Almanya: İsrail’e yaptırıma karşıyız! Ne diyetmiş arkadaş öde öde bitmedi!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
1933-1945 yılları arasında Adolf Hitler liderliğinde yaklaşık 6 milyon Yahudi'yi sistemli bir şekilde katleden Almanya’nın soykırımcı İsrail’e şirin görünme çabası bitmiyor. Dublin ziyareti sırasında konuşan Almanya Başbakanı Friedrich Merz ülkesinin İsrail'e karşı özel tarihi sorumluluğu bulunduğunu ifade ederek, "İsrail'e genel yaptırımları doğru bulmuyoruz ve katılmak da istemiyoruz" dedi.
Başbakan Friedrich Merz Dublin'de İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile düzenlenen ortak basın toplantısında, İsrail'e yönelik Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarıyla ilgili soruya, "Doğru bulmuyoruz" dedi.
Ancak Merz, Batı Yaka’daki İsrail işgali altındaki bölgelerden gelen ürünlerin AB'nin İsrail'e tanıdığı ticari ayrıcalıklardan yararlanmaması gerektiğini de belirtti.
Batı Yaka'daki yerleşim faaliyetlerinden duyduğu endişeyi dile getiren Merz, bunu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmelerde defalarca söylediğini aktardı.
Ülkesinin İsrail'e karşı özel tarihi sorumluluğu bulunduğunu yineleyen Merz, "Bu nedenle İsrail’e yönelik yaptırım rejimlerine genel olarak katılamayız ve katılmak da istemiyoruz. Bu durum, en azından şimdilik böyle kalacak" diye konuştu.
YAPTIRIM RUSYA’YA OLUNCA KARŞI DEĞİL
Bir gazetecinin Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlarla sorusunu da cevaplayan Merz, bu konuların da Avrupa ve Almanya'nın çıkarları çerçevesinde değerlendirildiğini kaydederek, ayrıntı vermekten kaçındı.
Bir gazetecinin İrlandalı aktivist Daniel Tatlow-Devally'in 8 Eylül 2025'te Ulm'daki İsrailli savunma şirketi Elbit Systems bürolarına düzenlenen eylem nedeniyle Stuttgart-Stammheim'da yargılandığını ve yargılamanın İrlanda'da eleştirildiğini hatırlatması üzerine Merz, şu cevabı verdi: "Almanya’da hukukun üstünlüğüne dayalı yargılama süreçleri vardır. Konsolosluk desteği de güvence altındadır. Sanıkların yanında ceza avukatları da bulunmaktadır ve Almanya’da, milliyet ne olursa olsun, uluslararası geçerli standartlara uygun olarak hukukun üstünlüğüne dayalı yargılama süreçlerinin yürütüldüğünden hiç şüphem yoktur."
