"Kılıçdaroğlu samimiyse terör örgütünü selamlamaktan vazgeçsin"
Ak Parti eski Milletvekili Mehmet Metiner, “‘Tayyip Erdoğan neredesin, Allah belanı versin’ diyen Kandil destekli bir militanı CHP İl Başkanı yaptığı için dönüp kendine bakmalı. Eğer samimiyse; ‘ben PKK’ya karşıyım ama Suriye’nin PKK’sı olan PYD’yi de bir yasal parti olarak selamlıyorum’ demekten vazgeçmeli” dedi.
İsmail Uğur yeniakit.com.tr
Ak Parti eski Milletvekili Mehmet Metiner, şehit cenazesinde Kılıçdaroğlu’na yapılan yumruklu protesto ile ilgili yeniakit.com.tr’ye konuştu.
Kılıçdaroğlu önce kendi geçmişiyle yüzleşmeli
Kılıçdaroğlu’nun başkalarını suçlamak yerine önce kendi geçmişine bakması gerektiğini belirten Metiner, “Sayın Kılıçdaroğlu kendi geçmişiyle yüzleşmeli. Şiddete arka çıkmanın, şiddet yanlısı olanlarla yol yürümenin sonuçta nasıl bir felakete ülkeyi sürüklediğini görmeli. ‘Tayyip Erdoğan neredesin, Allah belanı versin’ diyen Kandil destekli bir militanı CHP İl Başkanı yaparak ödüllendirirken, Nevşehir’de Hacı Bektaş etlkinliklerinde konuşan Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ’a yönelik o çirkin saldırı gerçekleştiğinde saldırgana aleni biçimde arka çıkan kendi Genel Başkan Yardımcılarına dönüp bakmalı. Erdoğan nefreti üzerinden vandallık yapan terör odaklarına hamilik yapmanın, sırtını terör örgütüne dayadığını itiraf etmekten kaçınmayan çevrelerle siyasi yoldaşlık yapmanın ülkeyi nasıl bir felakete sürüklediğini, demokratik siyaseti de özünde nasıl tahrip ettiğini görerek kendi geçmişiyle yüzleşmeli. Eğer varsa yüreği bir özeleştiride bulunmalı” dedi.
Kılıçdaroğlu terörle arasına mesafe koymalı
Kılıçdaroğlu’ndan, Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütünü bir halk kurtuluş örgütü olarak görmediğini açıklamasını isteyen Metiner, şöyle devam etti: “Terör örgütlerinin hepsiyle arasına sözde değil özde mesafe koyduğunu belirtmeli. Bunu söylerken şunun altını özellikle çizmek istiyorum; ben PKK’ya karşıyım ama Suriye’nin PKK’sı olan PYD’yi de bir yasal parti olarak selamlıyorum demekten vazgeçmeli. Türkiye’de hendek kazan, Türkiye’nin şehirlerini yerle bir eden terör örgütleriyle hükümet mücadele ettiğinde, bu mücadeleyi Kürt halkına katliam biçiminde sunan siyasi yaklaşımlardan vazgeçtiğini duyurmalı. Gerçekten bundan sonra şiddetin her türüne koşulsuz biçimde karşı çıkan bir yerde kendisini konumlandıracağını söylemeli.”
Kendisi sebep oluyor ama Cumhurbaşkanını suçluyor
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun hem Erdoğan düşmanlığını siyasetin merkezine taşıdığına hem de bu nefret dilinin yol açmış olduğu yıkımlar nedeniyle yine Erdoğan’ı suçladığına işaret eden Metiner, “Bu olacak şey değil. FETÖ tapeleri üzerinden siyaset yapacaksınız, FETÖ’nün darbesine ‘kontrollü darbe’ diyerek karşı çıkacaksınız, FETÖ’cüleri tasfiye etmeye kalkıştığımızda mağduriyet edebiyatı yaparak FETÖ’cülere arka çıkacaksınız, 31 Mart’ta da çok aleni bir biçimde bir yanda PKK bir yanda FETÖ beslemeleriyle yol arkadaşlığı yapacaksınız. Bu siyasetin ülkeyi nasıl bir felakete sürüklediğini görmesi gerekiyor. Ha bütün bunları yapmamış gibi hareket ederek ‘ben zaten doğru yoldayım, eski yaptığımın aynısını yaparım’ diyorsa, bu toplumda bizim de asla tasvip etmeyeceğimiz infiallerin oluşmasına sebebiyet verir. Demokratik tepkileri sonuna kadar sahipleniriz. Şiddete bulaşmayan her türlü protestoyu anlamlı ve değerli buluruz. Ama şiddetle buluşan her türlü tepkiye de parti olarak da vatandaş olarak da koşulsuz bir biçimde karşı çıkarız.” şeklinde konuştu.
Samimiyse Cumhurbaşkanımızın ittifak çağrısına olumlu cevap vermeli
Kılıçdaroğlu’nun samimi olduğunu göstermesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Türkiye ittifakı’ çağrısına herkesten önce olumlu bir cevap vermesi gerektiğini vurgulayan Metiner, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Türkiye ittifakı’ çağrısına kucak açmalı, Sayın Cumhurbaşkanımızla da görüşerek bu dönemde nasıl bir siyasi yol haritasının belirlenmesi gerektiği konusunda da ilkesel bir duruş sergilemeli. Sayın Kılıçdaroğlu Türkiye’nin hayrına, kendi partisinin hayrına da yeni bir siyasi yol haritası çizmek istiyorsa; Sayın Cumhurbaşkanımızın önermiş olduğu Türkiye ittifakı çağrısına yeni bir siyaset diliyle karşılık vereceğini göstermeli, saray edebiyatı gibi çirkin mülahazalardan vazgeçmeli ve Sayın Cumhurbaşkanımızı da bu ülkenin seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olarak gördüğünü açıklamalı. Başka türlüsü sözden öteye geçmez.”