Kendi kendini yalanlayan 'Çark bülbülü' Muharrem İnce!
24 Haziran seçimleri için yürüttüğü kampanyada sürekli sözlerinden çark etmesiyle ön plana çıkan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu aratmadı.
YENİAKİT.COM.TR- 24 Haziran seçimlerinden hezimetle ayrılan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, kampanya süresince Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gibi söylediklerini kısa bir süre sonra inkar etmesiyle ön plana çıktı. İnce kampanya süresince başörtüsüne karşı olmadığını iddia etmişti. İnce bir gazeteye verdiği ropörtajda “Benim başörtüsü yasağını savunuyor olmam mümkün değil. Ben nasıl başörtüsü düşmanı olabilirim: Yok öyle bir şey. Başörtüsü yasağını savunan bir konuşmam yok. Başörtüsüne mesafeli de durmadım hiç. Beni ilgilendirmedi hiç. Ben dün ne isem bugünde aynı Muharrem İnce’yim. Ben nasıl başörtüsü yasağını savunurum” demişti.
Ancak İnce’nin geçmişi başörtüsüne karşı nasıl bir düşmanlık beslediğinin örnekleriyle dolu.
ÜNİVERSİTELERDE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI İÇİN ANAYASA MAHKEMESİ'NE GİTTİ
CHP 27 Şubat 2008 tarihinde CHP, AK Parti Hükümeti'nin üniversitelerde başörtüsüne serbestlik sağlamasını öngördüğü Anayasa değişikliklerine karşı Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Başvuru dilekçesinde; Muharrem İnce'nin imzası da bulunuyordu.
TRT KAMERAMANININ BERE TAKMASINDAN RAHATSIZ OLDU
Muharrem İnce, 2009 yılınd da başörtüsü yasağından dolayı başını bere ile kapatan TRT çalışanları hakkında soru önergesi vermişti. Soru önergesinde; "TRT ekibindeki bir kameramanın saçlarını kışlık bere ile kapattığı, bu kameramanın TRT'de türbanla çalıştığı yönünde basında çıkan haber ve fotoğraflar doğru mudur?" ifadeleri yer aldı.
"BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ SERBEST BIRAKILMASI CUMHURİYET MEYDAN OKUMAKTIR"
Muharrem İnce 2014 yılında temel eğitim kurumlarında başörtüsünün serbest bırakılması hakkında da yazılı açıklama yaptı.İnce, "Hükümetin temel eğitim kurumlarında başörtüsünü serbest bırakma kararı, aymazlıktan öte bu sürecin bilinçli biçimde geliştirildiğinin örneklerinden biri olmuştur. Bu iki gelişme diğer gelişmelerle birlikte düşünüldüğünde halkı hızla meşru müdafaa noktasına götürmektedir. Çünkü ortada hukuk yoktur, hukuku tanımamazlık vardır. Böyle bir durumda herkesin kendi hukukunu dayatacağı bir ortamın oluşması kaçınılmaz olacaktır. Aldığınız karar Cumhuriyet'e meydan okumaktır" iddiasında bulundu.
yeniakit.com.tr