İbn-i Sina, insanın organ özelliklerinin doğuştan “4 tabiat tarzı”ndan geldiğini söylüyor..
Her bir organ kendi tabiatına göre işlev görüyor. Her organ, tabiatına göre, değişik hastalıklara meyilli oluyor. Onun için hastalıkların tedavisinde bu meyilleri bilmek gerekiyor. Keza ilaçların da ona göre hazırlanması, tedavinin de ona göre yapılması gerekiyor.
Bu noktada çağımız tıbbının ulaştığı, "her organın hatta her hücremizin kendine özel davranışı (tabiat tarzı) olduğu" tesbitini hatırlatalım.
Hava Tabiatı (sıcak, nemli)
Hava tabiatlıların hastalık organı kalptir. Kanın tabiatı sıcak ve nemlidir. Kan hastalanıp kalbe baskı yaparsa, tükürük çok, damarlar dolu, idrar ve ağrılar şiddetli ve renk kırmızı ise vücuda kan galip olmuştur, hastalık kandandır. Kan kalbe tazyik ettiğinden, kalp damar tıkanıklığı, kan hastalığı, ilik kanseri, kolestrol, şeker ve tansiyon gibi hastalıklara meyilli olurlar.
Ateş Tabiatı (sıcak, kuru)
Ateş tabiatlıların hastalık organları safradır. Safranın tabiatı sıcak ve kurudur. Safra kesesi hastalanıp karaciğere baskı yaparsa, ağızda şiddetli susuzluk, acılık, kuruluk, idrar sarı ve ten rengi de sarı ise, hastalık safradandır. Safra vücudu istila ettiğinde, karaciğer kanseri, kara sarılık, anemi, sinir sistemleri, kabızlık, migren ve ince bağırsak kanseri gibi hastalıklara meyilli olurlar.
Toprak Tabiatı (soğuk, kuru)
Toprak tabiatlıların hastalık organı dalaktır. Dalağın tabiatı soğuk ve kurudur. Dalak hastalandığında beyine baskı yaparsa, beden zayıf, tırnak ve kıllar zayıf, idrar az ve bedende kuruluk varsa hastalık dalaktandır. Dalak, vücudu istila ederse, kulak, burun, boğaz, kan, cilt, kalp ve bağırsak gibi hastalıklara meyilli olurlar.
Su Tabiatı (soğuk, nemli)
Su tabiatlıların hastalık organı midedir. Mide soğuk ve nemlidir. Balgam mideye baskı yapıp akciğerlere sıçrarsa, hareket zorlaşır, ağrılar daha ziyade dizde ve belde, solunum yollarında sıkışma olur. Vücudu balgam istila etmiştir, Hastalık balgamdandır. Balgam mideye tazyik ettiğinde, sindirim sistemi bozukluğu, salgılardaki bozulmalar, öksürüklü hastalıklar, bağırsak ülseri, boğaz hastalıkları ve akciğer kanseri gibi hastalıklara meyilli olurlar.
Bedenimizdeki 4 tabiatın 4 sıvısı
İbn-i Sina’ya göre sayılan dört tabiatın vücuttaki safra, dalak, kan, balgam sıvıları normal halde bulunurlarsa vücut sıhhat bulur. Normal halde bulunmayıp biri diğerine üstün olursa vücut hastalanır. Sağlık yününden bu dengeli vücut sıvılarına sahip olan insanlar yeryüzünde çok nadir görülür.
El-Kanun fi't-Tıbb bilindiği gibi İbn-i Sina'nın ünlü eseri. Bu eserin 1000. yıldönümü münasebetiyle 2013'te devlet ve sivil toplum kuruluşları törenler düzenledi, bilimsel çalışmalar, konuşmalar yapıldı. Kuşkusuz İbn-i Sina sadece ülkemiz için değil bütün dünya için nadir bilim adamlarından biri. Bu sebeple Batı'da da "Avi Cenna" diye anılmakta onun adına hatıra pulları çıkarılmakta. Yanda onun çizimiyle insan iskeleti..
Bugün Ankara’da adına Türkiye’nin en önde gelen hastanelerinden birisi bulunan İbn-i Sina, 980’de Türkistan Buhara’da doğmuş..
Zamanının en ünlü hekimi, filozofu, ansiklopedicisi, matematikçisi ve astronomu idi. Tıp bilimine en önemli katkısı, Batı’da “Canon” olarak bilinen ünlü kitabı el-Kanun’dur. Kanun Fi’l-Tıb, bir milyondan fazla kelimeyi kapsayan çok büyük bir tıp ansiklopedisidir. Kitapta ayrıca 760 ilacı tanıtmaktadır.
İslam tıp dünyasında “Ahlat-ı Erbaa” denilen teori İbn-i Sina'nın (980-1037) “Kanun fi't-tıbb” adlı eserinde, duygusal, zihinsel durumlar ve tavırlar dahil edilerek geniş şekilde incelenmiştir.
İbn-i Sina ve İmam Syuti, bu dört tabiatı sıcak (ateş, hava), soğuk (toprak, su) olmak üzere ikiye, bunları da kendi aralarında sıcak kuru, sıcak nemli, soğuk kuru, soğuk nemli ve dereceleri olmak üzere dörde ayırmıştır. İnsanın bu organ özelliklerinin doğuştan geldiğini söylemiştir. Şimdi size “dört tabiat” hakkındaki ilginç tesbitleri nakledeceğiz..
İbn-i Sina diyor ki
Vücut hissi; sıcaklık, soğukluk, kuruluk ve nemlilikte dengelidir.
Beniz; solukla kırmızılık arasındadır.
Vücut yapısı; ne çok fazla ağır ne de zayıftır.
Kan damarları; ne yüzeye yakın ne de çok derine dalmış ve gizlenmiştir.
Saçları ne çok fazla ne de çok azdır; ne çok kalın ne de acayip derecede incedir.
Uykusu ve uyanık hali dengelidir.
Hareketleri serbest ve kolaydır.
Zihnî güçleri ve hafızası iyidir.
Bedenin bütün organları “bütün” ve işleyişi iyidir.
Gelişmesi hızlı, kuvvetlerinin bozulması yavaştır.
Rüyaları, ilginç, memnun edicidir
Tatlı sesli, neşeli ve hoş arkadaşları vardır ve onu güzel kokular çevreler.
Herkes tarafından sevilme ve güleryüzlülüğü en önemli özelliğidir.
Yemekleri zevk vericidir ve dengeli miktarda yer; normal olarak sindirir.
Dışarı çıkması düzenli ve normaldir.
Davranışları; cesaret ile korkaklık, kızgınlık ile sukünet ve terbiye, gurur ile zillet arasındadır.