Keşmir 72 yıldır kanayan bir yara
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sömürgeci İngiltere’nin bölgeye ektiği fitne tohumlarının yansıması olarak 72 yıldır çözümsüz kalan Keşmir’de nelerin olduğuna dair kamuoyundaki derin soru işaretlerini gidermek üzere yaptığımız araştırma ile Keşmir’in dünü ve bugününü gözler önüne seriyoruz...
Faruk Arslan İstanbul
Batı kamuoyunun üç maymunu oynadığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda dünya gündemine taşıdığı Keşmir sorunu, Asya Müslümanları’nın en büyük problemleri arasında yer alıyor. İşgalci İngiltere’nin bölgeye ektiği fitne tohumlarının yansıması olarak 72 yıldır çözümsüz kalan Keşmir sorununun nasıl başladığı, hangi olaylarla büyüdüğünü Akit olarak araştırdık.
Keşmir 3 parça
Haçlı Batı’nın işgalci askerlerinin adım attığı her coğrafya gibi Keşmir de bölünme ve çözümsüz sorunlarla baş başa kaldı. 1,5 asır boyunca sömürdüğü Hindistan’dan 1947’de çekilen İngiltere, geride ihtilaflar yumağı bıraktı. Hindistan’dan koparılarak Pakistan isimli ayrı bir devletin oluşturulduğu mevcut süreçte, bir bölünme daha gerçekleştirilerek Bangladeş ülkesi kuruldu. Müslümanlar üzerinden gerçekleştirilen ayrışmalar en büyük mağduriyetlerden birini Keşmir halkına yaşattı. Hindistan-Pakistan arasında kalan ve komünist Çin’in de kirli emellerine alet olan Keşmir toprakları 1947 sonrasında siyasi çözümsüzlüklerin adeta merkezi oldu.
İşgalci Hindistan halk oylamasını reddediyor
Keşmir’in yüzde 90’ı Müslüman. Günümüzde Keşmir topraklarının yüzde 45’i Hindistan, yüzde 20’si Çin işgali altında bulunuyor. Keşmir’in yüzde 35’i ise Pakistan’ın himayesinde. Sömürge sonrası İngiltere, prenslik şeklinde yönetilen Keşmir’i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı. 1947’de Keşmir halkı, Pakistan’a katılmaktan yana tavır aldı. Ancak dönemin prensi, illegal şekilde Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Müslüman Keşmir halkı bu karara karşı çıktı. Kriz, Pakistan ve Hindistan’ın bölgeye asker göndermesiyle tırmanışa geçti.
70 bin kişi can verdi
Keşmir sorunu nedeniyle Pakistan ile Hindistan 3 kez savaştı. 1947’deki ilk savaş sonrası Hindistan, ateskes anlaşmasına uymayı reddederek Keşmir’den askerlerini geri çekmedi. Hindistan, işgal ettiği bölgelere “Cammu Keşmir” adını vererek tecrit altına aldı. İki ülke, aynı nedenle 1965 ve 1999’da da savaştı. Ağır bilançonun oluştuğu çatışmalarda 70 bin kişi hayatını kaybetti. Halk oylaması istemeyen Hindistan, Pakistan’a bağlanmak isteyen Müslüman grupların barışçıl eylemlerini şiddetle bastırma yoluna gitti. Şubat 2019’da Pakistan ile Hindistan arasında karşılıklı saldırılarla gerginlik yeniden yükselmişti.
Hindistan gerilimi artırıyor
Nüfusu 12,5 milyon olan Cammu Keşmir’in yüzde 68.3’ü Müslüman, yüzde 28.4’ü Hindu, yüzde 1’i Budist. Cammu Keşmir, Hindistan’da Müslüman nüfusun çoğunlukta bulunduğu tek eyalet hüviyetini taşıyor. 1949’da Hindistan, Cammu Keşmir’e anayasal “özerk statü” verdi. Bu statüye göre Cammu Keşmir, kendi anayasa ve bayrağına sahipti. Dışişleri, savunma ve iletişim alanları dışında kendi yasalarını çıkarıyordu. Yabancılar Cammu Keşmir’de mülk edinemiyordu. Ağustos 2019’da tartışmalı bir kararla Cammu Keşmir’in özerk statûsünû kaldırma kararı aldı. Pakistan karara sert tepki gösterdi ve “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Bu kararın Hindistan’ı “fiilen işgal gücüne dönüştürdüğü” yorumları yapıldı.
Gerilimi yükselten Hindistan yönetimi ayrıca sokağa çıkma yasağı uygulayarak bölgeye 35 binden fazla asker gönderdi. Hindistan Cammu Keşmir’de 4’ten fazla kişinin bir araya gelmesini yasaklıyor. Okulları kapatan, telefon ve internet bağlantısını kesen, kamuya açık toplantıları yasaklayan Hindistan yönetimi, Keşmirli siyasileri ise tutukluyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Keşmir sorununun çözümünde yetersiz kaldı.
Türkiye’nin aktif rolü
Türkiye, özerk statünün iptal edilmesinin, bölgedeki gerilimi arttıracağından endişe duyduğunu açıkladı. Başkan Erdoğan Pakistan Başbakanı İmran Han ile birçok kez telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, taraflara diyalog sürecinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. BM Kurulu’ndaki konuşmasında Keşmir sorununu gündeme taşıyan Başkan Erdoğan, “Güney Asya’nın istikrarı ve refahı, Keşmir meselesinden ayrı düşünülemez. Şu anda BM Güvenlik Konseyi’nin almış olduğu karara rağmen Keşmir adeta abluka altında ve 8 milyon insan Keşmir’den ne yazık ki dışarıya çıkamıyor. Keşmirlilerin, Pakistanlı ve Hintli komşularıyla birlikte güvenli bir geleceğe bakabilmeleri için buradaki sorunun çatışma değil adalet ve hakkaniyet temelinde diyalogla çözümü şarttır” demişti.
