İslam'ın ana direği bu cümle
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kelime-i şehâdet, bir çadırın ortasındaki ana direk ya da evin kolonları gibidir.Bu direkler olmazsa, çadır ya da ev aslâ ayakta duramaz. Dini manada ise, bu cümle olmadan hiçbir güzel amel Allâh katında değer kazanmaz.
İbâdetlerin belli zamanları vardır. Îmânın ise zamanı yoktur. Dâimîlik ve canlılık ister. Aksi hâlde basit bir nefsâniyet kasırgasında dahî kalbden sökülür.
Konuyla ilgili olarak Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:
“Allâh’a ortak koşanlar, kendilerinin kâfirliğine bizzat kendileri şâhidlik ederlerken, Allâh’ın mescidlerini îmâr etme salâhiyetleri yoktur. Onların bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedî kalacaklardır.”
“Allâh’ın mescidlerini ancak Allâh’a ve âhıret gününe îmân eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allâh’tan başkasından korkmayan kimseler îmâr eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.”
Bu âyet-i kerîmelerden de anlaşılıyor ki, ameller, ancak samîmî bir îmân, tasdîk ve Cenâb-ı Hakk’ın rızâsı gibi şartların gerçekleşmesinden sonra Allâh katında bir kıymet ifâde etmektedir. Ne kadar fâideli ve mühim olursa olsun îmânsız yapılan amellerin hiçbir kıymeti yoktur. Bu husus bir başka âyet-i kerîmede şöyle beyân buyurulur:
“Gerçekten, inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, onların hiçbirinden -fidye olarak dünyâ dolusu altın verecek olsalar dahî- kabûl edilmeyecektir. Onlar için acı bir azâb vardır; hiç yardımcıları da yoktur.” (Âl-i İmrân, 60)
Hâsılı ameller, ancak îmân, yâni tevhîd muhtevâsına girmek neticesinde kendilerinden maksûd olan faydayı hâsıl ederler.
Kaynak: İslam İman İbadet, Osman Nuri Topbaş