Dünyanın her tarafında her gün, her an gerçekleşiyor olsa da, her hamilelik bir ayrı mucizedir, doğum apayrı bir mucize..
İbret, hikmet dolu bu mucizeler karşısında Yaratan'ın ihtişamına, kudretine, eşsiz san'atına hayran olmamak mümkün değil.
Sadece şunu düşünmek bile yeterli: Küçük şirin bebeğiniz ilk başta sadece iki mikroskobik hücreden ibarettir. Birkaç hafta içinde embriyo pirinç tanesi büyüklüğüne ulaşır.
Ve sadece bir pirinç tanesi kadar olmasına rağmen, bir beyni ve bir kalbi vardır!
Birkaç ay içerisinde kalbi güçlenir, beyni daha da gelişir. Dokuz ay sonra ise bu küçük pirinç tanesi ailenizin yeni üyesine dönüşmüştür.
Akla ziyan bir yarış
Döllenmiş yumurtanın bebeğe dönüşüm süreci konusunda ne kadar çok şey öğrenirsek, süreç de o kadar heyecanlı bir hal alır...
Yaşadığınız kentte trafik sıkışıklığından şikâyetçiyseniz, bir de şunu düşünün: Yaklaşık 300 milyon döl hücresi var olma yarışına katılmak üzere çabalar. Sadece 3 milyon sperm rahme ulaşmayı başaracak ve bunların da yalnızca 500 tanesi yumurtaya erişebilecektir.
Nihayetinde ise yalnızca tek bir becerikli sperm yumurtayı döllemeyi başaracaktır.
Ülkemizin nüfusunun yaklaşık 3 katının bir koşuya katıldığını ve sadece bir kişinin bitiş çizgisini geçebildiğini, diğerlerinin yolda döküldüğünü düşünün!
Üstelik yarışmacı hücrelerin geldiği yerde çok daha fazlası da mevcut: Bir erkek hayatı boyunca 12 trilyon döl hücresi üretir!
Anne karnında rüya
Bebeğin cinsiyeti konusunda iddiaya girecekseniz, erkek bebek üzerine bahse girin, zira dünyaya gelen erkek bebek sayısı kız bebek sayısından biraz daha fazla.
Döllenmeden üç hafta sonra embriyonun kalbi atmaya başlar.
20. haftada dişi fetusun yumurtalıkları 6 milyon yumurta içerir. Ergenlikte bu sayı yaklaşık 300.000'e düşecektir.
Bebekler anne karnındaki zamanlarının çoğunu uyuyarak geçirirler.
32. haftada rüya gördüğüne işaret eden hızlı göz hareketleri olur. Rüyasında ne gördüğünü kimse bilmiyor ancak rüyalarda tekrarlayan temanın ılık suyun içinde dalgalanmak ve huzur verici bir karanlık olduğu varsayılabilir. Bilim adamları anne karnında rüya görmenin beyin gelişiminde önemli bir rol oynadığını düşünüyorlar.
Gülümse.. gülümse..
Anne karnındaki 24. haftada bebekler belli bir müzik parçasını tanıyabilirler. Hatta müziğin ritmi ile birlikte hareket bile edebilirler!
Bebek 300 ayrı kemik ile doğar ancak bu kemiklerin bir kısmı daha sonra birleşir. Yetişkinlerin vücudunda ise 206 ayrı kemik bulunur.
Ultrason taramalarında doğumdan birkaç hafta önce bebeğin gülümsemeleri sıklıkla yakalanır.
Ancak dünyaya gelmenin bebeklerin bu mutlu ruh halini kesintiye uğrattığı anlaşılıyor, zira bebeğin gülümsemesini yeniden görebilmek için 1-2 ay beklemeniz gerekecek. Elbette şanslıysanız ilk birkaç haftada bebeğin yüzünden gelip geçen bir gülümsemeyi yakalayabilirsiniz.
Başlangıçta 7 gram!
Hamileliğin ilk zamanlarında ağırlığı 7 gram civarında olan plasentanın ağırlığı bebeğin doğduğu tarihte 250–450 grama ulaşır.
Kan hacmi hamilelik sırasında %50 oranında artar (bu oran kişiden kişiye değişmekle birlikte). Ortalama bir kadının hamilelikte aldığı kiloların yaklaşık 2 kilosunu bu ilave kan hacmi oluşturur.
Mavi başlar ama..
İnsan gözü bir milyondan fazla optik sinir bağlantısının gelişmesi ve oluşmasını gerektiren olağanüstü bir organdır. Altıncı aydan sonra gelişmekte olan bebeğin gözleri ışığa karşı hassasiyet göstermeye başlar. Bebeklerin çoğu mavi gözle doğar ancak doğumdan 3 ila altı ay sonra göz rengi değişerek kalıcı rengini alır.
Bebeğin anne karnındaki jimnastik hareketleri sadece onu eğlendirmekle kalmaz, aynı zamanda gelişimi açısından önemli bir rol oynar.
Bu hareketler eklem yapısının şekillenmesine ve bebeğin uzuvlarının hareket alanını tayin etmesine yardımcı olur.
"Rabbim büyüksün!"
Doğum tarihinde bebeğin beyninde 10 milyon sinir hücresi bulunacak. Düşünün rakamları, idrake çalışın.
Sadece bu bile yeterince hayret, ibret ve hayranlık verici bir durum değil mi?
Unutmayın bebeğinizi gözlemlerken, aynı zamanda kendinizin de aynı süreci yaşadığınızı unutmayın.
Rabbimize ne kadar şükretsek az!