Merkez Bankası’nın 300 baz puanlık faiz artırımına rağmen dövizde yukarı yönlü baskı devam ediyor. Kurdaki yükseliş, hem üretim maliyetlerini hem de mal ve hizmet fiyatlarını artırıyor.
Dövizdeki dalgalanmayı Merkez Bankası’nın 300 baz puanlık artışı da durdurmaya yetmedi. Kurdaki artışa bağlı olarak kredi maliyetleri de devamlı artıyor. Holdingler ve şirketler maliyetleri karşılamakta güçlük çekiyor. Bu da yatırımların ötelenmesine yol açıyor. Bireyler ise bu ortamda kredi almaktan kaçınıyor.
İTHALAT FATURASI KABARIYOR
Dövizin artışı ülkemizin ithalat faturasını da şişiriyor. 2017’de 233,8 milyar dolara gelen ithalatımızın, 37,2 milyar dolara varan enerji ithalatımızın bu sene hangi seviyelere geleceği merak ediliyor.
Enerji şirketleri için 2018 hiç de kolay geçmiyor, emtia ve petrol fiyatlarının artacağı öngörüsü maliyet baskısına neden oluyor.
YENİ ZAMLAR GELEBİLİR
Petrol ve doğalgazda dışa bağımlılık yüzde 100’e yakın. Petrol fiyatları 80 dolara dayandı. Buna bağlı olarak doğalgaz ithalatına ödeyeceğimiz tutar yüzde 15-20 artacak. Doların da rolü ile eklenirse tüketicilerin ilave zamlarla karşılaşması kuvvetle muhtemel. Akaryakıtta bedel artışı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) indirimi ile karşılansa bile fiyatların daha da yükselip yükselmeyeceği soru işareti.
KÂR MARJLARI DARALIYOR
Dolar ve Euro’da devam eden dalgalanma ithal girdi ağırlıklı sektörlerde üretim maliyetlerini körüklüyor. Sanayicilerin giderleri katlanıyor, kâr marjları daralıyor. Bunu araştırmalar teyit ediyor.
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) araştırmasına göre firmaların yüzde 75’i döviz fiyatlarını bir risk olarak görüyor. Bu riske karşı yerli üretimin artması ara malı ithalatının önüne geçmesi tavsiye ediliyor. Şu aşamada demir, demir dışı metaller, makine aksamları ve kâğıt gibi ara malların ithalatı firmaları zora sokuyor.
GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR
Dalgalanma tarımda yoğun hissediliyor. Girdi ve hammadde ithalatı yapılmamasının üretime darbe vuracağı ifade ediliyor. Öyle ki çiftçinin kullandığı mazot ve gübre dışarıdan alınıyor. Bu da döviz fiyatı arttıkça mazotun ve gübrenin daha pahalıya mal olacağı, tarım ürünlerinin fiyatlarının fırlayacağı anlamına geliyor.
AKILLI TELEFON VE LAP TOP PAHALANACAK
Doların oynaklığı dijital ürünlerin fiyatlarında karşılık bulacak. Stokların tükenmesinin ardından akıllı telefon, tablet, lap top, TV ve fotoğraf makinesi el yakacak. Bu ürünleri müşterileri ile buluşturan firmalar, fiyat artışlarını tüketiciye hissettirmemek için elinden geleni yapmayı taahhüt ediyor. Ayrıca gazete kağıdına da büyük oranda zam geldi.
GEÇ AMA GÜÇLÜ BİR ADIM ATILDI
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası’nın 300 baz puanlık faiz artışı için “Kurum geç de olsa güçlü bir adım attı ve etkili oldu. Bazen hemen akabinde piyasaların normalleşmesi bekleniyor ama öyle olmuyor. Patikaya oturması zaman alıyor” yorumunu yaptı.
TEREDDÜTLER YERSİZ
ABD Doları’nın tüm para birimlerine karşı değer kazandığını aktaran Şimşek, şöyle konuştu: “Bu trendler Türkiye’ye özgü değildir. Türkiye’yi olumsuz anlamda ayrışmasına sebep olan gelişmeler var. Seçim arifesindeyiz. Maliye politikasına ilişkin endişeler var. Mali disiplin konusundaki tereddütler yersizdir.”