Güven duymak, korkuyla baş etmeyi kolaylaştırır!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Koronavirüsün Türkiye’de görülmesi üzerine alınan tedbirler hızla artırılırken, vatandaşlarda korku ve paniğin artmaması için gerekli önlemlerin nasıl alınacağını, Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Samuray Özdemir Akit’e anlattı.
Bu hastalığın yol açtığı ölümlerin şu an dünyanın pek çok ülkesinde, neredeyse hemen her kesimden, her cinsiyetten kişide öyle ya da böyle bir panik ve endişe duygusu ortaya çıkarttığını vurgulayan Özdemir, şu tavsiyelerde bulundu:
Korku normal
“Ölüm riski taşıyan her hastalık stresli bir yaşam olayıdır. Bu tür stresli yaşam olayları sağlıklı bir ruhsal bütünlüğü olan her insanda bir düzeyde korku yaratır ve bu son derece doğaldır. Bu stresi doğru yönetebilirsek, bu kriz döneminde ruhsal açıdan o düzeyde sağlam kalma şansımız olur. Ruh ve bedenin bir bütündür. Birbirinden ayrı düşünülemez ve birinin hastalanması diğerini de riske eder. Peki ruh ve dolayısıyla beden sağlığımızı korumak için ne yapacağız? Öncelikle doğru bilgiye ulaşacağız. Bunun için sağlık bakanlığı, bilim kurulu ve infeksiyon hastalıkları uzmanlarının verdiği bilgi ve önerileri dikkate alacak ve dedikodu niteliğindeki bilgileri önemsemeyeceğiz. Doğru ve dozunda bilgi edinmek ve bu bilgiyi bize sağlayan uzman kişi ve kurumlara güven duymak korkuyla baş etmeyi kolaylaştırır.
Boşuna stres yapmayın
Stres, bağışıklık isteminin gücünü zayıflatan en önemli faktörlerden biridir. Sağlıklı beslenme, kaliteli uyuma, düzenli egzersiz yapma, tütün ve alkolden uzak durma hem stres yönetimini kolaylaştırır hem de bağışıklık sistemimizin direncini arttırarak başta virüs infeksiyonları olmak üzere her türlü hastalıktan bizi korur. Örneğin bugünlerde virüs salgını konulu sinema filmlerini izleyerek yaşadığımız korkuyu katlamaktan başka bir şey yapmamış oluyoruz. Ya da internet ortamında sürekli felaket haberleri paylaşan kaynakları takip ederek korkumuzu daha da alevliyoruz. Salgın olmasaydı neyi okurduk, neyi izlerdik, neyin sohbetini ederdik; bunları bir hatırlayıp, hayatımızı elimizden geldiğince eski rutininde yaşamaya devam etmemiz ve eski düzenimizi korumamız gerekiyor.”
