Evet; size okumak için Akit yeter...
Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla...
31 Aralık 2015’te kaybettiğimiz sevgili Hasan Ağabeyimiz 16 Eylül 1994 yılında ‘Beklenen Vakit’te ilk yazısına ‘Ayna.. Ayna söyle bana’ diye başlamış ve değişik tarihlerde de Akit’in bugünlerine ışık tutmuş...
İşte merhum Hasan Abimizin kaleminden mini bir potpuri...
(...) “Başı dik” ve “şeffaf” bir gazetedir.
Bizim, “gizlimiz-saklımız” da yok,
“Gizli ajandamız” da!..
(...) Akit, “kullanılan” değil, tam 20 yıldır “okunan” gazete!..
(...) “Müslümana karşı müşfik, Kâfire karşı şedit olacağız.”
(...) “Halkın gören gözü, işiten kulağı ve haykıran sesi olacağız.”
(...) “Hayra motor, Şerre fren” olduk. Tehditlere, şantajlara boyun eğmedik..
(...) “Bugün milletvekilleri Meclis Genel Kurulu’na bile başörtülü olarak katılabiliyorlar” ise, işte bu, “sabrın zaferi”dir ve bu zaferde “Cuma’nın, Vakit’in ve Akit’in büyük rolü” vardır!..
(...) “Bugünlerin kıymetini bilin!.. Asla rehavete kapılmayın ki, kazandığınız hakları kaybetmeyin!.. Aksi halde, bugünleri çok ararsınız!..”
Seni rahmetle bir kere daha anıyor, ‘makamın cennet olsun’ diyoruz sevgili Hasan Abimiz...
BENİM İÇİN YENİ BİR
MİLAT 14 MART
Yukarda yazılanlar aslında Akit’in serencamını kısa cümlelerle anlatan ve ‘Ayna’ya yansıtan ifadeler.
2 buçuk yıla yakın bir zamandır Akit’teyim. Bu zaman diliminde yazı işlerine yardımcı oldum ‘mutfağın’ başında bulundum.
14 Mart Cumartesi günü akşam saatlerinde, benim gazeteciliğe adım atmamda öncülük eden Akit Medya Grubu Başkanı muhterem Mustafa Karahasanoğlu ağabeyim yanına çağırdı; “Kadir 2 buçuk yıla yakın zamandır birlikte çalışıyoruz. Hasan’ın vefatının üzerinden 2 buçuk aya yakın zaman geçti. Malum bizim Genel Yayın Yönetmenliğimiz boş. Seni uygun gördüm. Bu görevi yapacağına inanıyorum, göreve başla” dedi ben de başladım.
‘ZİNDAN İKİ HECE
MEHMED’İM LAFTA’
(...) Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
Böyle buyurmuş bundan tam 55 yıl önce Üstad Necip Fazıl ‘Zindandan Mehmed’e Mektup’ isimli şiirinin mısralarında..
Biz Milli Türk Talebe Birliği’nde, Akıncılar Teşkilatı’nda O’nun ‘Çilesi’yle büyüdük...
O’nun ‘Esselam’ı ile büyüdük...
O’nun ‘İdeolocya Örgüsü’ ile büyüdük...
O’nun ‘O ve Ben’i ile büyüdük...
Tabii en önemlisi de bizler Kur’an’la büyüdük...
Hep ‘O’nun yolunda olduk bugüne kadar...
Hep Peygamberimiz’i biricik önder edindik,
O’nun yolundan hiç ayrılmadık ve ayrılmayacağız...
Aynı duygu ve düşüncelerle yolumuza devam edeceğiz Akit’te de inşallah...
Doğruluğun dürüstlüğün timsali olmuş, daima mazlumdan ve mağdurdan yana olmuş Akit’in yayınları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecek inşallah.
Aynı zamanda, bir yayın kurulu üyesi olarak gazetemize katma değer vermeyi sürdüreceğim inşallah...
TERÖR OLAYLARINI NEDEN
KÜÇÜK GÖRÜYORUZ?
Türkiye 50 yıldır terörle mücadele eden bir ülke, bizler de bu ülkenin vatandaşlarıyız.
Bu zaman diliminde 40-50 bin civarında vatandaşımızı kaybettik...
Avrupa ülkelerinde de terör olayları oluyor, anında ambargo koyuyorlar.
Ne bir fotoğraf karesi ne de bir görüntü almanız mümkün değil. Hatta ‘Olağanüstü Hal’ bile uyguluyorlar...
Ama iş Türkiye’ye gelince; bizdeki bazı medya grupları ile ağız birliği yapan yabancı medya kuruluşları, ülkemizi ‘teröre mahkum’ gibi göstermeye çalışıyor.
Bir çok gazetenin son aylarda meydana gelen terör olaylarını özellikle manşetlerden görmesi, televizyonların olay mahallinden canlı yayınlarla teröristlerin ekmeğine yağ sürecek şekilde yayınlar yapması sadece ama sadece terörün ve teröristlerin işine geliyor.
Gazete olarak biz de, terör olaylarını çok büyük görmeme yönünde bir karar aldık.
Bizlere telefonla ulaşan, e-mail yoluyla ve sosyal medyadan “Terör olaylarını neden bu kadar küçük görüyorsunuz” diyenlere işte cevabımız: “Bu da bizim yayın politikamız. Terörü ve teröristleri sayfalarımızda çarşaf çarşaf yayınlayarak onların ekmeğine yağ sürmek istemiyoruz. Çünkü teröristlerin amacı ‘Türkiye’yi bir terör ülkesi’ gibi göstermek.
Bizler de bunu bildiğimiz için o tür haberlere ‘gerektiği kadar’ değer veriyoruz..”
SEN-BEN YOK, BİZ VARIZ
Önümüzdeki günlerde daha iyi haberlerle karşınızda olmak istiyoruz.
Terörden uzak, tüm yüzlerin güldüğü, insanların daha müreffeh bir hayat yaşadığı, birlik, dirlik ve bütünlüğün tam manasıyla yaşandığı, kardeşlik bağlarının daha da güçlendiği, ‘sen ben yok; biz varız’ diyenlerin ülkemizi sarıp sarmaladığı nice sabahlara uyanmak dileğiyle...
Akit, bugüne kadar nasıl halkın gören gözü, işiten kulağı ve haykıran sesi olmuşsa bundan sonra da aynı yayın politikasını sürdürecek Allah’ın izniyle...
Biz de Allah’ın izniyle buna katkı vermek için buradayım...
Allah utandırmasın, mahcup etmesin...
Herkesten destek ve dua bekliyorum...
Allah, hepimizin yar ve yardımcısı olsun...
Bugünlük son söz;
Size okumak için Akit yeter...
Selam ve dua ile...