaybetti, 10 yaşındaki kuzeni Ayaz Özsoy da yaralanması gündemdeki yerini koruyor. Kamuoyuyla paylaşılan verilere göre, başıboş köpek saldırıları sebebiyle yıl içerisinde can kayıpları ve yaralanmalar yaşanmaya devam ediyor. 2025 yılı boyunca medyaya yansıyan verilere göre; 230 vakadan 182’si doğrudan saldırı içerirken, saldırılar ve bağlantılı trafik kazaları nedeniyle toplam 12 kişi hayatını kaybetti, 225’i aşkın vatandaş ise yaralandı. Verilere göre saldırılar sonucu 2 yaşındaki Rana El Selci, 6 yaşındaki Fatma El Muhammed, 12 yaşındaki Eslem Teker ve 72 yaşındaki Mustafa Ö. yaşamını yitirdi. Saldırılarda 60’ı çocuk, 100’ü yetişkin olmak üzere 160’tan fazla kişi çeşitli derecelerde yaralandı.
KUDUZ VAKALARI ALARM VERDİ
2025 yılında başıboş köpeklerle ilgili vakalar yalnızca saldırılarla sınırlı kalmadı. Türkiye’nin bazı bölgelerinde kuduz vakaları da gündeme geldi. Medyaya yansıyan 230 olaydan 3’ünün kuduzlu başıboş köpek saldırısından kaynaklandığı belirtildi. Özellikle Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde yaşanan saldırılarda 3 çocuk yaralanırken, bölgede riskin artması üzerine iki mahallede karantina uygulaması başlatıldı.
TRAFİK KAZALARINDA 8 CAN KAYBI
Başıboş köpeklerin neden olduğu trafik kazaları da ağır sonuçlar doğurdu. 2025 yılı içerisinde kayıtlara geçen 47 ayrı trafik kazasında, biri anne karnındaki bebek olmak üzere 8 kişi hayatını kaybetti, 65’ten fazla kişi yaralandı. Yaralılar arasında çocukların yanı sıra yabancı turistlerin de bulunması dikkat çekerken, yaşanan olayların Türkiye’nin güvenli ülke imajına zarar verdiği değerlendirmeleri yapıldı.
EN AZ 66 ÇOCUK YARALANDI
2025 yılı genelinde başıboş köpek saldırıları ve bağlantılı kazalar sonucu hayatını kaybedenlerin arasında biri anne karnında, biri 2 yaşında olmak üzere 2 çocuk bulunuyor. Toplam yaralı sayısının 225’i aştığı, bunlardan en az 66’sının çocuk olduğu ifade edilirken, olayların yalnızca insanları değil ekonomik hayatı da etkilediği belirtildi.
CAN KAYIPLARI HER YIL ARTARAK DEVAM EDİYOR
Öte yandan 2020 yılından bu yana basına yansıyan başıboş köpek saldırılarına ilişkin veriler, olay sayılarında yıllar içinde dikkat çekici bir artış yaşandığını ortaya koyuyor. Buna göre 2020 yılında 20 kişi hayatını kaybederken 1.113 kişi yaralandı. 2021’de can kaybı 28’e, yaralı sayısı ise 1.193’e yükseldi. 2022 yılında 33 kişi yaşamını yitirirken 1.663 kişi yaralandı. Artışın sürdüğü 2023’te ölü sayısı 46’ya, yaralı sayısı 2.629’a çıktı. 2024 yılı ise 55 can kaybı ve 3.393 yaralı ile son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.
ARKASINDA MAMA LOBİSİ VAR
Konuyla ilgili gazetemize özel açıklamalarda bulunan Avukat Aslıhan Ergün “Şimdi başıboş köpek savunuculuğu yapanların temel olarak arkasında mama lobisi var. Nedir bu mama lobisi? Biliyorsunuz, bu sektör uzun süredir inanılmaz büyüyor. Tahmini olarak şu anda Türkiye’deki finans hacminin 500 milyar TL civarında olduğu düşünülüyor. Bu çok ciddi bir rakam ve düşmüyor. Belediyeler de uzun süredir sürekli mama ihaleleri yapıyor. Sürekli bir alım söz konusu. Fabrikalar üretiyor, dağıtılıyor; derneklere ulaştırılıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 3000’e yakın dernek var. Bu dernekler üzerinden mamalar sokağa dökülüyor. Buralar da zaten şaibeli. Bu mamalar ne kadar üretiliyor ne kadarı gerçekten teslim ediliyor ne kadarı ilgili yerlere ulaşıyor? Bunlar soruşturulması gereken konular. Özellikle MASAK ve Sayıştay tarafından soruşturulması gereken hususlar bunlar. Arkadaki temel güç aslında mama lobisi. Reklamlarla, algılarla, dizilerle; birçok yerde sanatçılar sürekli bir köpek seviciliği, köpek güzellemesi ve hatta kutsallaştırılması yönünde söylemler üretiyor. Son reklamlarda da gördük; “Köpek sadıktır”, “Köpek size zarar vermez”, “En değerli dost köpektir”, “Hiçbir şey olamıyorsanız bir köpekle aile olabilirsiniz” gibi mesajlar veriliyor. Bunların hepsi algı ve manipülasyon. Zaten doğum oranları düştü, kadın ve erkek arasındaki evlilik birliği zayıfladı. Bu tür şeylerin temelinde yalnızlaşan insana alternatif bir bağ sunma çabası var. Yerine köpek verip devam ettirme stratejisi. Sektörün satış ve pazarlama stratejisi bu” ifadelerini kullandı.
MAALESEF TOPLATILMALARI ÇÖZÜM OLMUYOR
Toplatılmaların çözüm olmadığını aktaran Av. Ergün “Bizim ülkemizde dünyada eşi benzeri olmayan bir tablo var. Hindistan’da da benzer bir durum var ama bu boyutta değil. Bizde hem bu kadar çok köpek sokaklarda var hem de üzerine bir de sistematik şekilde bakılıyor. Tabii ki eziyete, hayvana tecavüze ya da keyfi şekilde bir canlıyı öldürmeye karşıyız. Biz sineği bile keyfi öldürmüyoruz, bundan keyif almıyoruz. Bir canlıya eziyet edilmesi yüksek cezalar gerektirir. Çünkü bunu normal bir insan yapmaz. Ama dikkat edin; tavuklarını korumak için, çocuklarını korumak için ya da saldırıya uğradığını düşündüğü için köpeğe zarar veren insanlar kelepçeli şekilde götürülüyor. Buna karşılık çocuklar diri diri parçalanırken kimse kelepçeli götürülmedi. Burada çok önemli bir husus var. Bir çocuğun canı söz konusu olduğunda “Köpekler yaptı, ne yapalım” denemez. Onları orada tutan, buna sebebiyet veren suçludur. Bu konuda çok uzun süredir itibar suikastları, sahte iftiralar ve hakaretler yapılıyor.
İnsanlara tacizci, pedofili, FETÖ’cü gibi inanılmaz suç isnatlarında bulunuluyor. Üstelik bunlar sahte hesaplar üzerinden yapıldığı için çoğu zaman sonuç alınamıyor. Birçok siyasetçi, akademisyen, avukat ve hukukçu “Bize bulaşmasın, uğraşmayalım” diyerek geri çekiliyor. “Hayvan düşmanı” etiketiyle insanlar susturulmaya çalışılıyor. Hakaret ve iftiralar nedeniyle işinden atılan, para kazanamayan insanlar var. Avukatlardan zaten bu konuda aktif olan çok az kişi var. Ben açık şekilde söylüyorum: İtlaf istiyorum. Çünkü kısırlaştırma, barınak ve toplama çözüm olmadı. Eğer çözüm olsaydı, Sayın Bakan’ın açıkladığı gibi “%78’ini topladık” denilen bir ortamda çocuklar diri diri yenmezdi” şeklinde konuştu.
Gündem
Siyonist plan: Batı’ya bebek Türkiye’ye köpek!