Kendini yargıç sanan yazar 'rahatsızmış'...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Milliyet yazarı Güneri Civaoğlu, Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay için tutuklama kararının devam etmesinden rahatsız oldu.
Sözcü gazetesi muhabiri Gökmen Ulu, 15 Temmuz’dan bir gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaldığı otelin adresini veren haberinden dolayı tutuklanmıştı. Sözcü muhabiri 174 gün sonra tahliye edildi.
Milliyet gazetesi yazarı Güneri Civaoğlu, Gökmen Ulu’nun tutuklanmasına tepki göstererek Sözcü gazetesi sahibi Burak Akbay için devam ettirilen tutuklama kararından rahatsız oldu.
Burak Akbay’ın FETÖ’cü olmadığını ve olamayacağını iddia eden Civaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başyaverinin de FETÖ’cü olduğunu hatırlatarak darbecilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerini ondan da öğrenebileceğini, Gökmen Ulu’nun haberine gerek duymayacaklarını savundu.
Civaoğlu, şunları yazdı;
''Darbeciler sanki başyaverinden, Erdoğan’ın Ege’de kaldığı otelin adını ve yerini öğrenemeyecekler de, Sözcü muhabiri Gökmen Ulu’nun haberine bakarak ‘Hah… demek buradaymış’ diyecekler. Neresinden baksanız, gazetecinin yazdığı bir 'Cumhurbaşkanı’nın tatil haberidir' bu.''
Sözcü muhabiri Gökmen Ulu’nun haberinde darbecilere hedef yerinin gösterilmediğini de iddia eden Milliyet yazarı, yurt dışına kaçan Sözcü’nün sahibi Burak Akbay hakkında devam eden gıyabi tutuklama kararından ise rahatsız oldu.
Civaoğlu, savcılığın iddianamesinde yer alan gazeteci Fehmi Koru’nun 2010’da yayımlanmış yazısına da atıfta bulundu. Fehmi Koru şöyle yazmıştı:
''İsmimin konuya sanki ihbarcı imişim gibi karıştırılmasından rahatsızım; ben kimseyi hiçbir yere ihbar hatta itham bile etmedim. Benim konuya ilişkin müstakil bir yazım yok; yaptığım, basınla ilgili bir yazıda Sözcü’ye yönelik iki üç cümlelik bir değiniydi. Ertuğrul Akbay’ın bana yurt dışında öğrenci olan oğlu ile ilgili vaktiyle sarf ettiği bir cümleden hareketle. Alıntı yapılan yazım 2010 yılına, aktardığım konuşma ise 1993 öncesine ait. Yazımın yıllar sonra, bambaşka bir havanın hakim olduğu “Darbe girişimi” sonrası dönemde gazeteyle ilgili bir davada “kanıtlar” arasına alınmasından rahatsızım.''
Fehmi Koru’nun, Burak Akbay’ın ''Oğlum yurt dışında FETÖ okullarından birinden'' dediğini aktardığını belirten Civaoğlu, ''Akbay’ları tanıyan herkes bilir ki hali vakti yerinde, Atatürkçü, laik bir ailedir. Oğul Burak’ı bir FETÖ okulunda okutmak ya da FETÖ evlerinden birine bırakmak zorunluğunu gerektirecek maddi ihtiyaç içinde olmamışlardır. Ayrıca Atatürkçü, çağdaş, laik aile zihniyet olarak da bu iddiaya konu olamaz. Dava artık nasıl sürebilir ki?'' dedi.
Türkiye’de yargının bağımsız olmadığı ve yargıya müdahale edildiğini savunanların kendisinin hukukçu olduğunu iddia eden Civaoğlu’nun yargıya doğrudan etki etme amacıyla yazılmış yazısına ne diyecekleri merak konusu. Milliyet yazarının Sözcü gazetesine bu denli arka çıkması ve bir hakim gibi ‘‘FETÖ’cü değiller’’ demesi kamuoyu nezdinde tuhaf karşılandı.