Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, FETÖ ile bağı bulunan 129 vakfın kapatıldığını ve bu kapsamda 2 binin üzerinde taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiğini belirterek, bu taşınmazlardan sağlanacak gelirin tamamının vatandaşlar için eğitim, sağlık ile sosyal yardım uygulamaları gibi hayır işlerinde kullanılacağını açıkladı.
Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağı bulunan 129 vakfın kapatıldığını ve bu kapsamda 2 binin üzerinde taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiğini belirterek, bu taşınmazlardan sağlanacak gelirin tamamının vatandaşlar için eğitim, sağlık ve sosyal yardım uygulamaları gibi hayır işlerinde kullanılacağını bildirdi.
10’UN ÜZERİNDE VAKIF DAHA TESPİT EDİLDİ
Kapatılan vakıfların mülklerinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne, vakıflara ait üniversitelerin de Hazineye geçtiğine işaret eden Ertem, “İlk KHK’da kapatılan 104 vakıf var. Daha sonra yaptığımız çalışmalarla birlikte Bakanın onayına sunarak kapatılması noktasında irade ortaya koyduğumuz 25 vakıf daha var, böylece 129 vakıf oldu” dedi.
Oldukça detaylı, hassas bir çalışmanın yürütüldüğünü ve vakıflarla ilgili inceleme sürecinin devam ettiğini vurgulayan Ertem, “Gerek valilikler gerekse başka birimler aracılığıyla bize ulaştırılıp soruşturmasını yaptığımız, ‘irtibatı var’ veya ‘yok’ noktasında mutmain olduğumuz vakıflarla alakalı çalışmalarımız devam ediyor. Yine bu mahiyette tespit ettiğimiz vakıflar var” ifadelerini kullandı.
MÜLKLER ARASINDA RESTORAN, TARLA, MAĞAZA VE DEĞİRMEN DE VAR
Kapatılan vakıfların taşınmazlarının neler olduğuna yönelik bilgileri paylaşan Ertem, şunları dile getirdi: “Arsadan, tarladan başlayarak ticari fonksiyonları olan yapılara, dükkandan, mağazadan, markete kadar hatta küçük imalathanelere kadar birçok gayrimenkul var. Henüz ekonomik anlamda hiç kullanılmayan bir tarladan, arsadan ekonomik değeri çok olan, mal sahibi vakfına gelir getiren mülkler de var. Tarla, değirmen, yurt, okul, hastane bu mahiyette lokanta, market, mağaza, restoran gibi birçok gayrimenkul şu anda devredilenler arasında.”
Osmanlı döneminden itibaren tüm vakıfların vakfedenlerin iradesi doğrultusunda yaşatıldığının altını çizen Ertem, kapatılan vakıfların mülklerinin de yine vakfedildiği amaca uygun, hayır işleri için kullanılacağını açıkladı. Ertem, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne kapatılan vakıflardan 2 binin üzerinde mülkün devredildiğini ifade ederek, şöyle dedi:
“Yıllık bütçemizi yaparken mutlaka gelirimizi dikkate alarak yapıyoruz. FETÖ’nün elindeki mallara el konulmasının belki de en hayırlı sonuçlarından birisi bu olacak. Ne kadar çok gelir elde edersek hayır bütçemizi de o kadar arttırıyoruz. Mesela biz bu sene 6 bin öğrenciye burs veriyoruz. Buradan elde edeceğimiz gelirlerle bunu 7 bine, 7 bin 500’e niye çıkarmayalım? Fakir fukaraya muhtaç yardımı, sağlık yardımı yapıyoruz bunları hep dikkate alacağız.”
“YÜZDE 90’I TİCARİ AMAÇLI KULLANILMIŞ”
Vakıfların kuruluş felsefesinin hayır amaçlı olarak kullanılması olduğuna dikkati çeken Ertem, hayırsever vatandaşların bağışları ile söz konusu vakıflara geçen okul, yurt, hastane gibi mülklerin durumuna yönelik şu tespitleri paylaştı: “Hayırsever vatandaşların hastane, okul gibi alanları bu vakıflara ticari maksatla bağışlamış olacağını düşünmüyorum. Baktığınız zaman bütün okulları, hastaneleri anonim şirket haline dönüştürülmüştü. Burada yüzde 90’lık bir oranı rahatlıkla söyleyebilirim. Vakıf kökenli hangi vilayette okulu varsa mutlaka ticaridir. Özel okullar yönetmeliğine tabi, öğrencilerden para alınarak işletilmektedir. Hangi hastanesi varsa ya üniversite hastanesi olmuştur, ticaridir ya da bir özel hastane statüsünde Sağlık Bakanlığı’ndan veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan anlaşmalı hastane mahiyetindedir. İnanıyorum ki onların tamamı hayır amaçlı verilmiştir, ya arsası hayır amaçlı verilmiştir, arsası verilmemişse arsanın üzerindeki bina hayırseverlerden toplanan paralarla inşa edilmiştir. Tamamı böyledir.”