Yıllardır Türkiye’yi yöneten iktidarların girmek için kapısında beklediği AB, bünyesindeki ekonomik ve siyasi krizle başa çıkmaya çalışırken, Türkiye’den tokat üstüne tokat yiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “AB, Türkiye’nin kıymetini çok iyi bilmeli” sözünü değerlendiren siyasiler, ‘hasta adam’ Avrupa’nın bir yol ayrımında olduğunu belirttiler.
Yıllardır Türkiye’yi yöneten iktidarların girmek için kapısında beklediği Avrupa Birliği, içindeki ekonomik ve siyasi krizlerle başa çıkmaya çalışırken, Türkiye’den de rest yedi. “Türkiye’nin AB’ye değil, AB’nin Türkiye’ye muhtaç olduğunu” belirten Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kabine Toplantısından sonra “Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır” demesi zaten dağılma aşamasında olan ve ABD’den tokat yiyen yaşlı kıta birliğini ürküttü.
ABD’DEN SONRA TÜRKİYE
Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmelerde bulunan AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak ise, şunları söyledi: “Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Christian Wolf, 2020 yılında ‘Dünyanın Türkiye’ye olan ihtiyacı, Türkiye’nin dünyaya olan ihtiyacından daha fazladır’ demişti. Bunu 6 yıl sonra, Sayın Cumhurbaşkanımız ikrar etti. ABD’nin Almanya’dan 5 bin asker çektiği ve Trump’ın Başbakan Merz’e karşı söylediği sert sözler var. Yine bu dönemde Almanya’nın bazı fabrikaları değiştirip, silah üretmeye başladığını görüyoruz. Bunlar 2. Dünya Savaşı’nın öncesinde olan olaylara benziyor. Varsayalım ABD NATO’dan çekildi. NATO’nun ikinci büyük gücü Türkiye. Cumhurbaşkanımız aslında Avrupa’ya kendilerini savunmakta bile büyük sıkıntı yaşadıklarını hatırlatarak, bu sıkıntıyı ancak Türkiye ile birlikte aşabileceklerini söylüyor. Ursula von Der Leyen’in Rusya, Çin ve Türkiye ile ilgili geçtiğimiz günlerdeki açıklamaları da akıllarda.
YENİ ‘HASTA ADAM’ AVRUPA
“Türkiye 10 yıl içinde savunma sanayiinde dünyanın en büyük üreticilerinden biri haline geldi. İngiltere ile işbirliği de biliniyor. Türkiye artık bölgesel bir güç değil, küresel bir güçtür. Almanya ve Japonya’nın 2. Dünya Savaşı sonrasında ABD için çalışmak zorunda oldukları sistemden kurtuluşlarının tek yolu Türkiye’dir. Osmanlı Devletine hasta adam diyen Avrupa şimdi hasta adam konumundadır. Bu nedenle Avrupa’nın Türkiye’ye karşı üstenci bakış açısından kurtulması gerekir.”
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe de, şöyle konuştu: “Yıllardır Türkiye’yi kapısında süründüren Avrupa Birliği, özellikle ABD’nin kendilerini terk etmesinin ardından çaresiz kaldı. Terk ederken de kucağında Rusya-Ukrayna krizini bırakarak bunu yaptı. Avrupa’nın tembel ülkeleri, sırtlarını yasladıkları ABD emperyalizminin gitmesiyle birlikte büyük bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya kaldı.
ORTADA KALDILAR
“Bugüne kadar refah toplumu olarak adlandırılan ve güvenlik konusuna yeterli yatırımı yapmayıp, refah konusuna yoğunlaşan Avrupalı toplumlar, dünyanın bir gerçeği olan güvenlik sorunuyla karşı karşıya kalınca da bu sefer bu alanda bir arayış içerisine girerek, Türkiye ile yakınlaşmaya çalıştılar. Ancak bunun kolay olmayacağını bilmeleri gerekiyor. Çünkü bugün Türkiye’nin savunma sanayiinde elde ettiği gelişmeler ve başarı Türkiye’yi bölgesel güçten küresel güç olmaya doğru götürürken, sadece kendilerinin refahı için çalışan Avrupalı iktidarlar şaşkın bir vaziyette ortada kaldılar. Türkiye’ye yanaşmak istiyorlar. Bunun için de eski dışlayıcı anlayışlarını terk edip bazı hususları yerine getirmeleri gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın belirttiği gibi bugüne kadar yapmaları gerekenleri yapmadılar. Bugün de yapmayacaklarsa, bir dahaki sefere ihtiyaç duyulduğunda Türkiye’yi yanlarında bulamayacaklardır ve sıkıntıları daha da artacaktır.”