Gazetemiz yazarı Yavuz Bahadıroğlu bugünkü yazısında, eskiden cemaat halinde yaşayıp hayatı doyasıya yaşayan insanların bugün paranın ve maddiyatın esiri edilip yalnızlaştırıldığına vurgu yaptı.
İŞTE BAHADIROĞLU'NUN BUGÜNKÜ YAZISI:
Eskiden cemaatler halinde yaşayan insan önce yalnızlaştırıldı. Çünkü yalnızlaşmış insanı yönetip yönlendirmek kolaydır...
Sonra, insanı yalnızlıktan kurtarmak için bir sürü alet edevat icat edildi: İki cebimizde iki telefon, çantamızda bilgisayarla geziyoruz. Cüzdanımız para yerine geçen kredi kartlarıyla dolu. Akşam televizyon tutkunu, gün boyu işkoliğiz...
Bunlar ve benzerleri, modern insanın kazanımları: Ancak karşılığında galiba özgürlüğümüzü verdik. Müthiş bir denetim altına soktuk kendimizi...
Bilgisayarda yazdığımız her cümlenin, gönderdiğimiz her elektronik postanın, telefonumuzdan aradığımız her kişinin kaydı bir yerlerde çıkıyor. Bireyselleştik, tamam; ama yalnızlaştık.
Artık ne eski dostluklar var ortada, ne komşuluklar, ne akraba ilişkileri, ne arkadaşlıklar, ne aşklar, ne de mutlu evlilikler. Yalnızız: Ve herkes kendi yalnızlaşmasının acılarını, depresif sendromlarda tek başına yaşıyor.
Kısaca söylemek gerekirse, çoğumuz, git gide sanallaşmış bir dünyanın, üretim-tüketim çarklarına dolanarak yalnızlaşmış garibanlarız.