Çin’in Hangzou şehrinde düzenlen G20 Liderler Zirvesi dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplandıran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’ye her zaman destek olacağını vurguladı ve “Şu anda tek sıkıntılı yer Halep. Obama ve Putin ile ateşkesi görüştük. Amacımız oradaki insanlara bayram öncesi yardım ulaştırarak iki bayram yaşatmak” dedi.
KADİR DEMİREL / HANGZOU - Çin’in Hangzou kentinde gerçekleşen G20 Liderler Zirvesine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönüş yolunda Genel Yayın Yönetmenimiz Kadir Demirel’in de aralarında bulunduğu gazetecilere bir değerlendirme yaptı ve gündeme ilişkin soruları cevaplandırdı. Avrupa Birliği’nin mülteciler konusunda Türkiye’ye verdiği sözünü tutmadığını belirten Erdoğan, verilmiş sözlerin tutulması halinde, güvenli bölge noktasında da ciddi mesafe kat edebileceğini ifade etti. Suriye’deki iç savaş zulmüne dikkat çeken Erdoğan, tüm tehlikelere rağmen Suriye’ye ensar bir anlayışla her zaman destek olacaklarını kaydetti. Fetullahçı Terör Örgütü’nün nasıl bir ihanet halinde olduğunu tüm dünyanın bilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, gerekli yerlere gerekli uyarıların yapıldığını, örgüte yönelik gerçekleşen operasyonların tüm hızıyla sürdüğünü söyledi.
AVRUPA BİRLİĞİ SÖZÜNÜ TUTMADI
Avrupa Birliği’nin mülteciler konusunda Türkiye’ye 3 milyar Euro’luk maddi destek ile ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Çin’den ayrılmadan önce gerek AB Başkanı Tusk, AB Komisyonu Başkanı Juncker’le bir görüşme yaptık. Bu konuyu onlara da açtık. Yaklaşımımızı samimi buluyorlar. Bunun yetmeyeceğini, verilen sözlerin de tutulması gerektiğini hatırlattık. Bize şu ana kadar yaptıkları ödemenin 178 milyon Avro olduğunu ifade ettiler. Hâlbuki 3 milyar Avroluk bir ödeme yapma vaadinde bulunmuşlardı. Hatta onun ardından bir 3 milyar Avro daha ödenecekti. Ama dediğim gibi, söz verdikleri 3 milyar Avro’yu henüz ödemiş değiller. Kendilerine bunu ödemeleri durumunda, güvenli bölge noktasında da ciddi mesafe kat edebileceğimizi belirttik.”
Terör örgütü DAEŞ’in sınırlarımızdan temizlenmesi için gerçekleştirilen operasyonlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda biliyorsunuz Cerablus’ta atılan adımlarla güneye doğru gidiliyor. Mümbiç’e doğru, ayrıca El Rai’de de şu anda mesafe alındı. Orada batı ile doğu birleştirilmiş durumda. Oradaki ılımlı muhalif gruplarla, askerimizin verdiği lojistik destek sayesinde önemli neticeler alındı” dedi.
“SURİYE’YE DESTEĞİMİZ SÜRECEK”
Türkiye’nin Suriye’ye her zaman destek olacağına dikkat çeken Erdoğan, “Dışardan bir adım gelse de gelmese de, Türkiye olarak bizler ensar anlayışıyla oradaki kardeşlerimize desteğimizi sürdüreceğiz. Şu anda zaten ciddi manada bir mülteci geçişi söz konusu değil. Son yapılan operasyonlarla, Suriye’nin kuzeyinde yaşayan halka da bir özgüven geldi. Şu anda tek sıkıntılı yer Halep. Halep’teki sıkıntıyla ilgili olarak da gerek Obama gerek Putin ile görüşmelerimizi yaptık. Dışişleri bakanlarımız üçlü olarak görüşmeleri yapacaklar ve inşallah bayram öncesinde orada ateşkesi sağlamayı ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Halep’teki çocukların bayramlarını bayram gibi yaşaması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılay vasıtasıyla, giyim, yiyecek, ilaç gibi yardımları, çocuklara oyuncaklarını ulaştırmayı planlıyoruz. İnşallah bayramı bayram gibi yaşama imkânına kavuşsunlar istiyoruz. Bunları da kendileriyle paylaştık. Olumlu bakıyorlar. Putin, 2-3 gün içinde bu konuda bir çözüme ulaşılabileceğinden söz etti” diye konuştu.
TÜRKİYE GERİ ADIM ATMAZ
Bir gazetecinin “Türkiye’nin Rakka konusunda bir rolü olacak mı?” sorusunu cevaplandıran Erdoğan, “Bu, dediğim gibi ABD ile görüştüğümüz konulardan biri. Neler yapılabileceği görüşmeler neticesinde netleşecek. Ancak, biz artık bölgede var olduğumuzu göstermek durumundayız. Buradan bizim geri adım atma şansımız yok. Eğer geri adım atarsak, oralara işte DAEŞ gibi, PKK gibi, PYD gibi, YPG gibi terör örgütleri yerleşir. Benzer riskler Irak için de söz konusu, onu da söyleyeyim. Orada da görüyorsunuz, PKK kendine yer edinmeye çalışıyor. Yarın orada ne olacağı belli değil. Türkmenleri orada tamamen bitirmeye kalkabilirler. Dolayısıyla oraların güvenliği ile ilgili olarak da her şeyi gözden geçirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
SUÇLULAR İADE EDİLMELİ
Fetullahçı Terör Örgütü’nün lideri Fetullah Gülen’in iadesiyle ilgili de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biden’la, Sayın Obama’yla ayrıntılı konuştuk. Dedim ki, ‘Bu adam kendisine verilen o 400 dönüm arazideki kaşanesinde hâlâ görüşmelerini yapıyor, röportajlar veriyor”… Bizim ülkelerimiz arasında suçluların iadesi anlaşması var. İkili bir anlaşma bu. Burada aslında çok açık net, o tür birinin gözaltına alınması gerektiğini içeren madde var. Anlaşmanın 10. maddesi, mahkeme kararını verene kadar FETO’nun (ABD’de) gözaltında tutulması gerektiğine işaret ediyor. ABD, bu madde karşısında, ‘Mahkeme kararını verene kadar dışarıda kalması gerekiyor’ gibi davranıyor. Öyle bir şey yok. Suçluların iadesi anlaşmasında ne yapılması gerektiği, çok açık, çok net belli... “
“METİN FEYZİOĞLU GELMEK İSTİYORDU”
Barolar Birliği ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen Adli Yıl açılışına katılmamasını eleştiren Erdoğan, “Normalde bir otelin salonunda yapmayı planlamışlar. 500-600 kişilik bir yer. ‘Bizim Kongre Merkezimiz çok daha rahat, inşallah bu sene orda yaparız, çok daha isabetli olur’ dedim. O şekilde ayrılmıştık. Daha sonra bir haber aldık ki, gelmiyorlar. Oylama yapmışlar. Metin Bey arzulu idi. Bir arkadaş daha vardı, o da istekli idi. 2’ ye 8 oylama sonucu ile olumsuz bakmışlar. Tabii arkadan Sayın Kılıçdaroğlu da davete ‘Hayır’ dedi. Fakat yaptığı benzetmeler hiç hoş değildi. ‘Yargının bağımsızlığına ters düşer’ dedi. Nasıl ters düşüyorsa? Burası partinin genel merkezi değil ki! O gün yargı mensupları 1.600 kişi geldiler ve hepsi de çok çok memnun oldular” diye konuştu.
DEVLETE İNSAN KOLAY YETİŞMİYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir basın mensubunun “15 Temmuz sonrasında “Dere geçerken at değiştirilmez” demiştiniz. Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı ile ilgili güvensizlik gibi de algılandı. O dönem kapandı mı?” şeklinde sorusuna ise şu değerlendirmelerde bulundu: “MİT olsun, Genelkurmay olsun, devlet yönetiminde insan kolay yetişmiyor. Hele hele öyle makamlar var ki bu makamlar sır makamlarıdır. Buralara adam yetiştirmede ciddi sıkıntılar çekersiniz. Maalesef bazı çevreler gerek asker gerekse MİT noktasında sürekli bu tür meseleleri kaşıyorlar. Ülkemiz hassas bir dönemden geçerken, böyle yapılması doğru bir şey değil. Bu konuda daha sağlam durmamız lazım. Süreci bu şekilde devam ettirmemizin gereğine inanıyorum.”
AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI
Efkan Ala’nın istifasıyla ilgili konuya da açıklık getiren Erdoğan, “Efkan Bey benim müsteşarımdı. Milletvekili olmadan bakan yaptığım bir arkadaş. Kabiliyetleri olan bir arkadaşımız. Son hassas dönemdeki gelişmeler sebebi ile Sayın Başbakan’la bir değerlendirme yaptık. Böyle bir şeyin olmasının uygun olacağını söylediği için ‘Madem böyle düşünüyorsunuz, hayırlı olsun’ dedik. Ama Efkan Bey, bizim yol arkadaşımız, dava arkadaşımız. Bundan sonra da kendisinden aynen istifade etmeye devam edeceğiz” dedi.
FETÖ ile mücadele çerçevesinde ihraç edilenleri kriptoların seçtiği, asıl kriptoların ise halen görevde durduğu yönündeki bir soruya ise Erdoğan şu uyarıda bulundu: “Bunu söyleyenler kendilerine göre doğru da söyleyebilirler. Ama şu var ki at izi, it izine karışmış vaziyette. ‘Ben bir şey atayım da nasılsa tutar’ diyenler var. Bazıları böyle yapıyor. Özellikle yazılı ve görsel medya dünyasında bu çok var. Bazen fırsat bulduğumda tv’leri izliyorum. Öyle yorumlar yapıyorlar ki suçladıkları o insanın bu işle hiç alakası yok. Ama o insana o yaftayı yapıştırıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Bu tür yanlışlıklardan uzak durmak lazım.”
BİR SONRAKİ ZİRVE ALMANYA’DA
Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu dünyanın en büyük 20 ekonomisini oluşturan G20 zirvesi Çin’in Hangzou kentinde gerçekleşmişti. Bir sonraki G20 zirvesi ise 7- 8 Temmuz tarihlerinde Almanya’nın Hamburg eyaletinde yapılacak.
KÜRESEL ŞEBEKE FETÖ‘YÜ ÇÖKERTMEMİZ LAZIM
Fetullahçı Terör Örgütü’nün nasıl bir ihanet içinde olduğunu tüm dünyanın bilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler yaşananların ardından, FETÖ denilen bu örgüt konusunda tüm dünyayı uyaracağız. Bunların, 170 ülkede örgütlenmesi var. Küresel bir şebeke bunlar. Dini inanç, eğitim, hayırseverlik gibi insani ve vicdani duyguları, ayrıca ticari ilişkileri istismar ederek kendisine alan açan bu örgüte karşı bütün dünyayı duyarlı olmaya davet etmeliyiz” diye konuştu.
Erdoğan,”Ayın 18’inde BM Genel Kurulu başlıyor, ona gideceğiz. Orada yine bazı görüşmeleri süratlendirerek inşallah sizlerin de lojistik desteğiyle Amerika’daki FETÖ’yü çökertmeniz lazım” dedi.
ESKİ OHAL’LERDEN ESER YOK
FETÖ’nün 15 Temmuz’da gerçekleştirdiği kanlı darbe girişimine dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin yaşamış olduğu darbe girişimi, biliyorsunuz bir yönüyle de terörizmin ilk defa görülen yeni bir biçimidir. Bizler PKK, PYD, YPG, DAİŞ gibi terör örgütleriyle mücadele ederken işte şimdi de FETÖ, terör boyutuyla ortaya çıkmış oldu. Darbe girişimi, her kökenden her meslekten her meşrepten insanımızın ülkemizin her bölgesinde direnişiyle püskürtüldü. ‘KHK’lara karşıyım’ vb. yaklaşımların doğru olmadığını düşünüyoruz. Şu andaki OHAL’in geçmiştekilerle hiç bir ilgisi yok. Eskiden OHAL ilan edildiğinde bakkallar, marketler hemen boşaltılırdı; evlerde stoklar yapılırdı. Şimdi böyle bir şey yok. Hayat normal bir şekilde devam ediyor.”
“AMELİYATI PENDİK DEVLET HASTANESİ’NDE OLDUM”
Bir gazetecinin “İzmir’de yürüyen FETÖ soruşturması var. FETÖ’ye finansman sağladıkları iddiasıyla tutuklanan işadamları ile ilgili Savcı Zafer Dur iddianame hazırladı. O iddianamede bir iddia var. Sizin Başbakanlığınız döneminde ameliyata gireceğiniz zaman MİT Müsteşarı Hakan Fidan, o hastanenin cemaate ait olduğunu öğreniyor ve size bilgi veriyor, orada ameliyat olmanızı önlüyor. Doğru mudur bu?” sualine ise net bir cevap veren Erdoğan, “Bu da koskoca bir yalan işte. Hiç alakası yok. Ben zaten, “Devlet hastanesinde ameliyat olurum” demiştim. Nitekim o ameliyatımı da Pendik Devlet Hastanesi’nde oldum. Bahsettiğiniz iddianameyi duymadım.”