Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nde evsel ve endüstriyel arıtma tesislerinden her gün ortalama 3 bin ton arıtma çamuru çıkıyor. Tekirdağ Valiliği tarafından hazırlanan projeyle yakıt ve gübre potansiyeli taşıyan çamurun ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.
Trakya’da arıtma tesislerinden çıkan binlerce ton çamurun ekonomiye kazandırılması için yeni bir proje hazırlandı. Trakya'da kirliliği önlemek için Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında, Tekirdağ'da bulunan 14 organize sanayi bölgesinin atık sularının arıtılarak Marmara Denizi'ne bırakılması için 2020 yılının Kasım ayında Derin Deşarj Projesi hayata geçirildi. Çorlu, Çerkezköy, Ergene ve Çorlu Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgelerinde kurulan arıtmalarla, atık sular Marmara Denizi'nin 4 kilometre açığında 40 kilometre derinliğe deşarj edilmeye başlandı. Tekirdağ Valiliği, bölgedeki tesislerde arıtma sonrası ortaya çıkan çamurun yakıt olarak değerlendirilmesi için hazırladığı projeyi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sundu. Projede çamurları az bir ısıyla ısıtılıp ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.
“Azot ve fosforla zengin bir kaynak”
Proje için oluşturulan komisyonda yer alan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer,"Bunların kalorilik değerleri oldukça yüksek ve yakıt olarak kullanılabilme potansiyeli var. Aynı zamanda evsel olanlar da toprakta gübre olarak kullanılma potansiyeline sahipler. İsterseniz bu bölgedeki arıtma çamurlarının mevcut durumundan bahsedelim aslında nasıl büyük bir çevresel kaynaktan bahsediyoruz daha iyi anlaşılmış olur. Bildiğiniz gibi Trakya bölgesinde 3 tane kentimiz var; Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli. Buradan günlük olarak hem evsel arıtma tesislerinden hem de endüstriyel arıtma tesislerinden ortalama 3 bin ton arıtma çamuru çıkıyor. Bunun yüzde 80'i su, geri kalanı yüzde 20'si 600 ton günlük katı madde, kuru madde. Aslında kalorifik değeri olan, yakıt özelliği taşıyan; evsel atık suların çamurları ise gübre özelliği taşıyan, azot ve fosforla zengin bir kaynak konumunda" diye konuştu.
“Bir an önce başlanılması gereken bir konu”
Ergene Koruma Eylem Planı'ndan sonra kurulan arıtma tesislerinde oluşan bu çamurların önemli bir çevresel problem haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Tecer, "Tekirdağ'da 14 tane Organize Sanayi Bölgesi var, 5 tane ortak arıtma tesisi var. Atık su arıtılmasıyla alakalı ciddi bir yol katedildi. Ergene Koruma Eylem Planı'ndan sonra kurulan arıtma tesislerinde bu oluşan çamurların önemli bir çevresel problem haline geldiğini görüyoruz. Çünkü günde 3 bin ton muazzam bir rakam. Dolayısıyla bunların bertaraf edilmesi ve ekonomiye kazandırılması gerekiyor. Dünyada 'Waste to energy' dediğimiz yöntemlerle aslında bunlar bir yakıt olarak kullanılarak elektrik enerjisine dönüştürülebiliyor. Bu başlı başına bir yatırım ama bir sonraki aşama ise bu çamurların susuzlaştırılarak, bir yakıt haline dönüştürülüyor. Bölgemizde 3 tane çimento fabrikası var. Bunların kullandıkları yakıtların belli bir oranını bu arıtma çamurlarından tüketmelerini, kullanmalarını öneriyoruz biz. Bu da bu bölgedeki arıtma çamurlarının direkt ekonomiye katkısı anlamına geliyor ki atık su arıtımından sonra çamurun da bu anlamda ekonomiye katılması hem çevresel problemlerin azaltılması hem de bu atıkların enerji olarak ekonomiye sokulması katılması artık günümüzde kaçınılmaz ve bir an önce başlanılması gereken bir konu" ifadelerini kullandı.
“Atık değil, kaynak”
Konunun organize şekilde, tüm bölgede kapsamlı olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, şöyle konuştu:
"Bu arıtma çamurları arıtma tesisi işletmecilerinin, OSB'lerin ve diğer münferit arıtma tesisi işletenlerin tek başına alabilecekleri bir karar değil. Bunun organize bir şekilde, bölgeyi temsil edecek çapta ve bölgedeki bütün çamurları enerjiye katacak şekilde ele alınması gerekiyor. Evsel atık sular biraz daha organik maddece zengin olduklarından, içerisinde ağır metallerin daha az bulunmasından dolayı bu evsel atık sulardaki oluşan çamurların da toprakta gübre olarak kullanılması mümkün. Tabii uygulama sırasında ciddi düzenlemelerin, ciddi kontrollerin yapılması gerekiyor. Eğer arıtma tesisine ulaşan sularda antibiyotikler varsa bunların kalıntıları varsa toprakta kullanılması bu anlamda da sakıncalı olabilir. Ama bunların takip edilmesiyle, çiftçilerin bilinçlendirilmesiyle bu evsel atık sulardan oluşan çamurların toprakta gübre olarak kullanılması mümkün. Ki bu bölgede sadece Tekirdağ'da 19 tane evsel atık su arıtma tesisi var. Bunların her birisinden her gün çamur oluşuyor, yüzlerce ton çamur oluşuyor. Bunların büyük bir kısmı da katı madde içeriyor, gübre olabilecek kıvamda. Dolayısıyla hem evsel atık suların hem de endüstriyel atık suların arıtılmasından sonra oluşan çamurlara bir atık gözüyle değil, bir kaynak gözüyle bakmak, bununla ilgili planları da bir an önce devreye sokmak gerekiyor.”
“Günde 3 bin tonluk muazzam bir kütle”
Bölgede çıkan günlük 3 bin ton çamurun depolanabileceği, bertaraf edilebileceği bir alan olmadığını da Tecer, "Bu bölgede 3 bin ton sulu vaziyette arıtma çamuru çıkıyor, yani bunları depolayabileceğiniz, bunları herhangi bir yerde bertaraf edebileceğiniz bir alan da yok. Yani bunun mutlaka bertarafını planlı programlı yapmanız lazım. Bir süre sonra arıtma çamurlarından dağlar oluşmaya başlayacak, bunu hiçbir coğrafya, hiçbir bölge çekemez, kaldıramaz. Kaldı ki bunların uzaklaştırılmaması, bertaraf edilmemesi durumunda çeşitli sağlık problemlerine de yol açabilir. Çünkü neticede içlerinde patolojik bakteriler de var. Bunların tabii tarımda gübre olarak kullanılmasından önce bir stabilizasyon, yani patolojik mikroorganizmaların arındırılması işleminin de yapılması gerekiyor. Dolayısıyla hem bir kaynak aynı zamanda da bu bölgeyi ilgilendiren önemli bir çevresel yük olarak karışımızda duruyor bu arıtma çamurları. Çünkü günde 3 bin tonluk muazzam bir kütleyi bir yerde depolamanız, bir yerde biriktirmeniz sürdürülebilir değil, mümkün de değil" dedi.
