TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Milli Savunma Komisyonunda kabul edildi.
Askere terörle mücadelede güvence getiren tasarı Meclis Milli Savunma Komisyonu'ndan geçti.
Tasarı, terörle mücadele için gerekli olan hallerde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tüm illerde Bakanlar Kurulu kararıyla görevlendirilmesine de imkan veriyor.
Düzenleme terör operasyonlarındaki askerlerin izin verilene kadar gözaltına alınmasını ve yargılanmasını da engelliyor. Komisyonda kabul edilen tasarı TBMM Genel Kurulu'nda da ele alınacak.
İŞTE TÜM AYRINTILAR
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Milli Savunma Komisyonunda kabul edildi.
Tasarısıyla, yurt dışında sürekli veya geçici görevlerde bulunan subay ve astsubaylara, ihtiyaç duyulan durumlarda Türk Silahlı Kuvvetlerini daha etkin bir rütbeyle temsil etmesine imkan sağlamak maksadıyla, NATO üyesi birçok ülkede olan, "itibari rütbe" uygulaması ihdas ediliyor.
Üst rütbelerdeki yığılmaların önlenmesi amacıyla, üsteğmen rütbesinde üstün başarı kıdemi verilmesi uygulamasına son verilecek ve üstün başarı değerlendirmesi için sicil notu ortalamasının, sicil tam notunun yüzde 90'ı olması şartı, yüzde 95'e çıkarılacak.
Hizmet süresini tamamlayarak kadrosuzluktan emekliye sevk edilecek albaylar arasından, emsallerine göre temayüz eden ve hizmetine bir süre daha ihtiyaç duyulacak olanların hizmet süreleri, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla uzatılıyor. Buna göre, subay rütbe bekleme süresi toplamı olan 28 hizmet yılını doldurması ve hizmet ihtiyacı fazlası durumuna girmesi sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilecek albaylar arasından, nitelikleri itibarıyla temayüz etmiş, sicil ortalaması sicil tam notunun yüzde 90 ve üzerinde olan albaylar talepleri halinde, YAŞ değerlendirmesine alınacak.
GÖREV SÜRESİ 2 YILLIĞINA UZATILACAK
Kendi sicil notu ile YAŞ üyeleri tarafından verilecek değerlendirme notunun ortalaması uyarınca yapılacak sıralamaya göre, görev süresini dolduran toplam albay miktarının yüzde 25'ini geçmeyecek şekilde ihtiyaç duyulacak miktardaki albayın görev süresi iki yıllığına uzatılacak. Görev süreleri iki yıllığına uzatılan albaylar, ikinci yılın sonunda yeniden değerlendirmeye girecek, bunlar arasından da bir önceki dönem uzatılanların yüzde 75'ini geçmeyecek şekilde ihtiyaç duyulan miktarda albayın görev süresi yeniden iki yıllığına uzatılabilecek. Böylece, yıllara göre azalan bir grafikle, albaylardan bir kısmının gerekirse, yaş haddi olan 60 yaşına kadar görev yapması mümkün hale gelebilecek.
Sicil notu ortalaması, sicil tam notunun yüzde 90'ının üzerinde olması ve ilgilinin talep etmesi kaydıyla hizmet ihtiyacı, yeterlik notu ve Yüksek Askeri Şura'da belirlenen kontenjanlar esas alınarak tefrik edilecek albayların fiili hizmet süreleri, YAŞ kararıyla yaş haddine kadar uzatılabilecek. Görev süresi uzatılmayanlar kadrosuzluktan, hizmete devam ettirilen albaylardan kendi isteği üzerine emekliye ayrılmak isteyenler de kadrosuzluktan emekliye sevk edilecek.
Bir devreden kaç albayın görev süresinin uzatılacağı, bunların sınıf, branş ve ihtisaslara göre dağılımları kontenjanlar verilmek suretiyle YAŞ tarafından karara bağlanacak. Hangi albayların YAŞ tarafından görev süresinin uzatılacağı, albayların o güne kadarki sicil notu ortalaması, dosyaları, yargılanma, ceza, takdir, taltif, sağlık gibi durumları göz önüne alınarak, YAŞ üyeleri tarafından verilecek değerlendirme notları ilave edilerek, yapılacak sıralama sonucunda belirlenecek.
Üst rütbelerdeki yığılmaların önlenmesi amacıyla, astsubay üstçavuş rütbesinde üstün başarı kıdemi verilmesi uygulamasına son veriliyor, üstün başarı değerlendirmesi için sicil notu ortalamasının sicil tam notunun yüzde 90'ı olması şartı yüzde 95'e çıkarılıyor.
ÜSTÜN BAŞARI KIDEMİ SAYISI
Tasarıyla, üsteğmen rütbesinde üstün başarı kıdeminin kaldırılmasından dolayı alınabilecek üstün başarı kıdemi sayısı toplamı 6'dan 5'e düşürülüyor. Düzenlemeden önce üsteğmen rütbesinde üstün başarı kıdemi alan subaylar, eski hükme tabi olacak.
Yurt dışı sürekli veya geçici görevlere atanan ya da görevlendirilen subay ve astsubayların "itibari rütbe" ile görev yapmalarına imkan tanıyan tasarı, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na, "itibari rütbe" maddesi ekliyor. Buna göre, yurt dışı sürekli göreve atananlar için Genelkurmay Personel Başkanlığının, yurt dışı geçici görevle görevlendirilenler için ilgili kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personel başkanlıklarının onayı alınarak, itibari rütbe verilebilecek.
İtibari rütbe alan personel, bu rütbenin sahip olduğu yetkileri sadece yabancı ülke personeline karşı mevcut uluslararası anlaşmalar çerçevesinde kullanacak. İtibari rütbeden dolayı maaş farkı veya ilave tazminat ödenmeyecek, bu personele gerçek rütbesinin özlük hakları verilecek. İtibari rütbe, personelin yurt dışı sürekli veya geçici görevi sona erdiğinde son bulacak.
Türk Ceza Kanunu'nun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri şahıslar hakkında uygulanacağına dair hüküm, tasarıyla "askeri suçlar" hakkında değiştiriliyor. Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın 3 ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması, fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi, fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi, daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkum olunması hallerinde hapis cezaları ertelenmeyecek.
UYUŞTURUCU MADDE
Tasarıya göre, kıta, karargah veya askeri kurumlarda ya da görev esnasında veya görev yerlerinde işlenmesi halinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve alenen özendirme, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarını işleyen askeri şahıslar hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun bu suçlara ilişkin hükümleri uygulanacak.
Askeri mahkemeler ve adli yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara; diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilecek.
Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması; fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi; fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi halinde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımları çevrilemeyecek.
Yükümlü erbaş ve erler hakkında verilen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılacak.
TSK'YA GÖREV
İl İdaresi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, genel kolluk kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerini aşan durumlarda terörle mücadele için gerekli olması veya terör eylemlerinin kamu düzenini ciddi şekilde bozması halinde, İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) görevlendirilebilecek.
Bakanlar Kurulu kararında görevin kapsam ve süresi, görev alanı, istihbarat yetkisinin kapsamı, destek silahlarının kullanımına yönelik tahditler, görevlendirilen birliklerin mülki amirler ve genel kolluk kuvvetleri ile ilişkileri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınması gereken tedbirler, icra edilecek görevlerin planlanması ve izlenmesi ile gerek görülen diğer hususlar gösterilecek.
Görevlendirilecek TSK birliklerinin çapı, teşkilatı, konuşlandırılacağı yerler, emir komuta ilişkileri, kuvvet kaydırılması ve bu kapsamda gerekli görülen diğer hususlar Genelkurmay Başkanlığı tarafından belirlenecek. Görevlendirilen TSK birlikleri ve personeli, kendi komutanının sorumluluğu altında ve onun emir ve talimatlarına göre Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda belirtilen yetkilerle kolluk kuvvetlerinin genel güvenliği sağlamada sahip olduğu yetkileri kullanarak verilen görevleri yerine getirecek. Bu fıkra uyarınca illerde icra edilecek görevler kapsamında askeri birlikler ile genel kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasındaki iş birliği, koordinasyon ve gözetim valiler tarafından yerine getirilecek.
Askeri birliklerin belirli görevleri genel kolluk kuvvetleriyle birlikte yapması halinde komuta, sevk ve idare askeri birliklerin en kıdemli komutanı tarafından üstlenilecek.
Yetkili birlik komutanının verilen görevleri yerine getirirken ihtiyaç duyduğu istihbarat bilgileri, istihbarat birimlerince yetkileri kapsamında öncelikle toplanacak ve gecikmeksizin paylaşılacak. Bu kapsamda icra edilen operasyonlarda gecikmesinde sakınca bulunan hallerde güvenlik kuvvetlerinin elinden kaçmakta olan kişilerin izlenirken girdikleri konuta, iş yerine veya kamuya açık olmayan kapalı alanlarla bunların eklentilerine can veya mal güvenliğinin sağlanması ya da kişinin yakalanması amacına münhasır olmak üzere, yetkili birlik komutanının yazılı emriyle girilebilecek. Birlik komutanının kararı 24 saat içinde hakim onayına sunulacak.
TSK personelinin bu fıkra kapsamındaki faaliyetleri askerlik hizmet ve görevlerinden, bu faaliyetler sebebiyle işlendiği iddia edilen suçlar ise askeri suçlardan sayılacak.
TSK personeli dışındaki memur ve diğer kamu görevlilerinin bu fıkra kapsamındaki görev ve faaliyetleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlarla ilgili olarak Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacak. Bu suçlar sebebiyle soruşturma izni verilene kadar yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulamayacak. Bu kapsamda görevler yerine getirilirken, görevin niteliği gereği veya ifası sebebiyle verilen zararlar devlet tarafından tazmin edilecek.
TAZMİNAT DAVALARI ANCAK DEVLET ALEYHİNE AÇILABİLECEK
Görevlerin yerine getirilmesi sırasında TSK personeli ile mülki idare amirleri, kolluk kuvvetleri ve diğer memurlar ve kamu görevlilerinin kararları, işlemleri ve faaliyetleri sebebiyle (kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk halleri de dahil) tazminat davaları ancak devlet aleyhine açılabilecek.
Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullananlardan; TSK personeline milli savunma bakanının, mülki idare amirleri ve kolluk kuvvetlerine içişleri bakanının, diğer memurlar ve kamu görevlilerine ilgili bakanın uygun bulması şartıyla bir yıl içinde rücu edecek.
Bu kapsamındaki görevler yerine getirilirken görevin niteliğinden doğan veya görevle ilgili olmak şartıyla görevin ifası sırasında işlendiği iddia olunan suçlardan dolayı adli yargının görevine girdiğinden bahisle asker kişiler hakkında soruşturma yapılması, genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları için başbakanın, diğer personel için milli savunma bakanının, jandarma genel komutanı ve sahil güvenlik komutanı ile bu komutanlıklardaki diğer personel için içişleri bakanının iznine tabi olacak.
Cumhuriyet savcılarınca memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında doğrudan soruşturma yapılması; İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının merkez teşkilatlarında görevli olanlarla valiler için içişleri bakanının, bölge veya ilde görevli olanlar ile kaymakamlar için valinin, ilçede görevli olanlar için kaymakamın iznine tabi olacak. Bu fıkra kapsamında verilen görevlerin yerine getirilmesi sırasında doğan acil ve zaruri ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapılacak harcamalar, ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı bütçesine konulan ödenekten karşılanacak.
DAHA ÖNCE OPERASYONLARA KATILANLARA DA KORUMA
Tasarıyla, hukuki korumaya ilişkin düzenlemelerden, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili kanuna göre operasyona katılan TSK personeli, memurlar ve diğer kamu görevlileri de yararlanacak.
Tasarıyla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda düzenleme yapılıyor. Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin askeri yargıya özgü düzenlemeler, hükme bağlanıyor. Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi, fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi ile fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi haricindeki suçlarda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olacak.
Terörle mücadelede görev alan TSK personeli, mülki idare amirleri, istihbarat ve kolluk görevlileri ile bu amaçla görevlendirilmiş diğer personelin, terörle mücadele görevlerinin ifasından dolayı mağdur, şikayetçi, katılan, davalı veya davacı konumunda olması halinde de seçeceği bir avukatın ücretinin ödenmesi imkanı getiriliyor. Davacı konumunda olan personelin seçeceği bir avukata ücret ödenmesi ise ilgili Bakanın onayına tabi tutuluyor.
ERGENEKON, BALYOZ, ASKERİ CASUSLUK...
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek'in "Ergenekon", "Balyoz" ve "Askeri casusluk" gibi davalarda tutuklananların mağduriyetlerinin giderilmesi taleplerine, "Milletvekillerimizin verdiği önergelerle ilgili Bakanlığımızda süren bir hazırlık var. Bu konuyu ayrı bir tasarı olarak, düzenlemeyi biz de hedefliyoruz." dedi.
TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısı görüşüldü.
CHP İstanbul Milletvekili Çiçek ve CHPli üyeler, "Ergenekon" ,"Balyoz" ve "Askeri casusluk" ve benzeri davalarda tutuklanan TSK personelinin mağduriyetinin giderilmesi için önergeler verdi.
Çiçek, önergeler üzerinde yaptığı konuşmada, "Sürecin dış destekli örgüt tarafından kasıtlı olarak yapıldığı ortada. TSK Personel Kanunu görüşülürken bu kardeşlerimizin mağduriyeti için hakların iadesi gereklidir. Yaşanan haksızlıklar en azından onarılarak itibarları iade edilecek. Ben de tutuklu olduğum için YAŞ'a girip terfi hakkımı kullanamadım. Tutukluyken hayatını kaybeden ailelerin tek beklentisi, bu süreçte mağdur olduklarını ve hizmetlerinin takdirle karşılandığının belirtilmesi. Biraz empati yapılmasını istiyorum. Özür dilenmeli ve iade-i itibarda bulunulmalı. " dedi.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, önergelere katılmadığını belirterek, "Milletvekillerimizin verdiği önergelerle ilgili Bakanlığımızda süren bir hazırlık var. Bu konuyu ayrı bir tasarı olarak düzenlemeyi biz de hedefliyoruz. Bunu bir bütün olarak ele almanın daha doğru olacak kanaatimiz var. Önergenin içeriğine katılmakla birlikte şu anda, bu kanun tasarısında değil, başka bir kanun tasarısıyla konu bizim de gündemimizde. Bu nedenden dolayı önergeye katılamıyoruz." diye konuştu.
"ALBAY SAYIMIZDA ÇOK FAZLALIK VAR"
Mili Savunma Bakanlığı yetkilisi Hakim Albay Murat Yaman, CHP'li Çiçek'in "YAŞ'ın yetkisi olmasına rağmen albaylarla ilgili düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğu" sorusunu yanıtlarken, "Bir subay 6 yıl erken albay olabiliyor. Bu üst rütbelerde büyük yığılmaya neden olmuş durumda. Albay sayımızda çok fazlalık var. Yığılma nedeniyle üsteğmen ve üst çavuş rütbelerinde üstün başarı kıdem uygulamasına son veriliyor." dedi.
Yasa uyarınca albayların görev süresinin 28 yıl olduğunu, YAŞ'ın daha önce aldığı kararla 3 dönem olarak uzatılma ve 31 yıl olarak uygulana geldiğini ifade eden Yaman, şöyle konuştu:
"Mevcut sistemde bir albayın görev süresini uzatmanız için sicil şartı ve sicil sıralaması arandığından ve şu anki sistemde sicil aralıkları çok dar olduğundan, 30. sıradaki bir albayın uzatabilmek için YAŞ'ın önündeki 29 kişiyi de uzatmak zorunluluğu var. Hizmet ihtiyacı bulunmayan albayları da biz bu çerçevede uzatmak durumuyla karşı karşıya kalmış durumdayız. YAŞ bundan hareketle 31 yıl kararı almış ama geçen Şura'da bu 30 yıla indirildi, bundan sonraki yıllarda da 28 yıl indirilecek. Normalde kanun gereği hizmet süresi 28 yıl olarak belirlenerek albaylarımız 28 yılın sonunda emekliliğe sevkedilecek. Getirilen düzenlemeyle, hizmetine ihtiyaç duyduğumuz gerçekten liyakatlı ve başarılı albaylarımız eski sistemde en fazla 3 yıl uzatabilirken, bu sistemle 60 yaşına kadar YAŞ kararıyla uzatabileceğiz."
HDP'Lİ VEKİLLERİN SÖZLERİ TARTIŞMAYA NEDEN OLDU
Komisyonda HDP'li milletvekillerinin sözleri tartışmaya yol açtı.
HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, tasarı üzerinde görüşlerini ifade ederken, "İnsanların kendisi önde olmadığında, cepheye gitmediği, savaşmadığı zaman hamaset yapmak daha kolay oluyor. Ciddi şekilde 90’lara geri döndük. Bundan memnuniyet duyanlar olduğunu biliyorum. Şu anda olanlar şiddettir. Askerler, siviller ölüyor, katliamlar yapılıyor." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin'in, "Vatan için öldü diyenlere öldü denmiyor. Şehit deniyor." sözlerine Kerestecioğlu, "Şehit dini referanslı bir şey. Ben sizin, siz benim aklıma giremezsiniz. Şehirler yakıldı, insanlar öldürüldü. İki gündür ölen iki kadın polis için ciddi üzüntü duyuyorum. Biz asker cenazesine de gidebilirdik. Bunu istemeyenler, yaptıramaz hale getirdiler. CHP'nin başına da aynı şey gelecek. Burada bir oyun oynanıyor. Başkanlık oyunu oynanıyor ve bu oyunda adım adım ilerleniyor. 7 Haziran'daki seçimin sonuçlarına katlanılmadı ve arkasından ülke patlamalarla başka bir kaosa sürükleniyor. Terörün önlenmesi için öncelikle orada nedenleri araştırıp insanlara zulmetmeden davranılmalı." diye konuştu.
AK Parti milletvekillerinin Kerestecioğlu'na laf atması üzerine Komisyon Başkanı Beyazıt, milletvekillerine, "Dikkat edelim, karşımızdaki de vekildir" diyerek, uyardı.
Kerestecioğlu'nun, "Her türlü şeyi kendilerinde hak görüyorlar. Benim fezlekem kadın örgütleriyle açıklama yapmaktan dolayı geldi" demesi üzerine bazı AK Parti'li milletvekilleri, "Ondan bir şey olmaz" karşılığı verdi.
Kerestecioğlu, "Bu bulunmamam gereken bir toplantı. Yeterince daraldım, bu kadar erkek egemen yapı içinde bulunmaktan... Demokrasi de güvenlik de ancak özgürlüklerle gelir. Kendiniz gidiyorsanız cepheye gidin, bunu başkalarına yaptırmayın. Onca askerin ölümüne neden olmak, o kadar kolay bir şey değil." sözleriyle konuşmasını tamamladı.
"KONUŞTUKLARINA DİKKAT ET"
HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş'ın, "Almanya'nın attığı adım hala eksiktir. 1915'teki Ermeni tehcirine yönelik adımı, bir adım ve olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Bunlar yapılamazsa, geçmişteki tarihsel sorunlarla hesaplaşılmazsa sorunlar çözülemez" şeklindeki ifadelerine, AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.
AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, "Konuştuklarına dikkat et. TBMM'de konuşuyorsun. Müdahale etmedik bir yere kadar, her şeyin haddi ve hududu var. Tarihsel değerler ve milletimizin geçmişiyle alay edecek şekilde konuşamazsınız." ifadesine Ataş, "Ben de bu ülkenin vatandaşıyım, tabi ki konuşacağım." karşılığını verdi.
Şahin'in "Almanya'nın yaptıklarını haklı bulur tarzda konuşuyorsun. Milletimize kara leke çalamazsınız." ifadesine Ataş, "Dersimliyim, bu meseleye ilişkin, Cumhurbaşkanı'nın da söyledikleri var, (burada insanlar haksız yere tehcir edilmiş)" dedi.
Şahin, Ataş'ın konuyu çarpıttığını belirterek, "Dersim başka, Ermeni meselesi başka. Ayrı ayrı şeyler. Zekamızla alay etmeyin." derken, AK Parti Konya Milletvekili Ömer Ünal ise "Çok seviyorsanız Almanya'ya gidin." yanıtını verdi.
Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, tartışmanın sürmesi üzerine, "Genel Kurul'da olduğu gibi Komisyonda da yaralayıcı sözler söylenmez. Hatip konuşmasında, Türk milletini yaralayıcı ifade de bulunmuştur. Bizim asla kabul edemeyeceğimiz, tarihsel gerçeklerde de böyle bir hadisenin olmadığı bir değerlendirmelerde bulunmuştur." sözleriyle, Ataş'ı konu üzerinde konuşmaya davet etti.
HDP'Lİ ATAŞ KOMİSYONDAN AYRILDI
Tasarının, hukuki korumaya ilişkin düzenlemelerini içeren 12. maddesinin kabul edilmesinin ardından, Komisyon üyesi HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, şöyle konuştu:
"Tasarıya esas olarak itiraz etmiş olduğumuz madde komisyonda onaylanmış oldu. Komisyon geçmişteki hatalara rağmen aynı arızalı tutumu devam ettirmiş, askerin vesayet olarak siyasetin önüne geçmesini onaylamıştır. Bu saatten sonra komisyonda, HDP vekilleri olarak yapabileceğimiz bir şey yok."
Ataş'ın sözleri üzerine Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, toplantının başından beri tarafsız olmaya çalıştığını belirterek, "Herhangi bir vesayet söz konusu değildir. Bütün yetki içişleri bakanının teklifiyle Bakanlar Kurulu tarafından verilecektir. Sizin söylediklerinizi kabul etmek mümkün değil. Güzel giden çalışmaya en son noktasında böyle bir açıklama yapmanızı üzüntüyle karşıladığımı belirtiyorum." diye konuştu.
HDP'li Ataş, Beyazıt'ın açıklamalarının ardından, Komisyon toplantısından ayrıldı.
Maddeler üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasıyla tasarı AK Parti, CHP ve MHP'li üyelerin tümünün oyuyla kabul edildi.
Milli Savunma Bakanı Işık, tasarının kabul edilmesi nedeniyle komisyon üyesi milletvekillerine teşekkür etti.