HÜDA PAR'dan müthiş teklif! 'Kadınlara özel, tamamı kadın personelden oluşan hastaneler kurulmalı'
HÜDA PAR Müslümanların kanayan yarasını işaret etti ve çözüm önerdi. Mersin Milletvekili Faruk Dinç, kadın hastalıkları ve doğum alanında önemli bir ihtiyaca işaret ederek, tamamı kadın personellerden oluşan hastanelerin kurulması gerektiğini ifade etti. Dinç’in bu teklifi, hem sağlık hizmetlerine erişimde konfor hem de mahremiyet hassasiyeti açısından kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
HÜDA PAR Müslümanların kanayan yarasını işaret etti ve çözüm önerdi. Mersin Milletvekili Faruk Dinç, kadın hastalıkları ve doğum alanında önemli bir ihtiyaca işaret ederek, tamamı kadın personellerden oluşan hastanelerin kurulması gerektiğini ifade etti. Dinç’in bu teklifi, hem sağlık hizmetlerine erişimde konfor hem de mahremiyet hassasiyeti açısından kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Dinç yaptığı açıklamada, “Bu konuda hassasiyet gösterilmelidir ki kadınlarımız sağlık hizmetine rahat bir şekilde erişsin ve toplumsal güven oluşsun” sözleriyle, meselenin yalnızca bir sağlık organizasyonu değil, aynı zamanda bir güven ve değer meselesi olduğuna dikkat çekti.
Mahremiyet İslam’ın emridir
İslam medeniyetinde mahremiyet, insan onurunun temel unsurlarından biri olarak kabul edilir. Kadının mahremiyetinin korunması, hem aile yapısının güçlenmesi hem de toplumsal huzurun tesisi açısından büyük önem taşır. Özellikle kadın hastalıkları ve doğum gibi son derece özel alanlarda, kadınların hem psikolojik hem de manevi açıdan kendilerini daha güvende hissetmeleri, sağlık hizmetinin kalitesini de doğrudan etkilemektedir.
Uzmanlar, mahremiyet hassasiyetinin gözetildiği ortamlarda hastaların sağlık kuruluşlarına başvurma oranlarının arttığını, teşhis ve tedavi süreçlerinin daha sağlıklı ilerlediğini belirtiyor. Bu çerçevede Dinç’in teklifi, sadece ideolojik değil; sosyolojik ve pratik bir ihtiyaca da cevap niteliği taşıyor.
Kadınların sağlık hizmetine erişimi kolaylaşır
Toplumda bazı kadınların, mahremiyet endişesi nedeniyle kadın doğum hizmetlerine geç başvurduğu ya da düzenli kontrollerini aksattığı biliniyor. Tamamı kadın personelden oluşan hastaneler sayesinde bu çekincelerin önemli ölçüde ortadan kalkabileceği ifade ediliyor.
Bu model, hem muhafazakâr kesimde hem de mahremiyet hassasiyeti bulunan geniş toplum kesimlerinde sağlık hizmetine erişimi artırabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Kadınların kendilerini daha rahat ifade edebileceği, utanma ve çekinme duygusunun azalacağı bir ortam, erken teşhis ve sağlıklı nesiller açısından da büyük önem taşıyor.
Toplumsal güven vurgusu
Dinç’in “toplumsal güven” ifadesi ise teklifin sosyal boyutuna işaret ediyor. Aile yapısının korunması, kadınların kendilerini değerli ve güvende hissetmesi ve devletin bu hassasiyeti gözetmesi, kamu otoritesine olan güveni de artırabilecek bir unsur olarak görülüyor.
Sağlık politikalarında kültürel ve dini hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğini savunan çevreler, bu teklifin toplumun önemli bir talebine karşılık geldiğini belirtiyor.
Kadınların mahremiyetini merkeze alan, değer odaklı bir sağlık modeli tartışmaya açılmış durumda. Önümüzdeki süreçte bu teklifin nasıl bir karşılık bulacağı merak edilirken, kamuoyunda destek mesajlarının artması dikkat çekiyor.