Fon soruşturmasında yeni gelişme: Savcılığın tedbir kararını SPK’nın bu yazısı değiştirmiş!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 Eylül tarihli yazısı ile 46 tüzel kişi, 18 yatırım fonu ve 42 gerçek kişi hakkında 'mal varlıklarına tedbir' konulmasını talep etti. Dün akşam saatlerinde Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) gönderdiği yazı üzerine savcılık, 46 şirket ve 18 yatırım fonu hakkındaki tedbir kararlarını kaldırdı. SPK'nın savcılığa gönderdiği yazının detayları ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında şirket ve fonlar üzerindeki adli tedbirlerin yeniden değerlendirilmesine ilişkin Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Başsavcılığa gönderdiği yazı ortaya çıktı.
SPK Başkanı imzalı yazıda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma kapsamında piyasa dolandırıcılığı yapıldığı ve bu yolla suç geliri elde edildiğine yönelik kuvvetli suç şüphesi bulunduğu yönündeki tespitlerine yer verildi. Yazıda ayrıca, SPK Karar Organının 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla 131 fonun TEFAS’ta alım ve satım işlemlerine kapatıldığı hatırlatıldı.
YENİDEN DEĞERLENDİRİLSİN
SPK, Başsavcılığa yaptığı bildirimde soruşturmadaki suç şüphesine yönelik tespitlere itiraz etmezken, 26 Eylül tarihli müzekkerede “sorumlu tüzel kişiler” ve “sorumlu fonlar” listelerinde yer alan şirket ve fonlar yönünden tedbirlerin yeniden değerlendirilmesinin faydalı olacağını bildirdi.
Başsavcılık tarafından şirket ve fonlara yönelik tedbirlerin kaldırılması, SPK’nın 131 fonun TEFAS’ta işleme kapatılması ve tasfiyesine yönelik kararlarını ise ortadan kaldırmıyor. SPK’nın yatırımcıların korunması ve sermaye piyasasının düzenli işleyişi kapsamında aldığı idari kararlar ayrı şekilde uygulanmaya devam ediyor.
TEDBİRLER GERÇEK KİŞİLERDE DEVAM EDİYOR
Fon soruşturmasında gerçek kişiler, para hareketleri ve mal varlığı değerlerine ilişkin incelemeler devam ederken; adli makamların bir taraftan suçtan kaynaklandığı değerlendirilen kazançların ve sorumluların tespitine, diğer taraftan ise mağdur yatırımcıların haklarının korunması ve piyasalarda ilave mağduriyet oluşmamasına yönelik süreci birlikte yürüttüğü belirtiliyor.