Kalpten söylenen söz kalbe tesir eder
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Düşünce, başkalarını takdir ya da beğenme; özellikle de nasihat ve dini telkinlerde en çok söze başvururuz. Anlattıklarımızın dinlenmesini, fikirlerimizin kabul edilmesini isteriz ama bunu belirleyen en önemli faktör sözün belagati değil söz sahibinin keyfiyetidir.
Duygu, düşünce, inanç, nasihat ve uyarıları ifade etme yollarından en çok kullanılanı sözdür. Söz bazen sultan olmuştur ama sözün kulaktan başka müşterisi yoktur.
Geçmişten günümüze eğitim sistemlerinin de en çok başvurduğu anlatım-söz maalesef iflas etmiştir. Yığınlar hep dinlemiş ama yine bildiğini yapmıştır. Sağlamasını istiyorsak etrafımıza bakmamız yeterlidir.
SÖZÜN BİTTİĞİ ÖRNEKLER
Arabada radyodan sohbet dinleyerek giden ama trafik kurallarını hiçe sayan, diğer insanların haklarını umursamayan binlerce insan, hem gelinin hem kaynananın aynı sohbete katılıp birbirlerine dargın olması, türlü sohbetlere gidip birçok şey dinleyen fakat ticari manada insanların o kişiyle alakalı tereddütler yaşaması- emin olunmaması, verdiği sözü tutmaması, senedi-çeki zamanında ödememesi, komşuların-akrabaların arasındaki samimiyetsiz ilişkiler ve bunun da ötesinde bunları küçümsemek-hiçe saymak sözün bittiğinin örnekleridir. Günümüzde televizyon, radyo, internet, konferans, seminer, toplantı, sohbet… Konuşan o kadar çok hoca, eğitimci, sosyolog, psikolog var ki… Her an konuşan birileri ama yozlaşmanın önüne geçilemiyor maalesef.
KALPTEN SÖYLENEN SÖZ KALBE TESİR EDER
Dinleyenler açısından değerlendirecek olursak; kulağımızı değil gözümüzü-vicdanımızı açmalı, haliyle konuşanları dinlemeli, onlara uymalı ve onlarla beraber olmalıdır. Sadece sözü güzel olanları değil; sözü güzel olsun olmasın hali güzel olanları dinlemeliyiz, anlamaya çalışmalıyız. Buradan tabii ki hiç konuşmamalıyız ya da hiç kimseyi dinlememeliyiz çıkartılmamalıdır. Konuşacaksak ya da tesirli olsun istiyorsak her zaman her koşulda hep doğruyu onu da zamanında konuşmalıyız, ihlasla konuşmalıyız, gırtlağımızdan aşağıya inmemiş–sindirmediğimiz hiçbir şeyi söylememeliyiz. Aksi takdirde cahile-hama en çok yakışanı yapmalı ve susmalıyız, susmalıyız, susmalıyız…
Gırtlak şov yaparak içi boş laflar etmek belki dünyada olabilir ama asıl ihtiyacımız olacak olan ahirette ne bize ne de dinleyenlerin hiç işine yaramayacak vebali boynumuza kalacaktır. Sözümüze kulaktan başka müşteri yoktur.
Kaynak: Adem Çelikkaya, Altınoluk Dergisi, 359. Sayı, Ocak 2016