Eski Türkiye artıklarının propaganda merkezi Odatv adlı internet sitesi, “TSK'daki son ‘savaşın’ perde arkası” başlığıyla geçtiğimiz günlerde bir fitne habere imza attı. Haberin, başlı başına TSK’nın komuta kademesinde fitne çıkarmayı amaçladığı şeklinde yorumlanıyor.
Murathan Seyitoğlu yeniakit.com.tr
Her fırsatta algı operasyonu yaparak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kargaşa çıkarmaya çalışan karanlık Oda TV, “TSK'daki son “savaşın” perde arkası” başlığıyla yayımladığı haberle, Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar ve TSK komuta kademesi ile Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı’nın arasına fitne sokmaya çalıştı.
“Odav TV’ye dikte ettirilmiş bir haber”
Yeniakit.com.tr’nin Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynaklarından edindiği bilgilere göre, “Oda TV ve haberi yapan Müyesser Yıldız, kendisine dikte ettirilen bir haber yapmıştır. Müyesser Yıldız imzasıyla yayınlanan haber, gerçekleri yansıtmıyor.” yorumu yapılıyor.
Karanlık Oda TV, TSK’da fitne yayma peşinde
Doğu Akdeniz ve bölgede elini güçlendirmek için somut adımların atıldığı bir süreçte Oda TV üzerinden TSK’yı yıpratmaya yönelik haberlere sıkça yer verildiği yorumları yapılırken, “Haberde yer alan iddialar ipe sapa gelir şeyler değildir. Libya ile yapılan anlaşmaların mimarı Sayın Cihat Yaycı bilinçli olarak FETÖ ve dış kaynakların uzantıları tarafından yıpratılmak isteniyor.” şeklinde değerlendirmeler yapılıyor.
“Suni bir cephe kışkırtıcılığı amaçlanıyor!”
Geçtiğimiz günlerde Oda TV’de Müyesser Yıldız imzasıyla yayınlanan “TSK'daki son ‘savaşın’ perde arkası” başlıklı haberin gerçeklerle bir ilgisinin olmadığı belirtilirken “Müyesser Yıldız’a ‘dikte ettirilmiş’ bu dezenformasyon parçasında neredeyse her paragrafta geçen #Facetime etiketi, yazının ‘liberal ve kripto FETÖ’ ile bazı ‘belli çevrelerce’, hiyerarşik ittifak halindeki taraflar arasında, ‘suni’ bir cephe savaşı kışkırtıcılığı amaçlayan manipülasyon olduğunu gösteriyor.” şeklinde kulislerde yorumlar yapılıyor.
Ertuğrul Özkök, Cihat Yaycı’yla ilgili detayları yazdı
Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’ün bugünkü yazısında yaşanan gelişmeleri şöyle dile getirdi:
“Her şey yılbaşından bir hafta önce yaptığım “Bana göre bu yılın 20 insanı”listesiyle başladı. O 20 kişi içine Libya ile yapılan deniz anlaşmasının fikri mimarı Tümamiral Cihat Yaycı’yı da koymuştum. Tesadüf, yazının çıktığı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir açılışta yaptığı konuşmada ondan övgüyle bahsedince gözler komutana çevrildi.O günlerde bir tanıdığımla birlikteyken bana komutanı tanıdığını söyledi. Ben de kendisiyle tanışmayı isterim deyince hemen FaceTime’dan aradı ve kısa bir sohbet yaptık. Kendisine bu deniz anlaşmasının çok iyi bir stratejik adım olduğunu söyleyince, ‘Ben bunu 12 yıl önce yazdım’ dedi ve ekledi: ‘Ancak bu adımın arkasından atılması gereken bir başka adım daha var’ dedi. Aynı anlaşmayı İsrail ile de yapmak.”
Cihat Yaycı’nın akademik bir çalışması çarpıtılıyor!
Ertuğrul Özkök bugün yazdığı yazıyla hatasını kabul ederken, Libya ile yapılan deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması ve müteakip yapılacaklar konusu bir askeri konu ya da Cihat Yaycı’nın mesleği ile ilgili olmadığı, akademik alanda uzmanı bulunduğu uluslararası ilişkiler sosyal bilimi ile alakalı olduğuna da dikkat çekiliyor. Dolayısıyla konunun bir TSK mensubunun TSK ile ilgili bir konuda izinsiz olarak görüşmesi olarak da nitelendirilmesi mümkün görülmediğine işaret ediliyor.
Cihat Yaycı’yı tanıyanlar kendisinden övgüyle söz ediyor
Yeniakit.com.tr’ye konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir emekli TSK mensubu, şöyle konuştu:
“Fetömetre sisteminin ise bizzat Cihat Yaycı tarafından tek tek hazırlandığı Cihat Yaycı’nın çalışma arkadaşlarının yanısıra adli ve kolluk çevrelerince söylenmekte, çok başarılı bulunmaktadır. Ayrıca Tümamiral Cihat Yaycı’nın son derece disiplinli ve üstlerine karşı saygılı bir asker olduğu da tüm çevrelerce ifade edilmektedir. FETÖ ile mücadelesi 15 Temmuz 2016’nın çok öncesine dayandığı da kolluk yetkililerince ifade edilmektedir. Uzun süreli FETÖ mücadelesinin sonucunda Fetömetre gibi etkin bir algoritmal oluşturduğu söylenmektedir. Bu nedenle Sayın Cihat Yaycı’ya yönelik yapılan algı haberlerine itibar edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Libya anlaşmasının mimarı olan Sayın Yaycı, Türkiye’nin geleceğine yönelik çok önemli bir stratejik hamle yapmasını sağlamıştır. Cihat Yaycı'nın 15 Temmuz'da darbe girişimi bilgisini Cumhurbaşkanlığına ilk bildiren isimlerden biri olduğunu da biliyoruz."