• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Her şey kendi suçlarını örtmek için! 5816 mağduru Mehmet Arslan hislerini paylaştı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Her şey kendi suçlarını örtmek için! 5816 mağduru Mehmet Arslan hislerini paylaştı

“Putlara tapmayın” dediği için “5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu”na muhalefetten tutuklanan Onkolog Dr. Mehmet Arslan, hislerini paylaştığı bir açıklama yayınladı.

“Putlara tapmayın” dedikten sonra, hiçbir isim vermediği halde, ortada 5816 garabetine muhalif hiçbir muhalefet olmamasına rağmen Mustafa Kemal’e hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanan Dr. Mehmet Arslan, kamuoyunda oluşan büyük infial nedeniyle serbest bırakılmıştı. Arslan konuya dair bir açıklama kaleme aldı.

Söz konusu açıklama şöyle:

Çok teşekkür ederim. Buraya gelenler veya uzaktan dua edenler. İnşallah mücadelede bir katkımız olsun diye böyle bir teşebbüsümüz oldu, yani mücadelemiz oldu. İnşallah hayır getirir diyelim. Biz bir miktar sıkıntı çektik belki halen çekeceğiz ama inşallah bir faydası olur. Bu hukuksuzlukların, tehakkümatın son bulması açısından faydalı olur inşallah diye düşünüyorum, derdimiz o.

Emperyal siyoni çeteye ve onların yerli işbirlikçilerine itirazımızı yükselttik ve siyonizme itiraz etmeyen mankurt tipleri yetiştiren işte bu heykel tapıcı bir nesli mankurt bir nesli istemiyoruz dedik. Neslimizin yakasından düşün. FETÖ'yü üreten PKK'yı üreten KETÖ diye tanımladığım bu derin çetenin deşifrasyonunu burada gördük. Onların pratiğini yaşadık. Nasıl hukuksuz muamele ettiklerini gördük.

Dolayısıyla bunu maalesef kötü bir tecrübe olarak yaşadık, ama bu bizim için bir onur, şeref, dünya ahiret bunu taşıyacağız. Onların da bir kara lekesidir. Yüz karasıdır. Böyle hürriyet havarisi kesilip sonradan da insanların en temel haklarını çöpe dönüştüren hatta suça dönüştüren ve kendi suçlarını örten ve bu yasaları da tamamen kendi çıkarları için kullanan yapı. FETÖ nasıl Avrupa uyum yasalarını kullandıysa bunlar da o koruma kanunu 5816’yı kullanıyorlar. Tamamen kendi çete ve örgüt faaliyetlerini örtmek hatta yavuz hırsızlık yaparak, suçu başkalarına yıkarak kendi suçlarını örtme mahareti gösteriyorlar.

Dolayısıyla bunu yakinen tecrübe etmiş oldum. Bu insan için biraz sıkıntı belki ama düşünüyor da tecrübe başka bir şey, söylediklerimizi tecrübe ettik diyorum ve inşallah hayır olur diyorum. Yapmadığını konuşmak biraz gülünç oluyor. Böylesi belki iyi oldu.

İmam Ebu Hanifeye biri bir gün bir şey sorar. Cevabını biliyordur ama, imam yutkunur. Cevap veremez. Çünkü yaşamadığı bir şey. Farazi konuşmak istemez. Birkaç gün geçer, imam soruyu soranı yakakar ve cevabını verir. Adamcağız sorar ey imam, birkaç gün önce sormuştum cevap vermemiştiniz, bilmiyor muydunuz? İmam derki, biliyordum ama, yaşamamıştım. Bir kaç gün içinde yaşadım ve gönlüm rahat cevaplıyorum der.

Ben de klavye mücahidliği yapmamak, gerçek bir 'Rabbii aktivist' olmak adına bu acı tecrübeyi yaşamış oldum. Taksim polis karakolu nezaretinde Taksim’in öteki yüzünü gördüm. Ertesi gün Çağlayan Adliyesinde hukuk adına işleyen garabeti. Sağ gösterip sol vuran savcı, ilkokul seviyesi afiş okuma, okutma sahnesi yargıç. Yargı hukuka karşı derdim de, onun da tecrübesini yaşadım. Gerçekten laikçi yargı hukuka karşı.

Metris serüveni daha bir ileri acıklı sahne. Her şeyi geride bırakıyorsun, yakınlar, eşyalar gibi görünüyor ama daha derin hissettiriyor. Mezbelelik, insanların yüzleri, tavırları garipleşmiş, zoraki ortamlar. Sonra gecenin bir yarısı derin mehlizleri andıran hücre ve etraftan yükselen, dar koridorlarda yankılanan sesler. Bu arada komşu hücrelerin de dalton çetesi olduğunu öğreniyorum sonra.  Demir, kalın, koca anahtarlı, kaba sesli kapılar. Bir yatak bile olmayan kuru paslı ranzalar.

İki gündür bir şey yememişsin, gece yarısı bir kuru ekmek geliyor. Ertesi öğlene kadar kemir. Kantin sınırlı da olsa varmış ama haftada bir. Bir hafta sonra alabileceğim battaniye, yastık, çarşaf, belki bir miktar yiyecek. Şeker, kalp hastasıyım ki, belki müsebbibleri de aynı zihniyet, en azından payları var, hayatları sıkıntıya sokuyorlar, üçüncü gün ilaçlarıma ve dördüncü gün kısmen kıyafetlerime ulaşıyorum.

Ama ben mutluyum. Çünkü yüzakım bu benim. Rabbime bir mazeretim olacak. Duygu patlamaları yaşasam da ara ara.

Dr Mehmet Arslan

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

KENAN YAKUT

Yazıklar olsun bu zamanda bu zulüm

arapgirli

Herşeyi çok güzel ifade etmiş. Bu 5816 kanayan bir yara.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23