İBB yolsuzluk davası değil, sanki bir tiyatro! "Okul saldırıları ile bu karanlık eller arasında bağ var"
Yeni Akit Medya Grubu Ankara Temsilcisi Ali Karahasanoğlu, bugünkü yazısında İBB'deki yolsuzluk iddialarıyla ilgili devam eden davayı gündeme taşıdı. Karahasanoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun sanık olarak yer aldığı mahkemedeki tavırlarını ve yargılama sürecini sert bir dille eleştirerek, duruşma salonunun bir hukuk alanından ziyade siyasi şov merkezine dönüştürüldüğünü savundu.
Yazısında Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarına atıfta bulunan Karahasanoğlu, toplumun "özgürlük" adı altında dejenere edildiğini belirtti.
İBB’deki yolsuzlukların ve bu dosyalardaki karanlık ilişkilerin aydınlatılmasının, aslında okullara saldıran 14 yaşındaki çocukların arkasındaki "karanlık ellerin" de deşifre edilmesi anlamına geleceğini iddia etti.
"Kamera bantlamak mahremiyet değil, suç gizlemektir"
Duruşmada öne çıkan "otel odası ve kamera bantlama" konusuna değinen Karahasanoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun koruma polisi Çağlar Türkmen aracılığıyla otel kameralarını kapattırmasını sert sözlerle eleştirdi:
"Bir belediye başkanı, üçüncü şahıslarla yaptığı görüşmeleri emniyetten ve yargıdan kaçırmak için kameraları bantlatıyorsa bu suçtur. Nasıl ki bir cinayette delil karartmak suçsa, burada da kameraların kapatılması aynı kapıya çıkar."
Görsel yapay zeka ile hazırlanmıştır
"Sanık hakim rolüne bürünmüş, sanığı sorguluyor"
Karahasanoğlu, duruşma salonundaki işleyişi "Sülün Osmanlık" ve "Hokkabazlık" olarak nitelendirdi. Ekrem İmamoğlu’nun diğer sanıklara (koruma polisine) "Kaç çocuğun var?", "Kaç lira maaş alıyorsun?" gibi sorular sormasına izin verilmesini hukukun rezaleti olarak tanımlayan yazar, şu ifadeleri kullandı:
- Tiyatro Sahnesi: Mahkeme heyetinin önünde örgüt lideri gibi hareket eden bir baş sanık var.
- Çifte Standart: Benzer davalarda bizim haklı taleplerimiz "konuyla ilgisiz" diye reddedilirken, Silivri’de şov yapılmasına müsaade ediliyor.
- Uganda Örneği: İmamoğlu'nun "Kamera bantladığı için hapis yatan Uganda'da bile yoktur" sözlerine karşılık, delil karartan herkesin dünyanın her yerinde tutuklanacağı gerçeği vurgulandı.
Ali Karahasanoğlu, bir hukukçu olarak adaletin bu denli "şaklabanlığa" alet edilmesine tepki göstererek, sistemin bu tür algı operasyonları karşısında aciz kalmaması gerektiğini belirtti.
İşte Karahasanoğlu’nun yazısı>>>


