Kaşıkçı olayı ABD tezgâhı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
15 gündür dünya gündemini meşgul eden gazeteci Cemal Kaşıkçı olayının altından da ABD çıktı. Uzmanlar, Kaşıkçı’yı bahane eden ABD’nin tehdit ve baskı yoluyla Suudilere daha fazla silah satmayı amaçladığı, Müslüman düşünürler için güvenli bir liman olan Türkiye’nin ise İslam dünyası nezdindeki itibarını zedelemeye çalıştığını ifade etti.
Baskı, şantaj, tehdit ve suikast politikalarıyla küresel bir kaosu tetiklemeyi hedefleyen ABD’nin; Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’ya yönelik operasyonda rolü deşifre oldu. İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na giriş yaptıktan sonra sırra kadem basan Kaşıkçı’yı birkaç dakikalık basit bir 'medeni durum belgesi' için İstanbul Konsolosluğuna yönledirenlerin CIA bağlantılı Suud elçilik çalışanları olduğu bildirildi. 15 gündür dünya gündemini meşgul eden Kaşıkçı’ya yönelik istihbarat operasyonunu bahane eden ABD’nin tehdit ve baskı yoluyla Suudilere daha fazla silah satmayı amaçladığı, Müslüman düşünürler için güvenli bir liman olan Türkiye’nin ise İslam dünyası nezdindeki itibarını zedelemeye çalıştığı belirtildi.
CIA’nın parmağı olabilir
Araştırmacı – yazar İsmail Nacar, Cemal Kaşıkçı muamması ile ilgili, “Operasyonun Türkiye’de gerçekleşmesi; CIA’nın parmağını olduğunu gösteriyor. Türkiye ve Suudi Arabistan’ı karşı karşıya getirerek, yeni ihtilafların önü açılmak isteniyor. Bu istihbarat operasyonuyla, 'Türkiye, huzurlu ve güvenli bir ülke değildir' imajı verilmeye çalışılıyor. Müslümanlar için birer sığınak olan Türkiye’yi hedef alan bu operasyonla ayrıca, Türk-Suudi ilişkileri sekteye uğratılmak istenilmiştir” ifadelerini kullandı. Trump'ın '15 gün içinde Ortadoğu'yu sarsacak bir yol haritası çizeceğim' sözlerine dikkat çeken Nacar, “Ortadoğu'da kurulacak olan Arap NATO'sunun en güçlü iki ülkesini karşı karşı getirmenin planları yapılıyor. İki ülke iyi olmamalı, hata diplomatik ilişkiler kesilmeli yönünde yayınlar yapılıyor. Mazlum coğrafyaların umudu olan Türkiye, yalnız bırakılmaya çalışılıyor. Suudiler içinde ise kraliyete mensup bazı aileler, Türkiye ile ilişkilerinin bozulmamasını istiyor” şeklinde konuştu. Kaşıkçı hadisesinde sır perdesini aralayacak gelişmeye dikkat çeken İsmail Nacar, “Kaşıkçı, Suudi Başkonsolosluğu'na 28 Eylül'de gidiyor. Çok basit bir evlilik belgesine neden 4 gün sonrasındaki 2 Ekim tarihine randevu veriliyor? Olay başından itibaren bir Amerikan senaryosudur. ABD, bir taşla iki kuş vurmak istedi. Hem Türkiye’yi zan altında bırakmak, hem de Suudilerden daha fazla para kazanmanın planları yapıldı” dedi.
Ortada bir ateş çemberi var
İnsan Hakları Savunucuları Derneği (İHSD) Genel Başkanı Ali Akbaş, son dönemdeki Ortadoğu konjönktüründe ülkelerin siyasi krizlerle çalkalandığını, Türkiye’nin de ateş çemberine çekilmek istendiğini vurgulayarak, “Kaşıkçı olayının da Suudi Arabistan’ın konsolosluğunda yaşanması şüphe uyandırıyor. Kaçırma veya öldürme fiilleri daha farklı yerlerde yapılabilecekken neden konsoloslukta gerçekleştirilmiş olsun ki? Bu sıradan bir vaka değil. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında kriz oluşturma gayesi vardır. Türkiye’yi uçuruma çekmek isteyen ABD’nin şantaj operasyonu kısa süre içinde açığa çıkacaktır” açıklamasında bulundu.
Başsavcılık ifadelerini alabilir
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasına ilişkin açıklama yaptı. Çavuşoğlu, "Bunu açıklığa kavuşturmak durumundayız. Kimleri sorguya alacak, kimlere ne sorular soracak, bu başsavcılığın görevi. Başsavcılık, uygun gördüğü kişilerin ifadesine başvurabilir. Bu sürecin engelsiz şekilde devam etmesi önemli. Aynı şekilde bu sürecin Suudi Arabistan ile işbirliği açısından da önemi var. Hiç kimsenin kafasında bir soru işareti kalmayacak şekilde durumun açıklığa kavuşturulması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Başkonsolos Türkiye’den ayrıldı
Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el Uteybi, Türkiye'den ayrıldı. Öte yandan İngiliz Times gazetesi, Trump'ın ip üstünde yürüdüğü yorumunda bulundu. Analizde ayrıca "Washington'dan yapılan son açıklamalar, ABD'nin tartışmada Türkiye'nin tezlerine daha fazla yaklaştığına işaret ediyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Trump'ın damadı Jared Kushner'i aradı. Ancak bu görüşmeden de, Suudi Arabistan'ın iddiaları yalanlaması dışında bir şey çıkmadı" denildi.