Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena’da beIN Sports Maraton Programı Yapımcısı Şansal Büyüka’nın sorularını yanıtladı.
Başkan Dursun Özbek’in Beşiktaş derbisi öncesi yapılan özel programda Büyüka’nın sorularına verdiği yanıtlar şu şekilde:
“CEVAP YOKSA SENARYO ÜRETİLMEYE BAŞLANIYOR”
Öncelikle Beşiktaş'ı tebrik etmek istiyorum. Türkiye'nin yüzünü güldüren bir sonuçla son 16'ya kaldılar. Bundan sonraki maçlarında da başarılar diliyorum. Federasyon bizim federasyonumuz... Biz seçtik. Aramızda soğuk rüzgar ya da sıkıntımız yok. Elbette ki futbol ekonomisinin geldiği boyutları düşünürsek; takım bazında 120-130 milyon Euro'lara gelmiş. Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın da aynı şekilde… Diğer kulüpler de bunun için uğraşıyor. Profesyonel manada çok yüksek bütçelerle yönetilen kulüpler. Artı camialar çok büyük. Galatasaray deyince sadece yönetim kurulu söz konusu değil; dünyaya yayılmış 30 milyondan fazla taraftarı olan bir kulüp var ortada. Federasyon bizim rakip ya da düşmanımız değil. İstiyoruz ki her şey çok daha düzgün yürüsün, diyaloga açık olalım. Kurumlar arasındaki diyalog eksikliğinden bahsediyorum. Şahıslarla çok iyi ve dostane ilişkilerimiz var. Sıkıntıları zaman zaman Kulüpler Birliği’nde dile getiriyoruz. Belli bir dozajın üstüne çıktığında ekonomik ve psikolojik zararlar veriyor. Bunun engellenmesi lazım... Galatasaray’ın son 4 maçında skoru hakem hataları tayin etti. Rize maçına gelmeden önce söyledik zaten. 'Hakem hataları tamir edilemez boyuta geliyor' dedik. Cevapsızlık işin en kötü yanı. Galatasaray 112 yıllık maziye sahip; en çok şampiyon olan takım. 30 milyon taraftarı olan Türkiye'nin yüz akı olan bir kulüp. Bu takımın başkanı bir şeyler söylüyor. Bunu dikkate alıp bize bir açıklamada bulanmaları lazım. Konuşulması lazım. Cevap ve açıklama yoksa o zaman senaryolar üretilmeye başlanıyor. Federasyonun buna müsaade etmemesi lazım...
“FEDERASYONUN YAPTIKLARI ORTADA”
Burada Pazartesi günü çok önemli bir maç oynayacağız Beşiktaş'la. Normalde bu maçın tatil günü oynanmasının sonsuz yararı var. Federasyonun daha önce yaptıkları da ortada. Çarşamba Avrupa’da maç oynuyorsan ligde Cumartesi veya Pazar günü maç oynuyorsun. Perşembe maç yapıyorsan Pazar günleri oynuyorsun. Bu teamül böyle. Beşiktaş geçen hafta oynadığı Hapoel sonrası maçını Pazar günü oynadı. Fenerbahçe Krasnodar’dan sonra Pazar günü, hem de gündüz maçı oynadı. Galatasaray'ın geçen sene yaptığı Avrupa maçları sonrası lig maçları Pazar günü oynandı. Bakın, iki Lazio maçını da Perşembe oynadık, dönüşlerinde Pazar maça çıktık. Büyük bir sebep yoksa bu derbinin Pazar günü oynanması olması gereken şeydi. Bu polemiğe girmektense; bu hafta Beşiktaş’ın maçı olmasaydı da biz Pazar günü oynasaydık. Bu değişikliğin sebebini merak ettik. Burada bir Fenerbahçe maçı oynadık. Tehir sonrası bizi federasyonla konuştuk. Tartıştık ve bir gün tespit edildi. Bizim derdimiz rakibin bir iki gün fazla dinlenmesi ya da dinlenmemesi değil. Maksat değişiklikler yapılırken değişikliği yapanların ne düşündüğü. Bazı senaryoların yazılmasına müsaade edilmemesi lazım. Bunlar senaryo üretmelere fırsat veriyor. Benim sıkıntım burada. İki taraf da büyük camia. Normali derbinin Pazar oynanması. Kritik maçlarda, derbilerde hele bir de şampiyonluğu etkileyecek derbilerde daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum.
“SESSİZ KALARAK OLMAZ”
Kupadaki Başakşehir maçıyla başlayan bir süreç var. Emre'ye gösterilmeyen kırmızı kart ve bir ofsayttan gol var... Söyledik. Karabük'e gittik. Karabük maçındaki attığımız golün sonrası verilen penaltı ortada... Kayseri maçında verilmeyen golümüz malum. Rize'ye gittik ve kaldırılan ofsayt bayrağı, sayılmayan golümüz. Federasyonun sessizliğiyle bu mücadeleyi sporun içinde tutamazsınız.
“BENİM CANIM HERKESTEN FAZLA ACIYOR”
Ben bu camianın başkanıyım. Camianın gördüğü şeyi benim görmemem mümkün mü? Bir camiayı temsil ediyorum. Benim canım herkesten fazla acıyor. Taraftar ve camia 1 hissediyorsa ben 100 hissediyorum. Duygularımızı ifade etmek zorundayım. Bu nedenle federasyonun dikkatli olması, sessizliğinden vazgeçmesi, suskunluğunu bozması lazım. Elimizde çok örnek var. 100 senedir Beşiktaş'la maç yapıyoruz. Sıkıntımız Beşiktaş'ın kaç gün dinlendiği değil, federasyonun tutumu. Normalde bir derbi oynanıyor. Bu maçı Pazar oynatmak lazım. Aklıselim bunu söylüyor.
“HAK MAHRUMİYETİ ÇÖZÜM OLAMAZ”
Bir basketbol maçında Fenerbahçeli futbolcuların hareketleri oldu. Federasyona bir yazı yazdık. “Bunlar futbolcu. Yakışmadı. Kötü sözler kullandılar… Ne düşünüyorsunuz?” diyerek yazılı başvuru yaptık fakat yanıt gelmedi. Türkiye'ye mal olmuş, milli takımda oynamış önemli futbolcular. Böyle bir ortamda böyle sözler sarf etmememiz lazım. Bizim futbolcumuz bunu Twitter üzerinden yaptı, 2 maç ceza verdiniz. Bu mektuba cevap gelmedi. 10 gün sonra ikinci mektubu gönderdik. Bugüne kadar da cevap ulaşmış değil. 6222 sayılı kanunun çerçevesinde bir savcı söz konusu futbolcu hakkında soruşturma başlattı. Burada soruşturmaya sebep olacak bir konu var. Sende kaydı var. Senin iradenin burada görünmesi lazım. Kaldı ki mağdur olan kulübün başkanı mektup yazmış. Peşi sıra gelen bu olaylar işin kırılma noktasını oluşturuyor. Demin de söyledim; Federasyon bizim federasyonumuz. Ama burada bir rahatsızlık varsa en azından mektubuma cevap yaz. Geçen günlerde deklarasyon yayınladık. Beni PFDK’ya sevk etmeden önce keşke bunu niye yazdın diye sorsalardı. Müdafaa istediler. Göndermeyi düşünmüyorum. Çözüm kulüp başkanlarına 45 gün 60 gün ceza vermek mi? Sıkıntı nerede, cezayı ne maksatla veriyorsun? Bu tip durumlarda başkan ve yöneticilere hak mahrumiyeti vermekle yetineceklerse kafamızı kuma gömmeye gerek yok. Hakem hataları giderek çoğalıyor. Bu tüm Türkiye'nin, federasyon yetkililerin de birleştiği konu. Nasıl çözeceğiz? Biz Kulüpler Birliği Vakfı olarak video hakeme geçelim dedik. Bu yönde bir çalışma var. Diyalog eksikliği ve sessizlik sorunların çözümü olamaz. Hak mahrumiyeti de çözüm olamaz.
“PAZARTESİ STAT DOLACAK”
Pazartesi günü stat dolacak. 50 bin olmasa bile 40 binin üzerinde, 45 bin civarında seyirci bekliyorum. 35 binin üzerinde bilet satıldı. Pazartesi gününe kadar bu sayı artar.
“MAÇ KAZANMAK ZORLAŞIYOR”
3 puanlı ligde bahsedilen puan farklarını düşünerek kimin şampiyon olacağını söylemek bence yanlış. 2 maçta bu aritmetik tamamen ters yüz olabilir. Bir de finale yaklaşıyoruz; düşme hattında oynayan takımlar da var. Puan kazanmak gittikçe çok zorlaşıyor. Eskisi gibi derbiler şampiyonluğu tayin etme durumundan çıktı.
“GALATASARAY KAZANACAK”
Galatasaray kazanacak... Beşiktaş bizim ezeli rakibimiz. Türkiye ye mal olmuş en eski spor kulübü. Her zaman önemli bir camia olmuş, önemli kişiler yetiştirmiş bir kulüp. Bu sene performansı iyi, geçen sene şampiyon oldular. Bundan önceki senelerde şampiyon olurken benzer durumlar vardı. Yeni hocamızla performansımızı yükselterek şampiyon olacağız.
“TUDOR HIRSINI TAKIMA DA YANSITIYOR”
Hoca aşağı yukarı ikinci haftasını geçiriyor. Florya'daki farklılık hemen hissediliyor. Çalışma tarzı açısından bu bariz. Hırslı, genç, hedefleri olan ve kariyer beklentisi olan bir isim. Hırsını takıma da yansıtıyor. Galatasaray'a çok iyi hizmetler vereceğinden eminim. Bu sene sonuçlar ne olursa olsun seneye de hocamızla devam edeceğiz...
“GELİRLER 2023’E KADAR TEMLİKLİ”
Galatasaray geçmiş dönemlerde gelirlerinin yüzde yüzü kredi borçlanmalarına teminat olarak temlik edilmiş. 2023 yılına kadar olan temlikler var. Genel Kurul’da ve seçim manifestomda söylediğim gibi Galatasaray’da daha önce maliyeden sorumluydum. Hep şunu ifade ettim; Galatasaray'ın mevcudiyeti için yeni kaynak yaratma zorunluluğu var. Stat geliri temlik edilmiş, Türk Telekom Arena'nın isim hakkı, sponsor gelirleri, naklen yayın gelirleri temlik edilmiş. Geriye ne kalıyor? Yüz milyon Euro’nun üzerinde harcaması var. Oyuncu ücretleri, deplasman giderleri, personel giderleri... Başkanın ilk düşüneceği konu bu parayı nasıl kaynaklandıracağı…
“KİMSE ENDİŞEYE KAPILMASIN”
Emlak Konut ile yaptığımız anlaşma gereği gelen parayı avans olarak kabul etmek zorundayız. Bu emlak ya da arsa satış operasyonu değil. Bu vasıtayla bir daha söyleyeyim. Riva ile ilgili Genel Kurul öncesi 4 veya 5 kere toplantı yaptım; son kurşun olarak nitelendirdiğim toplantıyı yaptım. Genel Kurul’da tablolarla anlattım. Nakit akışını gösterdim. Divan Kurulu’nda 4 veya 5 defa anlattım. Bu yorumu yapanlar ne halka açık bir şirketin KAP’a yaptığı açıklamayı okumuş, ne Genel Kurul’a gelmiş, ne Divan Kurulu’nu takip etmiş ve ne de basına yaptığım açıklamaları okumuş. 500 milyon dolar iken 500 milyon TL’ye düştü diyenler işin ne olduğunu düşünerek söylemiş olamazlar. İşte en ufak bir daralma yok. Emlak Konut ile bizim yaptığımız Riva ve Florya anlaşması gayrimenkul geliştirme anlaşması. Bu işin nihai geliri karlılığın bölüşülmesi şu surette olur. Emlak Konut proje çalıştırmasını bitirmiş, yakın zamanda da ihale süreci başlayacak. Biz Emlak Konut'la anlaşma gereği 3 fazda gelirlerimiz alacağız. Birinci fazda ilk rakamı aldık. 2. fazda Emlak Konut ihaleye çıkacak. İhaleyi alan kişiden hasılat paylaşımı olduğu için buradan da para gelecek. 3. fazda ise iş bitecek, gelir paylaşımı yapılacak. Kimse endişeye kapılmasın. Ben 500 milyon dolar diyorum. İnsafsız kişiler gitsin baksın. Genel Kurul’u takip etsinler, tutanaklara baksınlar. Orada yazıyor bu. Bana ulaşabilirler, Divan'a gelebilirler. Genel Kurul tutanakları var. Orada detaylı sunum yaptım. Bunu yapmak yerine ‘500 milyon dolar 500 milyon TL’ oldu diyorlar. Bu Galatasaray’ın çok önemli projesi. Galatasaray'ın çıkışı için tek yol. Zaten gelen 340 milyon TL'nin 330 milyon TL’si ile borçlar kapatıldı, temliklerimiz açığa çıktı. O nedenle Kayserispor maçının bilet geliri kasamıza girdi. Uzun zamandır gişe hasılatından kasaya giren ilk para bu. Zor günler yaşadığımızı herkes biliyor mu? Gelin hep beraber el ele, sırt sırta verelim bu zor durumdan çıkalım diyorum. Ya ilgili kurullara gelsinler ya da telefon açıp anlatayım.
“YÜKSEK MAAŞLARI SÜRDÜRMEK MÜMKÜN DEĞİL”
UEFA'nın bize koyduğu şartlar içinde; ikinci şart şuydu: Bu cezaya muhatap olduğumuz dönemler itibarıyla ödenen primler ve maç başları dahil 95 milyon Euro olarak bildirilmiş. UEFA incelemiş, bunu aştığımızı tespit etmiş. Bunların sonucunda Avrupa kupalarından men aldık. "95 milyon ödeyecek gücün yok, maaş limitini 65 milyon Euro’ya düşürmen lazım" dediler. 2 yıldır bu limit içinde hareket ediyoruz. Şu an 61 milyon Euro civarındayız. Önümüzdeki sene bunu daha geri çekmeliyiz. Bugünkü futbol ekonomisiyle yüksek maaşları sürdürmek mümkün değil. Başka bir husus daha var. UEFA nezdindeki bu kriterlerinden kurtulmuş olması Galatasaray için ikinci bir tehlikeyi arz ediyor. Florya ve Riva sayesinde temlikler kısmen boşalmış, ikinci fazla tamamı boşalacak; kredibilitesi yükselmiş duruma gelecek. Gelen yönetimin para kullanma imkanı artacak. Bu tehlikeli bir durum. Bu borcu tekrarlamamak için elimizdeki varlıkları değerlendirmek dışında bir imkanımız yoktu. Son kurşunumuzu attığımızı söylemiştim. Bir daha aynı tehlikeli durumla karşılaşırsak ya varsın ya yoksun... 43 senelik ticaret hayatım var. En yüksek performansımı gösteriyor, tüm tecrübemi buraya yansıtıyorum. Bu borç stokuna bir daha düşmememiz lazım. Düşerse Galatasaray’ın çıkışı mümkün olamaz. Yetkim olmasına rağmen her konuyu genel kurula getirdim. Ortak bir akıl üretmekten yanayım. Şeffaflığımız son derece yüksek. Bütün Divan toplantılarında sorulara cevap veriyorum.
“PAZARTESİ GÖVDE GÖSTERİSİ BEKLİYORUM”
Görev bilinciyle hareket ediyoruz. Başkan olarak da aynı sorumluluğu yaşıyorum. En büyük görevlerimden biri taraftarı mutlu etmek. Taraftarlarımızı Pazartesi oynanacak maça bir gövde gösterisi olacak şeklinde bekliyorum. Stadın kapasitesi 52 bin. Bunların 2500’ü misafirlerimiz. Zırh gibi buranın dolmasını bekliyorum. Keyifli bir maç seyredeceğiz ve inşallah kazanacağız.