Kahramanmaraş'ta okul saldırısında ölen öğretmen ve 9 öğrencinin aileleri umrede
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara ile öğrencilerin aileleri, umre ibadetlerini yerine getirmek üzere kutsal topraklara gitti. Ayla Kara'nın ailesi ile hayatını kaybeden 9 öğrencinin ailelerinden oluşan grubu Kahramanmaraş Valiliği umre ibadeti için kutsal topraklara gönderdi.
Aileler, kaybettikleri çocuklarının ve Ayla öğretmenin anısını taşıyarak kutsal topraklarda dua ediyor, ibadetlerini birlikte sürdürüyor.
Hayatını kaybeden öğrencilerden Şuara Nur Sevgi Kazıcı'nın babası Mustafa Kazıcı, "147 gün oldu vahim hadisenin ardından" sözleriyle geçen süreyi anlattı. Umre yolculuğuna valiliğin girişimleriyle başladıklarını belirten Kazıcı, kutsal toprakları "Bizim için manevi bir rahatlama ve haz duygusunun yaşandığı bir yer oldu" diye tanımladı, "Bugün de Kabe'deyiz, insanlığın mihenk taşındayız" dedi.
Kazıcı, bu yıl Ramazan ayında kızını sakal-ı şerife götürdüğünü, kızının kendisine "ben gül kokusu aldım siz de aldınız mı" diye sorduğunu aktardı. 6. sınıf öğrencisi olan kızının bu yıl oruçlarını tuttuğunu, evde namaz kıldığında yanına gelip durduğunu ve kutsal topraklara gelmeyi çok istediğini söyledi. Çocukların ruhaniyetlerinin orada olduğuna inandığını dile getirdi.
Yargı sürecine de değinen baba, mahkemede anne hakkında bir karar çıktığını, kendi itirazları sonucu annenin tekrar tutuklandığını ifade etti. Kazıcı, "Bu caninin en önemli destekçileri anne ve babası olduğuna inanıyoruz. Adalet haklının yanında olacak" diye konuştu.
"Bize bir ilaç gibi geldi burası çok memnun olduk ve huzur bulduk"
Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, umreye gelmelerine vesile olan herkese teşekkür ederek "Bize bir ilaç gibi geldi burası çok memnun olduk ve huzur bulduk" dedi. Kara, annenin tekrar tutuklanmasına ve adaletin tecelli etmesine vesile olan herkese de teşekkür etti. 12 yıl önce eşiyle geldiklerini, hacca yazıldıklarını ancak nasip olmadığını anlatan Kara, eşinin ruhaniyetinin de kutsal topraklarda olduğuna inandıklarını söyledi.
Saldırgana ilişkin iddialarını da dile getiren Ramazan Kara, failin olay yerine giderken kız kardeşiyle oyun oynadığının söylendiğini, evden çıkarken annenin çocuğu gördüğü halde bir şey demediğini, çocuğun "ben kitap vermeye gidiyorum" dediğini ancak resim çantasında kitap yerine 7-8 silah bulunduğunu, asansörde bir kadına da "ben görevi tamamlamaya gidiyorum" dediğini öne sürdü. Kara, "Bunların araştırılması lazım" ifadesini kullandı.
Failin akıbetine dair kanaatini "Canini öldüğünü kesin olarak biliyoruz, Osmaniye'de olduğunu düşünüyoruz" sözleriyle aktaran Kara, cenazenin aile tarafından tutulan bir minibüsle götürüldüğünü, cenaze namazının kılınmadığını ve failin ateist olduğunu bildiğini öne sürdü. Kabe'de çok mutlu olduklarını belirten Kara, "İnşallah Allah'ım bizi cennette buluştursun" diye konuştu.
Ayla Kara'nın oğlu Furkan Kara, kutsal ibadet için ilk kez geldiğini belirterek "Gerçekten duygusu tarif edilemez bir duygu" dedi. Annesinin buraya bir kez geldiğini, hacca çıkmak üzereyken nasip olmadığını anlatan Furkan Kara, 9 öğrencinin aileleriyle birlikte gelmenin kendilerini ayrıca mutlu ettiğini, aralarında bir bağ oluştuğunu söyledi. "Ben 9 öğrenci için onlar için kardeş ifadesini kullanıyorum" diyen Furkan Kara, bunu diğer ailelerin annesinin çocuklara cennette annelik yaptığına inanmasıyla açıkladı.
"Cenneti de merak ediyordu hep"
Hayatını kaybeden öğrencilerden Furkan Sancak Balal'ın annesi Tuğba Belli, olaydan iki ay önce ihram denemesi yaptıklarını, o ihramın kardeşine nasip olduğunu anlattı. Oğlunun cenneti hep merak ettiğini söyleyen Belli, "Cennete gidebilmek için illa ölmek mi gerekiyordu" dediğini aktardı ve oğlunun cennete gidebilmek için şehit olduğunu söyledi.
Çocukların kutsal topraklarda sanki yanlarında olduğunu, ellerinden tuttuğunu dile getiren anne, "En sevdiğini toprağa koymak ayrı mesele böyle toprağa koymak ayrı bir mesele" dedi. Belli, sözlerini "Oğlumun mezarı var, adı var" diyerek tamamladı.