Fitch ile S&P'nin fon soruşturması yorumu: Türk ekonomisi için risk teşkil etmiyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Küresel kredi derecelendirme kuruluşları Fitch ve S&P, fon soruşturmalarının makroekonomik veya sistemik bir krize dönüşmediği ve Türkiye’nin kredi notunu bozacak ölçekte bir risk görülmediğini açıkladı. Her iki kuruluş da sürecin izole kalması durumunda makroekonomik dengelerin korunacağını vurguladı.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Fitch Ratings ve S&P Global Ratings, Türkiye'de gündemi meşgul eden fon soruşturmalarına ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerini paylaştı. İki kurumun ortak mesajında, yaşanan krizin ciddi ve yakından izlenen bir süreç olduğu belirtilse de mevcut haliyle makroekonomik veya sistemik bir krize dönüşmediği ve Türkiye’nin kredi notunu bozacak ölçekte görülmediği kaydedildi.
S&P: GELİŞMELER İZOLE KALIRSA...
S&P Global Ratings, 3 Ekim’de yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü bir baskı beklemediğini duyurdu. S&P Türkiye analisti Karen Vartapetov, fon soruşturmasına ilişkin yetkililerin aldığı düzenleyici önlemler ile politika tepkisinin "hızlı ve ikna edici" olduğunu belirtti.
"MAKROEKONOMİK SONUÇLAR DOĞURACAĞINA İLİŞKİN KANIT YOK"
Söz konusu sürecin kontrol altına alındığını ve finansal sistemin geneline yayılan olumsuz bir etki görülmediğini ifade eden Vartapetov, fon soruşturmasının Türkiye ekonomisine yönelik güven ve algıyı belirgin biçimde bozduğunu gösteren güçlü kanıtların bulunmadığını vurguladı. Döviz kuru, dolarizasyon, finans ve bankacılık sektörünün likiditesi gibi kredi değerlendirmesinde izlenen alanlarda önemli bir tepki görülmediğini kaydetti.
HANEHALKI GÜVENİ VE NOT DEĞERLENDİRME TAKVİMİ
Fonlarla ilgili gelişmelerin izole kalması halinde kredi notu açısından aşağı yönlü bir baskı beklemediklerini yineleyen Vartapetov, olumsuz etkilerin sınırlı kalması için hanehalklarının reel para birimi cinsinden varlıklara yönelik güveninin devam etmesinin kritik olduğunu belirtti. Türkiye'nin kredi notunun bir komite kararıyla belirlendiğini ve gelişmelerin bu komitede mutlaka değerlendirileceğini ekleyen analist, sürecin bir risk unsuru olarak gündeme alınabileceğini ancak şu aşamada önemli makroekonomik sonuçlar doğuracağına ilişkin belirgin bir kanıt görmediklerini söyledi. Vartapetov, sürecin dar bir varlık sınıfıyla sınırlı kalması durumunda yatırımcı duyarlılığı açısından önemli bir değişim beklemediklerini dile getirdi.S&P'nin Türkiye için bir sonraki planlı not değerlendirmesinin 16 Ekim 2026 tarihinde yapılması bekleniyor. Kuruluş, nisan ayında gerçekleştirdiği son değerlendirmesinde Türkiye'nin kredi notunu "BB-/B" seviyesinde teyit ederken, not görünümünü "durağan" olarak korumuştu.
FITCH: DOLARİZASYON VE SİSTEMİK RİSK OLUŞMADI
Fitch Ratings tarafında ise Türkiye’den sorumlu Kıdemli Direktör Douglas Winslow, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada oldukça net mesajlar verdi. Yaşananları “negatif bir gelişme” olarak değerlendirmekle birlikte, gelişmelerin mevcut aşamada Türkiye’nin kredi notunda bir değişikliğe yol açmasını beklemediklerini ifade etti.KAMU FİNANSMANI VE POLİTİKA ADIMLARI YAKINDAN İZLENİYORFon krizinin finansal sistemin geneline yayılma potansiyelini değerlendiren Winslow, ekonominin geneli baz alındığında fon krizi kaynaklı bir dolarizasyon baskısının ortaya çıkmadığına dikkat çekti. Ayrıca gelişmeler sebebiyle finansal sisteme yönelik bir sistemik risk beklemediklerini kaydetti. Kamu dengelerine ilişkin sürecin izlendiğini belirten Winslow, kamu finansmanı tarafının yakından takip edileceğini ve hükümetin gerekli adımları atma noktasında geride kalacağını düşünmediklerini vurguladı.